21.08.2026 11:13 / Güncelleme: 11:17

Fransa’da seçim yaklaşırken merkez panikte, sol ise bölünmeyi aşamıyor

2027 seçimlerine giderken Fransa’da yaşanan yalnızca bir aday yarışı değil, aynı zamanda Macron sonrası dönemde merkezin, sosyal demokrasinin, radikal solun ve aşırı sağın yeniden konumlandığı kapsamlı bir siyasal mücadele.

Fransa’da seçim yaklaşırken merkez panikte, sol ise bölünmeyi aşamıyor

Fotoğraf: Ulusal Birlik (RN) Facebook sayfası

Ali Rıza Yıldırım


Strasbourg - Fransa’da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken siyasi partiler ve olası adaylar arasındaki hareketlilik artıyor. Ancak tartışmaların merkezinde programlar ya da toplumsal sorunlara yönelik çözümlerden çok, “İkinci tura kim kalacak?” sorusu bulunuyor.

Eski Başbakan ve Demokratik Hareket (MoDem) Lideri François Bayrou’nun son çıkışları da bu kaygının bir yansıması. Bayrou, ikinci turda aşırı sağcı Marine Le Pen ile sol Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Lideri Jean-Luc Mélenchon’un karşı karşıya gelmesi ihtimalini merkez siyaset açısından bir “felaket senaryosu” olarak görüyor. Bu nedenle sosyal demokratlardan sağa kadar uzanan geniş bir ittifak ve ortak aday fikrini savunuyor.

Ancak bu çağrı, aynı zamanda Macron sonrası dönemde merkezin yaşadığı siyasal krizi de ortaya koyuyor. Eski Başbakanlar Édouard Philippe, Gabriel Attal ve diğer merkez figürler arasında süren rekabet, merkez blokta şimdilik ortak bir liderlik oluşturulamadığını gösteriyor. Mevcut adalet bakanı olan ve aday olması beklenen Darmanin’in “daha fazla dağılmama” gerekçesini öne sürerek merkez sağ ve liberal-muhafazakar çizgiyi temsil eden Eduard Philippe’e açıkladığı destek de bu parçalanmış görüntüyü ortadan kaldırmış değil.

Solda da tablo farklı değil

Benzer bir parçalanma sol cephede de yaşanıyor. Yeşillerin Lideri Marine Tondelier, adaylığını üç ay önce açıklamış olmasına rağmen bugün hâlâ tüm sol güçleri ortak bir tartışma ve uzlaşı zemini oluşturmaya çağırıyor.

Ancak solun ortak aday çıkarma yönündeki girişimleri şimdiye kadar beklenen sonucu vermedi. Özellikle “LFI’sız bir ortak aday” formülünün başarısızlığa uğraması, solun ne kadar parçalı bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sosyalist Partinin (PS) Yeni Halk Cephesi içerisindeki tutarsız tutumu ile parti içindeki bazı isimlerin Mélenchon karşıtı pozisyonları da birlik arayışını zayıflatıyor.

Bir tarafta Mélenchon’un temsil ettiği halkçı ve mücadeleci sol, diğer tarafta ise Sosyalist Parti, Yeşiller ve Raphaël Glucksmann’ın temsil ettiği sosyal demokrat merkez sol bulunuyor. Her ne kadar tüm kesimler aşırı sağın yükselişine karşı birlik çağrısı yapsa da, bu birliğin hangi siyasi çizgi etrafında şekilleneceği konusunda derin görüş ayrılıkları devam ediyor.

Bu nedenle hem merkezde hem de solda aynı kaygı öne çıkıyor: Çok sayıda adayın yarışması halinde oylar bölünebilir ve sonuçta bu siyasi ailelerin hiçbiri ikinci tura kalamayabilir. Bu durum ise aşırı sağın önünü daha da açabilecek bir senaryo olarak görülüyor.

‘Dış müdahale’ tartışmaları

Seçim atmosferinde öne çıkan başlıklardan biri de sosyal medya üzerinden yürütüldüğü iddia edilen “dış müdahale ve dezenformasyon” kampanyaları.

Fransız kurumları ve bazı medya kuruluşları zaman zaman Rusya ve Israil bağlantılı ağların sosyal medya üzerinden siyasi tartışmaları etkilemeye çalıştığını öne sürüyor. Ancak bu tartışmaların önemli bir bölümü kamuoyunda abartılı bulunuyor. Özellikle sosyal medyada dile getirilen birçok “dış müdahale” iddiası, somut etkileri açısından oldukça sınırlı kalırken, bazı durumlarda kanıt düzeyi de tartışmalı oluyor.

Buna rağmen merkez siyasetin bazı isimleri bu konuyu seçim tartışmalarının merkezine yerleştirmeye çalışıyor. Özellikle Raphaël Glucksmann ve Gabriel Attal gibi isimler, bu konuyu sık sık gündeme taşıyor. Elbette dijital propaganda faaliyetleri bütünüyle yok sayılamaz. Ancak Fransa’daki siyasal krizin temel nedenlerini dış aktörlerde aramak, ülkedeki ekonomik ve toplumsal sorunları görünmez kılıyor.

Nitekim işsizlik, hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki gerileme, gelir eşitsizliği ve temsil krizi gibi sorunlar seçmen davranışlarını çok daha fazla etkiliyor. Buna karşın dış müdahale söylemi, kimi zaman merkez siyasetçilerin kendi başarısızlıklarını açıklamak veya kendilerine bir mağduriyet pozisyonu yaratmak için kullandıkları bir araç olarak da eleştiriliyor.

Asıl kriz içeride

Bugün Fransa’da yaşanan tabloyu yalnızca sosyal medya manipülasyonlarıyla ya da yabancı müdahalelerle açıklamak mümkün değil. Asıl sorun, geleneksel siyasi partilerin toplumsal tabanlarının zayıflaması ve seçmenlerin mevcut siyasal seçeneklere duyduğu güvensizlik.

Bayrou birlik çağrısı yapıyor, Philippe merkez sağın liderliğini hedefliyor, Attal “Macronculuğun” mirasını sahiplenmeye çalışıyor aynı zamanda Macron’dan farklı olduğunu gösterme çabasında. Glucksmann, LFI’den uzak sosyal demokrat seçmeni etrafında toplamayı hedeflerken, Tondelier ekolojist solu bir araya getirmeye çalışıyor. Mélenchon ise kendi çizgisini koruyor. Bütün bunların karşısında ise aşırı sağ, Le Pen etrafında görece daha bütünlüklü bir görüntü veriyor.

2027 seçimlerine giderken Fransa’da yaşanan yalnızca bir aday yarışı değil; aynı zamanda Macron sonrası dönemde merkezin, sosyal demokrasinin, radikal solun ve aşırı sağın yeniden konumlandığı kapsamlı bir siyasal mücadele. Ve bu mücadelenin merkezinde, dış güçler değil, Fransa’nın kendi toplumsal ve siyasal krizleri yer alıyor.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
21.08.2026 06:09

Denizli'de termometreler 40 dereceyi görecek, Giresun'da sağanak var: Meteoroloji'den yüksek sıcaklık ve yağış uyarısı

Sıcaklıklar yükseliyor, rüzgarın hızı saatte 50 kilometreyi buluyor. Meteoroloji'nin son raporuna göre Denizli 40 dereceye ulaşırken, Giresun'da sağanak yağışlar görülecek. Marmara ve Doğu Anadolu'da sert esintilere karşı uyarı yapıldı.

Denizli'de termometreler 40 dereceyi görecek, Giresun'da sağanak var: Meteoroloji'den yüksek sıcaklık ve yağış uyarısı

Fotoğraf: Müslüm Etgü/AA

21.08.2026 00:34

Giresun'daki selde kaybolmuştu: Öğretmenin cansız bedeni Trabzon açıklarında bulundu

Giresun'un Keşap ilçesinde 13 Ağustos'ta yaşanan sel felaketinde akıntıya kapılarak kaybolan bilgisayar öğretmeni Mehmet Akkaya'nın cansız bedenine ulaşıldı.

Giresun'daki selde kaybolmuştu: Öğretmenin cansız bedeni Trabzon açıklarında bulundu

Fotoğraf: ANKA

21.08.2026 10:49

Perşembe Yaylası’nda maden projesine karşı ortak mücadele çağrısı: 'Herkes toprağına sahip çıksın'

Ordu Aybastı'daki maden arama faaliyetleri tepki çekti. Çevre dernekleri ve yöre halkının buluşmasında ekolojik tehditlere ve hayvancılıktaki kayıplara vurgu yapılarak dayanışma ve ortak mücadele çağrısı yapıldı.

Perşembe Yaylası’nda maden projesine karşı ortak mücadele çağrısı: “Herkes toprağına sahip çıksın”

Fotoğraf: ANKA

21.08.2026 08:27

Haneler faturayı ödeyemiyor, bütçe şirketlere akıyor: 21 şirkete 7 ayda 6,5 milyar liralık ödeme

Elektrik faturasını ödeyebilmek için sosyal yardıma ihtiyaç duyan hane sayısı 1,8 milyona ulaşırken, 21 elektrik dağıtım şirketine “Genel Aydınlatma Ödemesi” kapsamında 7 ayda 6 milyar 459 milyon TL aktarıldı.

Haneler faturayı ödeyemiyor, bütçe şirketlere akıyor: 21 şirkete 7 ayda 6,5 milyar liralık ödeme

Fotoğraf: Sabian Mahmud/Pexels

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!