Ağaç AŞ işçileri 111 gündür direniyor: 'Hakkımız olan işimizi geri istiyoruz'
İBB iştiraki Ağaç AŞ'de “güvenlik soruşturması” gerekçesiyle işten çıkarılan işçilerin Saraçhane'deki direnişi 111. gününde sürüyor. İşçiler, işsizlik ve geçim sıkıntısına dikkat çekerek işe iade talep ediyor; dönüşümlü açlık grevi ise 8. gününde
Barış Salık
[email protected]
İBB iştiraki Ağaç AŞ'de “güvenlik soruşturması” gerekçesiyle işten çıkarılan işçilerin Saraçhane'deki direnişi 111. gününde sürüyor. İşçiler, işsizlik ve geçim sıkıntısına dikkat çekerek işe iade talep ediyor; dönüşümlü açlık grevi ise 8. gününde
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) iştiraki İstanbul Ağaç ve Peyzaj AŞ bünyesinde çalışan işçiler, “güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması” gerekçesiyle işten çıkarılan işçilerin Saraçhane’de başlattığı direniş 111. gününü geride bıraktı. İstanbul genelindeki park, koru, refüj, kavşak ve fidanlıklarda yeşil alan, bitki üretimi ve peyzaj hizmetlerinde çalışan işçiler, aylardır süren işsizlik nedeniyle borçlandıklarını, ailelerinden destek almak zorunda kaldıklarını ve geçim sıkıntısının giderek ağırlaştığını anlatırken, işe dönüş taleplerinin karşılanmasını istiyor.
Fotoğraf: Barış Salık/Evrensel
İşten atılan işçiler arasında yaklaşık 5 yıldır Ağaç AŞ’de çalışan ve daha önce güvenlik soruşturmalarından geçen işçiler de bulunuyor. İşçiler, işe giriş sırasında ve 2022’de güvenlik soruşturmasından geçirildiklerini, yıllar sonra yeniden yapılan soruşturmaların ise işten çıkarılmalarına gerekçe edildiğini belirtiyor.
İşten çıkarılan yaklaşık 150 işçi arasında vergi borcu, 1996 1 Mayıs’ına katılım ve geçmişte yaşanan trafik kazaları gibi gerekçelerin de kullanıldığını belirten işçiler, kamu görevinde çalışmaya engel herhangi bir suç unsuru bulunmadığını belirtiyor. İşçiler, işten çıkarma sürecinde sorumluluğun İstanbul Valiliği, İBB ve Ağaç AŞ arasında birbirine aktarıldığını ve net bir muhatap bulamadıklarını ifade ediyor.
Ağaç AŞ işçisi Özgür Balkır, direnişin yalnızca kendi işyerlerindeki bir mücadele olmadığını, Saraçhane’nin işçi sınıfı açısından tarihsel anlam taşıdığını belirtti: “Saraçhane işçi sınıfı açısından tarihsel öneme sahip bir noktadır. 1960'lı yıllarda işçi sınıfının Saraçhane direnişi bizlere daha da güç veriyor ve biz de geçmişten gelen bu Saraçhane ruhunu burada mücadele ederek yaşatacağız.”
Taleplerinin açık olduğunu vurgulayan Balkır, “Haklarımızı alana, işimizi geri alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Fotoğraf: Barış Salık/Evrensel
‘Herkes maddi zorluk yaşıyor’
Direnişin işçiler açısından yalnızca işyerinde yaşanan bir uyuşmazlık olmaktan çıktığını belirten Ağaç AŞ işçisi Savaş Gülmez ise 111 gündür sürdürülen mücadelenin ailelerin geçimini de doğrudan etkilediğini, maddi zorluklar yaşadıklarını anlattı. İşsiz kalmaları nedeniyle borçlandıklarını ve direnişi sürdürebilmek için ek işler aramak zorunda kaldıklarını anlatan Gülmez, bazı işçilerin çocuklarını bir yerlere bırakmak ya da maddi imkânsızlıklar nedeniyle dönüşümlü çalışmak zorunda kaldığını belirtti.
İstanbul’da direnişi sürdürebilmenin dahi ekonomik bir maliyeti olduğunu anlatan Gülmez, “Para harcamadan tuvalete bile gidemiyorsun” diyerek yaşadıkları güçlüğe dikkat çekti.
‘Buraya geliyorum, çocuklarım evde’
Ağaç AŞ işçisi Erkan Tosun da işten çıkarılma sürecinin kendisi açısından hayatta kalma mücadelesi haline geldiğini anlattı. 29 Nisan 2024’te işe başladığını belirten Tosun, aylar boyunca herhangi bir sorun yaşamadığını, ancak 8 Haziran’da telefonla çağrılarak işten çıkarılacağının kendisine bildirildiğini söyledi. İşe girerken güvenlik soruşturmasının sonuçlanması için üç ay beklediğini hatırlatan Tosun, buna rağmen yıllar sonra aynı gerekçeyle işten çıkarılmasına tepki gösterdi. İşsiz kalmasının aile yaşamını etkilediğini anlatan Tosun, eşinden ayrı olduğunu ve iki çocuğunun kendisinin büyüttüğünü belirtti. “Onların da geçimlerini düşünmem gerekiyor. Ben buraya geliyorum, onlar evde verebileceğim param yok” diyen Tosun, aylardır gelirinin bulunmadığını ifade etti. Ailesinin desteğiyle ayakta kalmaya çalıştığını belirten Tosun, kira borçları nedeniyle ev sahibiyle de sorun yaşadığını, ev sahibinin kendisine “Böyle giderse evimden çık” dediğini aktardı. Tosun, yaşadığı adaletsizlik duygusunu ise “İBB yöneticileri orada akşamları ailesiyle yemek yerken biz burada açız” sözleriyle dile getirdi.
‘Biz bu ülkenin insanı değil miyiz’
İşçilerden Tarkan Kılıç ise yaşadıkları durumun artık “bıçağın kemiğe dayandığı” bir noktaya geldiğini ifade etti: “Biz de bu Türkiye'nin, Cumhuriyetin insanlarıyız. Bize niye böyle hukuksuz davranıyorlar? Sesimizi duysunlar. Biz de bu ülkenin insanlarıyız ya. Biz bunları hak etmedik.”
Bir başka Ağaç AŞ işçisi de direnişin ciddi bir ekonomik ve fiziksel yorgunluk yarattığını anlattı. İşçilerin borçlandığını, geçimlerini sağlamak için ailelerinden destek almak zorunda kaldığını belirten işçi, bu desteğin de sınırsız olmadığını vurguladı.
Kirada yaşadığını ve beş torununun bulunduğunu belirten Mehmet Polat da belirli bir yaşa geldiğini ve yıllarca çalıştığını belirterek haksız yere işten çıkarılmasına tepki gösterdi.
Açlık grevinin 8. gününde olduklarını belirten işçiler, eylemin kendileri açısından giderek daha ağır bir sürece dönüştüğünü ifade ediyor. İşçilerden biri, “Şu an burada açlık grevinde çok sıkıntı yaşamaya başladık. Artık çok yorulduk. Bize artık kulak verilmesini istiyoruz” dedi.
Fotoğraf: Barış Salık/Evrensel
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et