Diyarbakır'da ABD talanı: Bismil ve Silvan'da 'kaya petrolü' operasyonu başladı
ABD'li şirketler 'kaya petrolü' çıkarmak için Bismil ve Silvan'ı delmeye başladı. Mahkemenin iptal ettiği ÇED kararlarına rağmen tarım arazileri ve kaynaklar ABD şirketlerine altın tepside sunuluyor. "Hidrolik kırma" yöntemi ekolojik yıkım getiriyor.
Fotoğraf: Jan Zakelj/Pexels
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Diyarbakır’ın Bismil ve Silvan ilçelerinde 'kaya petrolü' aramak amacıyla ABD merkezli Continental Resources ve TransAtlantic Petroleum şirketleriyle sondaj çalışmalarının başladığını duyurdu.
İktidara yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesinin birinci sayfasından "müjde" diye duyurduğu habere göre bakanlık, bölgedeki 7 bin kilometrekarelik alanda 3-4 kilometre derinlikte yatay sondajlar yapılacağını ve önümüzdeki 3 yılda 24 kuyu açılacağını açıkladı.
Gabar'daki rezervleri üçe katlayacağı iddia edilen ve 540 milyar dolarlık büyüklük vurgusuyla pazarlanan proje, AKP iktidarı ile ABD merkezli enerji tekelleri arasındaki derinleşen ilişkiyi bir kez daha gözler önüne seriyor.
Aslan payı ABD'li şirketlere
Türk Petrol Kanunu'na göre devlet hissesi yüzde 10’un bile altında kalıyor. Üretilen petrolün yalnızca sekizde biri kamu payı olarak ödenirken, gelirin kalan devasa kısmı ABD’li şirketin kasasına akacak.
Öte yandan istihdam vaatleriyle sunulan projelerde işletme aşamasında yalnızca 20 ila 40 işçinin çalıştırılması planlanıyor. Çalışan sayısı yasal sınır olan 50’nin altında tutulduğu için şantiyelerde revir dahi kurulmuyor.
Mahkeme iptal etti, şirket geri döndü
Diyarbakır’da yürütülen petrol arama faaliyetleri daha önce yurttaşların ve meslek örgütlerinin mücadelesiyle mahkemeye taşınmıştı. Diyarbakır 4. İdare Mahkesi, Ekoloji Derneği ve Diyarbakır Barosunun açtığı davada, TransAtlantic Petroleum'a verilen "ÇED gerekli değildir" kararını hukuka aykırı bularak iptal etmişti. Mahkeme, yüzey ve alt su kaynakları üzerindeki tehlikeye, atık gaz ve zehirli kimyasalların bertaraf edilmesindeki belirsizliklere dikkat çekmişti.
Ancak yargı kararına rağmen ABD’li şirket TransAtlantic, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yeni başvurular yaparak birinci sınıf sulu tarım arazilerinin ortasında arama izni almaya devam etti.
Sular ve tarım araziları tehdit altında
Kaya petrolü ve gazı üretimi için kullanılan ankonvansiyonel (geleneksel olmayan) yöntemler dünyada ABD'nin New York ve Washington eyaletleri dahil pek çok ülkede yüksek ekolojik tahribat nedeniyle yasaklanmış durumda. "Hidrolik kırma" (fracking) adı verilen bu yöntem kapsamında kayaların arasına tonlarca basınçlı su, kum ve zehirli kimyasal karışımı enjekte ediliyor.
Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu ve uzmanlar, yer altından petrolle birlikte çıkarılan zehirli sıvıların reenjeksiyon yapılmayarak toprağa veya foseptik benzeri çukurlara salındığını, bunun da içme ve sulama suyu kaynaklarına sızarak coğrafyayı susuzluk ve gıda kriziyle baş başa bırakacağını vurguluyor. Proje alanlarının Ambar Deresi gibi yüzey sularına sadece 170 metre mesafede yer alması tehlikenin boyutunu artırıyor.
İmzalar 2025'te atıldı
Projenin temelleri, mart 2025'te ABD’deki CERAWeek Enerji Konferansı’nda atılmıştı. Bakan Bayraktar, ABD'li milyarder Harold Hamm’in şirketi Continental Resources ve Malone Mitchell’in yönettiği TransAtlantic ile el sıkışmıştı.
Fotoğraf, Alparslan Bayraktar'ın X hesabından alınmıştır.
ABD Başkanı Donald Trump’ın "Drill, baby, drill" (Kaz bebeğim kaz) sloganıyla yürürlüğe koyduğu fosil yakıt konsepti, Meclise getirilen maden ve enerji yasalarıyla Türkiye'de uygulanıyor.
Diyarbakır'daki projenin ardından Trakya bölgesinde de aynı ABD’li şirketlerle kaya gazı aramacılığına başlanacağı açıklanırken, Türkiye’nin tarım arazileri, su havzaları ve geleceği ABD enerji şirketlerinin kâr hırsına teslim ediliyor.
(Ekonomi Servisi)
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et