EMEP’ten 17 Ağustos depreminin 27’nci yılında açıklama: 'Deprem değil, rant düzeni öldürür'
17 Ağustos depreminin 27’nci yılında açıklama yapan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Depremde ölmemek için güvenli konut, güvenli kent ve kamusal yaşam hakkımızı savunacağız. Deprem değil, rant düzeni öldürür” dedi.
Fotoğraf: DHA
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yılında yaptığı açıklamada, aradan geçen sürede depreme karşı gerekli önlemlerin alınmadığını belirtti. Aslan, güvenli konut ve kent talebini yineleyerek, “Deprem doğal bir olaydır; ölüm ve yıkım ise kader değildir” dedi.
17 Ağustos depreminin ardından geçen 27 yılın 25 yılının AKP iktidarları döneminde geçtiğine dikkat çeken Aslan, 6 Şubat depremlerinde yaşanan can kayıplarını hatırlattı. Aslan, “17 Ağustos depreminin üzerinden 27 yıl geçti. 27 yıl önce yaşanan büyük felaketten gerekli dersleri çıkarmayanlar, 6 Şubat depremlerinde on binlerce insanımızın yaşamını yitirmesine neden oldular. Üstelik bu 27 yılın 25 yılı AKP iktidarları döneminde geçti. Bu 25 yılda deprem gerçeğine karşı gerekli hazırlıklar yapılmadığı gibi, sorunlar her geçen gün daha da büyüdü” ifadelerini kullandı.
“Milyonlar güvenli olup olmadığı belirsiz konutlarda yaşıyor”
AKP iktidarının 25’inci yılı dolayısıyla kullandığı slogana işaret eden Aslan, Marmara’da beklenen depreme karşı kapsamlı hazırlık yapılmadığını belirterek şunları söyledi:
“Geçtiğimiz günlerde ‘Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır’ sloganıyla gelecek on yılların propagandasını yapan Saray düzeni, Marmara’yı bekleyen büyük deprem karşısında hâlâ ciddi ve kapsamlı bir hazırlık yapmış değil. Milyonlarca insanımız bugün hâlâ olası bir depremde güvenli olup olmadığı belirsiz konutlarda yaşamak zorunda bırakılıyor.”
“Deprem toplanma alanları AVM’lere dönüştürüldü”
Kent politikalarının güvenli yaşam alanları yerine rant ekseninde şekillendirildiğini söyleyen Aslan, “Saray iktidarı, güvenli konutlar ve güvenli yaşam alanları yaratmak yerine rant ve talan düzenini büyütmeye devam ediyor. Deprem toplanma alanları AVM’lere dönüştürüldü; milyarlarca lira halkın güvenliğine değil, faize, ranta ve sermayeye aktarıldı. İnsan hayatını merkeze alan projeler yerine, kârı ve rantı merkeze alan projeler hız kazandı. Doğa talan edildi, kıyılar ve denizler sermayenin çıkarları doğrultusunda yağmalandı” dedi.
“Halk deprem karşısında kaderine terk ediliyor”
Bilim insanları ve üniversiteler tarafından yapılan uyarıların dikkate alınmadığını ifade eden Aslan, özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki deprem riskine dikkat çekti. Aslan, “27 yılın sonunda değişmeyen tek şey, halkın deprem karşısında kaderine terk edilmesidir. Bilim insanlarının ve üniversitelerin yıllardır yaptığı uyarılar dikkate alınmıyor. İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi, yaklaşan büyük depremin yarattığı kaygıyla baş başa bırakılıyor” ifadelerini kullandı.
Depremlerde yaşanan ölüm ve yıkımın kaçınılmaz olmadığını vurgulayan Aslan, “Oysa deprem doğal bir olaydır; ölüm ve yıkım ise kader değildir. Asıl sorumluluk, bilimsel uyarıları yok sayan, kentleri ranta açan ve insan hayatını sermayenin çıkarlarının gerisine koyan düzendedir” dedi.
“Güvenli konut, güvenli kent ve kamusal yaşam hakkımızı savunacağız”
Aslan, işçi ve emekçilere örgütlenme ve mücadele çağrısı yaparak açıklamasını şöyle tamamladı:
“Saray düzeninin işçi sınıfına ve emekçilere reva gördüğü yoksulluğa, güvencesizliğe, güvensiz konutlara ve rant uğruna yaratılan yıkıma karşı yapmamız gereken bellidir: Örgütlenmek, birleşmek ve mücadele etmek! İnsanca yaşamak ve can güvenliğimizi sağlamak için birleşeceğiz. Depremde ölmemek için güvenli konut, güvenli kent ve kamusal yaşam hakkımızı savunacağız. Unutmayacağız, unutturmayacağız. Deprem değil, rant düzeni öldürür!”
(Haber Merkezi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et