Suriye’de entegrasyon düğümü
Entegrasyon sürecinde özellikle SDG’nin silahlı yapısının geleceği, yerel güvenlik birimlerinin statüsü ve Kürtlerin siyasi ve anayasal taleplerinin nasıl karşılanacağı konuları temel anlaşmazlık başlıkları arasında yer alıyor.
Hünkar Özlütaş
[email protected]
2024’te Heyet Tahir Şam'ın (HTŞ) Şam’ı ele geçirmesinin ardından HTŞ yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 29 Ocak 2026 tarihinde imzalanan entegrasyon anlaşması, uygulamada ciddi krizlerle karşı karşıya. 10 Ağustos 2026 sabahı, Barış Pınarı harekatı (2019) sırasında yerlerinden edilen Kürt ailelerin Serekaniye (Resulayn) kentine dönüşü esnasında ilk gruba yönelik saldırılar düzenlenmişti.
Saldırı haberlerinin yayılması üzerine Haseke, Kamışlo, Amude ve Kobanê gibi Kürt kentlerinde kitlesel protestolar düzenlenmiş, göstericilerin HTŞ’ye bağlı iç güvenlik binalarını ateşe verdiği, yeni Suriye yönetiminin bayraklarını ve tabelalarını indirdiği bildirilmişti.
Olayların tırmanması üzerine Kobanê’de sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, güvenlik güçleri kente takviye birlikler sevk etmişti. Yaşanan olaylarda HTŞ yönetimine bağlı 19 personelin yaralandığı, çok sayıda göstericinin gözaltına alındığı bildirilmişti.
SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi sağduyu çağrısı yapmış, HTŞ tarafı ise olayların “koordinasyonsuz geri dönüşler nedeniyle aileler ve evleri işgal eden gruplar arasında çıkan münferit/adli kavgadan” ibaret olduğunu öne sürmüştü.
Mülklerin gasbı ve çeteler
Öte yandan yerel kaynaklar 2019 sonrası Serêkanîye’ye yerleştirilen ve Suriye Milli Ordusu (SMO) ile bağlantılı olduğu belirtilen silahlı grupların, yerlerinden edilen Kürtlerin evlerine el koyduğunu belirtiyor. Şam yönetiminin söz konusu grupları Kürt güçlerine karşı gayriresmi bir “denge unsuru” olarak koruduğu belirtiliyor.
HTŞ yönetimi ise Kürtlerin anayasal haklarına ilişkin düzenlemeleri hayata geçirme sürecini ağırdan almakla eleştiriliyor. HTŞ yönetimi ve yerel birimleri ise, Serekaniye’deki olayların koordinasyonsuz geri dönüşler nedeniyle ev sahipleri ile geri dönenler arasında yaşanan münferit/adli bir kavgadan kaynaklandığını savunuyor:
Ekonomik ambargo
Suriye’nin kuzeydoğusundaki özerk yönetim bölgesinde yaşanan akaryakıt sıkıntısı, gümrük vergilerindeki artış ve öğretmen maaşlarının ödenmemesi gibi sorunların da HTŞ yönetimi ile SDG arasındaki gerilimi artırdığı belirtiliyor. Söz konusu ekonomik sorunların HTŞ yönetimi tarafından Kürt tarafına karşı ambargo aracı olarak kullanıldığı söyleniyor.
Entegrasyonun durumu
Öte yandan SDG’ye bağlı birliklerin kademeli olarak Suriye Savunma Bakanlığı emrine girmesi kapsamında Derik, Kamışlı, Haseke ve Kobanê’de oluşturulan 4 tugay resmen bakanlığa entegre edildi. Ancak SDG’nin geriye kalan gücünün ve kadın birlikleri olan YPJ’nin statüsü üzerindeki müzakereler henüz sonuçlanmadı.
Entegrasyon sürecinde özellikle SDG’nin silahlı yapısının geleceği, yerel güvenlik birimlerinin statüsü ve Kürtlerin siyasi ve anayasal taleplerinin nasıl karşılanacağı konuları temel anlaşmazlık başlıkları arasında yer alıyor.
Rus askeri üslerinin statüsü
Öte yandan HTŞ hükümeti ile Rusya arasında 9 Ağustos 2026’da varılan kısmi mutabakata göre, Himeymim Hava Üssünün sivil kısımları ile Tartus Limanındaki ticari alanların idaresinin Suriye devletine devredilmesi öngörülüyor. Üslerin askeri bölümlerinin ise iki ülkenin ortak eğitim ve koordinasyon merkezlerine dönüştürülmesinin planlandığı belirtiliyor.
Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığının geleceği konusunda varılan kısmi mutabakat, HTŞ’nin dış politika alanında yeni bir denge kurma arayışının göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et