16.08.2026 00:35

Çeviri | Yapay zeka: Heyecan, tehlike, direniş

Geniş anlamıyla bir teknoloji olarak yapay zeka, bilgisayarlar, internet veya e-posta kadar ne daha fazla ne de daha az bizim sorunumuzdur. Asıl sorun, yapay zekanın gelişimini şekillendiren sınıf çıkarlarında yatmaktadır.

Çeviri | Yapay zeka: Heyecan, tehlike, direniş

Fotoğraf: Steve A Johnson/Unsplash

Martin Hart-Landsberg*


Yapay zeka, çok geniş bir teknoloji yelpazesini kapsıyor. Ancak haberlerde ve finans piyasalarında gündemi domine eden tek bir tür var: Önde gelen teknoloji şirketleri tarafından geliştirilen çok modlu üretken yapay zeka sistemleri. Özellikle ChatGPT (OpenAI), Claude (Anthropic), Gemini (Google), Grok (xAI), Copilot (Microsoft) ve Llama (Meta). Teknoloji liderleri, kendilerine büyük servet ve siyasi güç kazandırma potansiyeli nedeniyle bu tür yapay zekaya tüm güçleriyle odaklanmış durumda. Bu tür yapay zeka, aynı zamanda refahımız için en büyük tehdidi oluşturan tür; ancak bunun nedeni, teknoloji liderleri tarafından sıklıkla öne sürülen ve medya tarafından tekrarlanan gerekçelerle aynı değil.

Ortaya atılan bazı iddialar

Teknoloji liderleri, çok modlu üretken yapay zeka teknolojilerinin çok yakın bir gelecekte hayatlarımızı kökten değiştireceğine inanmamızı istiyor. İlk ve en çarpıcı iddiaları ise bu teknolojinin, kendi yeteneklerini hızla geliştirme becerisi de dahil olmak üzere insan üstü bir zekaya sahip bir yapay zeka türü olan genel yapay zekaya (AGI) giden bir basamak olduğu yönündeydi. Ortaya çıkacak bu ‘Her şeye gücü yeten’ varlık, ya sürdürülebilir bir bolluk dünyası yaratmamıza yardımcı olacak ya da bizi yok edecek. Sonuç ise onun eğitim sürecine dahil edilen değerlere bağlı olacak. Mesaj şu: Yapay zekanın geliştirilmesine karşı çıkmak sadece aptalca değil, aynı zamanda imkansız. Ve yıkıcı değil, yararlı bir yapay zeka sağlamak için gerekli güvenlik önlemlerini alacağına dair teknoloji liderlerimize güvenmeliyiz.

Tüm bunlar doğru mu?

Her ne kadar sınırlı sayıda da olsa güçlü uygulamalarıyla açıkça etkileyici olsa da, bu iddiayı ciddiye almak için pek bir neden yok. Tüm çok modlu üretken yapay zeka sistemleri, eğitim verileri ve istatistiksel tahminlerle şekillendirilen büyük ölçekli örüntü tanıma temeline dayanan aynı temel mimari kullanılarak inşa edilir. Bu da bu sistemlerin AGI’ye benzeyen herhangi bir şeye köprü görevi görmesini imkansız kılar. Bu yapı aynı zamanda sistemin kullanışlılığını da sınırlıyor. En ciddi sorunlar arasında şunlar yer alıyor: Eğitim verilerinde bulunan ön yargıların ve yanlış bilgilerin güçlendirilmesi, halüsinasyon görme, yanlış ya da tamamen uydurma bilgileri gerçekmiş gibi sunma eğilimi. Bu sorunlar, yapay zeka geliştiricilerinin sistemlerini kullanma maliyetini büyük ölçüde sübvanse etmeye dayanan bir büyüme stratejisi izlemeyi gerekli görmelerinin başlıca nedenlerinden.

Ancak, yıllar boyunca giderek artan zararlar sonrasında, geliştiriciler stratejilerini değiştirmek zorunda kaldı. Artık abonelik tabanlı sözleşmelerini, kullanım veya jeton tabanlı sözleşmelerle değiştiriyorlar. Bu değişiklik, yapay zeka kullanımını çok daha pahalı hale getirdi. Beklendiği üzere, işletmeler yapay zeka kullanımını önemli ölçüde kısıtlama yönünde harekete geçtiler. Bu tepki, yapay zeka geliştiricilerinin durumunu pek ya da hiç iyileştirmeyecektir.

Yeni taktik: Yapay zeka ajanları

Yapay zekanın evrimsel gidişatına dair şüpheler artarken, yapay zeka savunucuları, yapay zekanın dönüştürücü gücüne olan inancı yeniden alevlendireceğini umarak yeni bir teknolojiyi agresif bir şekilde tanıtmaya başladı: Yapay zeka ajanları. İddia şu ki, çalışması için mevcut çok modlu sistemlere dayanan yapay zeka ajanları, şirketlerin üretimi artırırken istihdamı önemli ölçüde azaltmasına olanak tanıyarak iş operasyonlarında devrim yaratacak. Böylece, daha önce vadedilen bolluk dolu bir dünya, kitlesel işsizlik ya da bir “iş kıyameti” tehdidiyle yer değiştirdi.

Tek adımlı görevlerle sınırlı olan çok modlu üretken yapay zeka sistemlerinin aksine, yapay zeka ajanları, insan tarafından tekrar tekrar yönlendirilmeye veya denetime gerek kalmadan bir dizi sıralı görevi ve dolayısıyla karmaşık işlemleri gerçekleştirecek şekilde programlanabiliyor. Ancak, iş dünyasının da farkına vardığı üzere, yapay zeka ajanlarının yararı büyük ölçüde abartılıyor.

Yapay zeka ajanları, çalışabilmek için çok modlu üretken yapay zeka sistemlerine bağlı oldukları için, bu sistemlerin aynı eksikliklerini de taşıyor. Ayrıca, genellikle eyleme geçmeden önce çeşitli seçeneklerin değerlendirilmesini gerektirdiklerinden, jeton tabanlı fiyatlandırma, operasyonları öngörülemez şekilde pahalı hale getiriyor. Daha da sorunlu olan ise, kullanıcı tarafından belirlenen bir hedefe yönelik programlanmış ve tek amaçlı çabalarının; kritik verilerin yok edilmesi, kilit sistemlerin devre dışı kalması ve hassas şirket verilerinin ifşa edilmesi dahil olmak üzere yıkıcı sonuçlara yol açabilecek kararlar almalarına neden olabilmesi. Sonuç olarak, birçok işletme bu sistemlerin kullanımından sınırlı fayda elde etti ve pilot projelerin büyük bir kısmı yenilenmedi. Ufukta bir yapay zeka ajanı işleri kıyameti görünmüyor.

Korkmalı mıyız?

Ancak teknoloji liderlerinin aşırı iddialarını bir kenara bırakmak, yapay zeka deneyiminin denetimsiz bir şekilde ilerlemesine izin vermekten korkacak hiçbir şeyimiz olmadığı anlamına gelmez. Gerçek şu ki, büyük teknoloji şirketlerinin temel üretken yapay zeka modellerini hayatımıza yerleştirme kararlılığı, çalışanlar için büyük bir maliyet getiriyor. Giderek artan sayıda haber odası, medya ve eğlence şirketi, okul ve üniversite, sağlık kurumu, devlet kurumu ile finans, e-ticaret ve perakende sektöründeki şirketler, yapay zeka ajanlarını ve bunların çalışması için gerekli olan temel yapay zeka sistemlerini faaliyetlerine stratejik olarak entegre etmenin yollarını aramaya başladı. Bu durumun sonuçları, çoğu zaman hem çalışanlar hem de ürünleri kullananlar için felaketle sonuçlanıyor.

Dahası, bu sistemleri çalıştırmak için gerekli olan hiper ölçekli veri merkezlerinin hızla inşa edilmesi ve işletilmesi, hane halkı enerji faturalarını dramatik bir şekilde artırıyor, su kaynaklarını tüketiyor, tarım arazilerini tahrip ediyor, iklim krizimizi şiddetlendiriyor ve ekonomimizi dengesizleştiriyor. Tüm bu endişelerin üzerinde ise, yapay zeka altyapısına yapılan devasa yatırımların hem ihtiyaç duyulan diğer alanlardan fonları saptırdığı hem de yapay zeka heyecanının körüklediği bir piyasa balonunu beslediği gerçeği duruyor. Ve bu balon ne kadar büyürse, patladığında ekonomik sonuçları da o kadar ciddi olacak.

Yapay zekaya karşı mı çıkıyoruz?

Bu maliyetleri kabul etmek, tüm yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesine ve kullanımına karşı çıkmakla aynı şey değil. Bunun basit nedeni, bu maliyetleri beraberinde getirmeyen birçok yararlı yapay zeka türü olmasıdır. Bunlar arasında genetik araştırmaları ilerletmek, yeni ilaçlar geliştirmek, tıbbi teşhis ve tedavileri iyileştirmek, aşırı hava olaylarını tahmin etmek ve benzeri amaçlarla verimli bir şekilde kullanılan makine öğrenimi teknolojileri, özellikle de derin öğrenmeyi kullananlar yer alıyor. Küçük ölçekli, özel amaçlı üretken yapay zeka sistemleri de bilimsel araştırmalarda yararlı olduğunu kanıtladı ve azınlık toplulukların tehlike altındaki dillerini canlandırmak için bu tür sistemleri kullandığı örnekler mevcut. Beklendiği üzere, yapay zeka savunucuları kendi sorunlu, pahalı, sömürücü ve enerji yoğun sistemlerine halk desteği sağlamak amacıyla bu sistemlerin kullanımından elde edilen faydaları vurgulamaya fazlasıyla istekli davrandı.

Başka bir deyişle, geniş anlamıyla bir teknoloji olarak yapay zeka, bilgisayarlar, internet veya e-posta kadar ne daha fazla ne de daha az bizim sorunumuzdur. Asıl sorun, yapay zekanın gelişimini şekillendiren sınıf çıkarlarında yatıyor. Daha spesifik olarak, sorun, teknoloji liderlerinin insan iradesini zayıflatan, onların isteklerine olan bağımlılığımızı derinleştiren ve ekonomik refahımızı tehdit eden bir yapay zeka teknolojisi geliştirme kararlılığında yatıyor. İşçiler, tüketiciler, ebeveynler, öğrenciler ve farklı topluluklar tarafından bu tür bir yapay zekaya karşı muhalefetin patlama yaşadığını görmek, bize iyimser olmak için bir neden sunmalı. Bu muhalefeti birleştirmeli, güçlendirmeli ve vizyonunu genişletmeliyiz. Kendi sınıf çıkarlarımızı savunmanın zamanı geldi.

*Bu makalenin orijinali, 1 Ağustos’ta Lewis and Clark Kolej Ekonomi Bölümündeki Emeritus Profesör Martin Hart-Landsberg tarafından Reports from the Economic Front’ta yayımlanmıştır.

(economicfront.wordpress.com)

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
15.08.2026 12:02 / Güncelleme: 12:03

Üniversite harçlarına zam geldi: Hangi bölüme ne kadar harç ödenecek?

Resmi Gazete’de yayınlanan kararla birlikte üniversite öğrencilerinin ödeyeceği harç tutarlarına ortalama yüzde 20 oranında zam yapıldı.

Üniversite harçlarına zam geldi: Hangi bölüme ne kadar harç ödenecek?

Fotoğraf: Dom Fou/Unsplash

15.08.2026 18:09 / Güncelleme: 18:16

Trabzonspor'da beklenen an yaklaşıyor: Muhammed Salah, Kasımpaşa maçında ilk 11'de olacak mı?

Bordo-mavili ekibin kamp kadrosuna dahil edilen Mısırlı yıldız, bu akşam Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu'nda olacak.

Trabzonspor'da beklenen an yaklaşıyor: Muhammed Salah, Kasımpaşa maçında ilk 11'de olacak mı?

Fotoğraf: AA

15.08.2026 18:05

CHP Genel Başkan Yardımcısı Kuşoğlu’ndan açıklama: Kılıçdaroğlu yeniden aday olacak mı?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkan ve cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağına ilişkin konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Kuşoğlu’ndan açıklama: Kılıçdaroğlu yeniden aday olacak mı?

Fotoğraf: ANKA

15.08.2026 17:45 / Güncelleme: 18:15

Galatasaray transfer çalışmaları hızlandı: Dört futbolcu radarda

Transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray, dünya futbolunda adından söz ettiren oyuncularla anılıyor.

Galatasaray transfer çalışmaları hızlandı: Dört futbolcu radarda

Fotoğraf: Hossein Zohrevand/Wikimedia Commons CC BY 4.0

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!