Süleymancılara operasyon: Aladağ yurt yangını davasında sanıkları savunan Ahmet Gökçen gözaltında
Aladağ’da 11 çocuğun hayatını kaybettiği yurt yangınında sanıkları savunan Ahmet Gökçen bu sabah Süleymancılara yönelik yapılan operasyonlarda gözaltına alındı. Çocukların ailelerinin avukatı Can Atalay ise bir süredir cezaevinde.
Fotoğraf: Evrensel
Volkan Pekal
[email protected]
Aladağ’da devlet yurdu yıkıldı, çocukların barınma hakkı cemaatlere bırakıldı; Süleymancı yurdunda 11 çocuk yaşamını yitirdi. Davada ailelerin avukatı Can Atalay tutuklanırken, sanıkların avukatı Ahmet Gökçen bugün Süleymancılara yönelik operasyonda gözaltında. Dün kamusal olanı cemaatlere devreden, bugün ise siyasi ilişkileri değişen cemaatleri operasyonlarla karşısına alan iktidar, adalet kimin için hizmetine sunuyor?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında 17 ilde 123 adrese operasyon düzenlendi. Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 49 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken 30 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın MASAK tespitlerine dayandığı, cemaatin şirketleri ve mali hareketlerinin incelendiği bildirildi. Başsavcılığın iddiası, Kuriş’in “çıkar amaçlı suç örgütü” yöneticisi olduğu yönünde. Bugün cemaatin mali yapısını mercek altına alan devletin, 10 yıl önce Aladağ’da çocukların ölümüne giden süreçte nerede olduğu sorusu hala yanıt bekliyor.
Devlet yurdu yıkıldı, çocuklar cemaat yurduna yönlendirildi
29 Kasım 2016’da Adana’nın Aladağ ilçesinde Süleymancılara ait kız öğrenci yurdunda çıkan yangında 11’i çocuk 12 kişi öldü, 24 çocuk yaralandı. Yangının ardından ortaya çıkan tablo, olayın yalnızca bir yurt yangını olmadığını gösterdi. İlçedeki devlet yurdunun yıkılmasının ardından çocuklar cemaat yurduna yönlendirilmişti. Yurdun ruhsat ve güvenlik sorunlarına ilişkin eksikliklere rağmen yıllarca faaliyet göstermesine izin verilmişti.
Kozan’da görülen Aladağ yurt yangını davalarında avukatlar ve aileler yıllardır şu soruların peşine düştü, “Devlet yurdu neden yıkıldı? Çocuklar neden cemaat yurduna yönlendirildi? Kaçak olduğu belirtilen bir yurt nasıl yıllarca faaliyet gösterdi? Kamu görevlilerinin sorumluluğu neden yeterince araştırılmadı?”
Çocukların aileleri bu sorular etrafında mahkeme salonlarında adalet aradı. Ailelerin avukatlarından biri de Can Atalaydı. Atalay, yurdun ruhsatsızlığına ilişkin kamu kayıtlarını gündeme getirdi, yalnızca yurt yöneticilerinin değil, denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin de sorumluluğunun araştırılmasını istedi. İstinaf aşamasında da ailelerin avukatlığını sürdürdü.
Bugün gözaltında bulunan dönemin eski HSYK üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen Aladağ sanıklarının avukatlığını üstlendi. Gökçen, Marmara Üniversitesi’nde ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisine imza atan akademisyenlerin ihraç edilmesini öneren disiplin soruşturması komisyonunda yer alan isimlerden biriydi.
Sanıklar tahliye edildi, cezalar istinafta arttı
Aladağ davasında yurt yöneticileri çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. 2020’deki infaz düzenlemesinden yararlanan bazı sanıklar tahliye edildi. Kamuoyunda “Çakıcı affı” olarak adlandırılan bu düzenleme teknik olarak bir af değil, infaz sürelerini değiştiren bir düzenlemeydi. Daha sonra Adana Bölge Adliye Mahkemesi cezaları artırdı. İstinaf mahkemesi 8 sanık yönünden yeniden yargılama yaptı; İsmail Uğur'a 15 yıl, Cuma Ali Genç'e 13 yıl 9 ay, beş sanığa 11 yıl 3'er ay, Zeki Yılmaz'a 4 yıl 2 ay verdi. Süleymancılar ile iktidarın ilişkisi.
Süleymancılar ile AKP arasındaki ilişki de sanıldığı gibi baştan sona bir ittifak değildi. Cemaatin AKP ile ilişkisi dönem dönem gerildi; özellikle Antalya’daki 2009 ve 2014 yerel seçimlerinde CHP'ye verilen destek, bu siyasi ayrışmanın örneklerinden biri olarak gösterildi.
Buna rağmen Süleymancılar, AKP döneminde devletin cemaat ve vakıflara açtığı eğitim ve barınma alanından yararlanmaya devam etti. Cemaatin yurt ve kurs ağı büyüdü. Devletin özellikle öğrenci barınmasındaki boşluğu cemaatlerin doldurmasına izin veren politika, Aladağ’da en ağır sonucunu verdi.
Çocukların avukatı bugün cezaevinde
Can Atalay ise yalnızca Aladağ ailelerinin avukatı değildi. Soma ve Ermenek maden faciaları, Çorlu tren katliamı ve Gezi davası gibi toplumsal açıdan önemli davalarda da mağdurların ve hak arayanların avukatlığını üstlendi. 2023 seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi'nden Hatay milletvekili seçilen Atalay, Anayasa Mahkemesinin iki kez hak ihlali kararı vermesine rağmen tahliye edilmedi; milletvekilliği 30 Ocak 2024'te TBMM Genel Kurulunda düşürüldü.
Devlet, cemaatler iktidarla siyasi olarak çatıştığında mali ve hukuki denetim mekanizmalarını hızla işletebiliyor. Peki aynı devlet, çocukların hayatı söz konusu olduğunda neden yıllarca harekete geçmedi? 2016’da 11 çocuk öldü. Bugün Süleymancılar operasyonun hedefinde. Çocukların ailelerinin avukatı ise cezaevinde.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et