HES projesine bilirkişiden olumsuz rapor: 'ÇED kararı bilimsel ve mühendislik temeline dayanmıyor'
HES projesine dair “ÇED olumlu” kararının ardından bilirkişi, hazırladığı raporunda ÇED kararının bilimsel ve mühendislik temeline dayanmadığı belirtildi. Diyarbakır Barosu ve köylüler, “ÇED olumlu” kararının iptali için mahkemeye başvurdu.
Fotoğraf: MA
Diyarbakır — Diyarbakır’ın Lice, Kulp ve Bingöl’ün Genç ilçelerinin kesişiminde yer alan Sarım Çayı üzerinde yapılması planlanan Birsu HES projesi’ne dair Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 3 Ocak 2023’te “ÇED gereksizdir” raporu verildi. Bunun üzerine köylerdeki yurttaşlardan Emin Turhallı, Mustafa Özan, Kamil Gündoğan ve Mehmet Özer avukatları aracılığıyla çıkan bilirkişi heyeti raporuyla birlikte “ÇED” kararının iptali istemiyle Bingöl İdare Mahkemesi’ne dava açtı.
Bingöl İdare Mahkemesi, bilirkişi kararıyla birlikte 14 Mart 2024’te “ÇED olumlu” kararının iptaline hükmetti. Bakanlık, iptal kararına karşı temyiz başvurusunda bulundu. Erzurum 2’nci İdare Mahkemesi iptal kararının bozulması yönünde karar bildirdi. Bunun üzerine dosya Danıştay’a götürüldü. Danıştay 4’üncü Daire 10 Mart 2025’te Erzurum İdare Mahkemesi’nin iptal kararının bozulmasına karar verdi. Gerekçesinde ÇED’in eksik hususlarının giderilmesini istedi.
Bozma kararının ardından Bingöl İdare Mahkemesi’ne tekrar gönderilen dosya kapsamında 11 Haziran 2026’da bilirkişi incelenmesi yapıldı. Yapılan bilirkişi keşfinin sonuçları ise 11 Ağustos'ta çıktı. Orman, İnşaat, Ziraat, Çevre, Jeoloji ve Maden Yüksek Mühendisi ile Biyolog’unda aralarında olduğu 7 kişilik heyet olarak açıklanan raporda, kararın bilimsel verilerden uzak durduğu belirtilerek, HES projesinin uygun olmadığı görüşü bildirildi.
Orman mühendisliği: Havza ekolojisi açısından yetersiz
Orman Mühendisliği raporunda, projenin önemli bölümünün orman alanında yer aldığı, iletim hattının büyük ölçüde tünel olmasının yüzey tahribatını sınırlasa da ulaşım yolları, kazı fazlası malzemelerin depolanması, yükleme havuzu ve cebri boru inşaat sahalarının orman örtüsünde tahribata yol açacağı belirtildi. Erozyon, çığ tehlikesine karşı tedbirlerin ve bölgede yoğun olarak yapılan arıcılık faaliyetlerine yönelik önlem ve taahhüdün ÇED’de yer almadığının belirtildiği raporda, bütüncül havza ekosistem değerlendirilmesinin de yapılmadığı ifade edildi. Raporda, ÇED raporunun orman mühendisliği ve havza ekolojisi açısından yetersiz olduğu gerekçesiyle Orman ve ekolojik denge yönünden bilimsel ve teknik temele dayanmadığı belirtildi.
İnşaat mühendisliği: ÇED güvenilir temele dayanmıyor
İnşaat Mühendisliği ise hidrolojik verilerin havza içi ölçülere dayanmadığı, akış verimi ve ortalama debi değerlerinin literatürle uyumsuz olduğu, çevresel akış hesaplarının sentetik debilere ve yetersiz enkesit taramasına dayandığı, bölgenin haziran-eylül döneminde tam zamanlı nehir tipi üretime uygun olmadığı, bu haliyle projenin hidrolik ve hidrolojik esaslarının ve buna bağlı kurulu gücün ciddi bir biçimde sorgulanması gerektiğine yer verildi. Kararda, ÇED’in yeteri güvenilir bilimsel temelli karara dayanmadığı belirtildi.
“Bilimsel değil”
Hidrobiyolojik Mühendisliği ise keşif kararında, hidrobiyoloji açısından mevcut ÇED raporunda proje alanının hidrobiyolojik özellikleri ile sucul biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşabilecek etkilerin özellikle endemik türlerin korunması, habitat sürekliliğin devamlığı, ekolojik akışın yeterliliği, sediment rejimi ve mevsimsel su kalitesi değişimleri bakımından yeterli bilimsel ayrıntı ile ortaya konulmadığı kanaatine vardı.
Maden Mühendisliği ise mevcut ÇED raporunun hidrojeolojik, ekolojik ve sosyo-ekonomik etkilerinin yeterli bilimsel derinlikte ortaya koyamadığı; delme, patlatma faaliyetlerinin yer altı suyu sistemi üzerinde potansiyel etkilerinin yeterince araştırılmadığı, kırma eleme tesisi ve hazır beton santraline ilişkin çevresel etkiler yeterli bilimsel ve mühendislik temelini ortaya koyamadığı belirtildi.
Ziraat Mühendisliği ise görüşünde, tarım alanlarının can suyu ve tarımsal amaçlı kullanım suyunun kurak dönem koşullarında yeterliliğinin ÇED raporunda ayrıntılı ortaya konulmadığı, mera arazilerinin miktarı, toprak koruma ve rehabilitasyon tedbirleriyle bölgede yaygın arıcılık ve hayvancılık faaliyetlerine dönük önlem ve taahhütlerin yeterince somutlaştırılmadığı tespit edildi. Bu nedenle ÇED raporunun yetersiz olduğu belirtildi.
Jeoloji ve Tünel Mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede ise patlatma tasarımını doğrudan etkileyen kaya dayanımı, kaya kalite göstergeleri, süreksizlik özellikleri hidrojeolojik koşullar tam olarak belirlenmeden yapılan patlayıcı miktar hesaplarının nihai mühendislik olarak mümkün olmadığı görüşü belirtildi.
Bilirkişi raporu
ÇED’e dair genel değerlendirmede ise bilirkişi raporunda şu ifadelere yer verildi: "Bu itibarla teknik bilirkişi kurulunun kanaati; dava konusu Birsu HES Projesine ilişkin mevcut ÇED Raporunun; hidrolojik, hidrojeolojik, hidrobiyoloji çevre, ekolojik, orman, tarım ve havza ekolojisi ile kümülatif etki yönlerinden önemli teknik eksiklikler ve belirsizlikler içerdiği, öngörülen önlem ve taahhütlerin teknik yeterliliğinin bilimsel verilerle ortaya konulamadığı ve bu haliyle 3 Ocak 2023 tarihli ÇED Olumlu kararının yeterli bilimsel ve mühendislik temeline dayanmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır."
Rapor sonrası iptal davası açıldı
Mevcut ÇED raporunun açıklaması ardından Diyarbakır Barosu Kent ve Çevre Komisyonu ile şikayetçi köylüler, “ÇED olumlu” kararının iptali istemiyle Bingöl İdare Mahkemesi’ne başvuruda bulundu.
(MA)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et