Çukurova Öğretim Elemanları Derneği: 'Çukurova ve Akdeniz Avrupa’nın çöplüğü değildir'
Çukurova Öğretim Elemanları Derneği, bölgedeki plastik atık krizine karşı yaptığı açıklamada, kıyılarda yoğun plastik tehdidi olduğunu ve atıkların bölgede vahşi bir kirlilik yarattığını vurguladı.
Fotoğraf: Pexels
Volkan Pekal
[email protected]
Çukurova Öğretim Elemanları Derneği (ÇÖED), “Çukurova toprakları ve Akdeniz kıyıları Avrupa'nın çöplüğü değildir!” başlıklı yazılı bir açıklama yayımladı. Bölgemizi ve geleceğimizi tehdit eden yıkıcı çevre felaketine karşı kamuoyuna acil uyarıda bulunan ÇÖED; Türkiye'nin en verimli tarım ovalarından Çukurova ve Akdeniz kıyılarının, kontrolden çıkan ithal plastik atık krizi nedeniyle ağır bir "ekokırım" tehdidi altında olduğunu vurguladı.
Başta İngiltere ve Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerden "geri dönüşüm" adı altında Türkiye'ye ihraç edilen yüzbinlerce ton plastik atığın bölgede vahşi bir kirlilik yarattığına dikkat çekilen açıklamada, sahadaki bilimsel gözlemler ve 2026 yılı güncel çevre raporları hatırlatıldı.
Dönüştürülemeyen veya işlenemeyen yabancı plastik atıkların Adana ve Mersin ovalarındaki tarım arazilerine, yol kenarlarına ve sulama kanallarına kontrolsüzce döküldüğü ya da yasa dışı yollarla yakıldığı belirtildi. Bu durumun bölgenin biyolojik dengesini bozduğu, tarımsal üretimi baltaladığı ve toksik kimyasalların gıda zincirine sızmasına yol açtığı vurgulandı.
Kıyılarda yoğun mikroplastik tehdidi
Adana ve Mersin'deki geri dönüşüm tesislerinden nehirler aracılığıyla Akdeniz'e taşınan plastik atıkların ciddi boyuta ulaştığı ifade edilen açıklamada şu tespitlere yer verildi:
"Akdeniz, Mezitli, Erdemli, Silifke ve Susanoğlu sahillerinde yoğun bir mikroplastik ve nanoplastik kirliliği yaşanmaktadır. Deniz canlılarının yaşamını tehdit eden bu tabaka, bölgesel felaketi her geçen gün büyütmektedir. İthal edilen atık miktarları ile tesislerin gerçek geri dönüştürme kapasiteleri arasında ciddi farklar bulunmaktadır. Geri dönüştürüldüğü iddia edilen atıkların büyük kısmı Çukurova’nın doğasına terk edilmektedir. 'Sıfır Atık' hedefleriyle bağdaşmayan bu tablo, Çukurova'nın verimli topraklarını ve halk sağlığını çevre sömürgeciliği anlayışına kurban etmektedir."
Yetkililere çağrı yapıldı
Açıklamada, bilim insanları ve öğretim elemanları olarak ulusal mevzuatın ve uluslararası sözleşmelerin (Basel Sözleşmesi) gereğinin yerine getirilmesi talep edilerek, yıkımın durdurulması için atılması gereken acil adımlar şöyle sıralandı:
Plastik atık ithalatı tamamen yasaklanmalıdır: Çevreye ve insan sağlığına geri dönülmez zararlar veren plastik atık ithalatı acilen ve istisnasız bir biçimde durdurulmalıdır.
Sıkı ve şeffaf denetim mekanizması kurulmalıdır: Bölgede faaliyet gösteren tüm geri dönüşüm tesisleri; lisans koşulları, atık su deşarjları ve emisyonları açısından Adana ve Mersin Büyükşehir Belediyeleri (ASKİ, MESKİ) ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 24 saat esaslı ve şeffaf biçimde denetlenmelidir.
Kaçak döküm ve yakmaya ağır yaptırımlar uygulanmalıdır: Tarım arazilerine, yol kenarlarına ve su yataklarına atık bırakan veya yakarak hava kirliliğine sebep olan işletmelere en ağır idari ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.
Rehabilitasyon ve temizlik çalışmaları başlatılmalıdır: Mikroplastik kirliliğine maruz kalan Akdeniz kıyıları ve kirletilen tarım toprakları için acil eylem planları hazırlanarak hayata geçirilmelidir.
Açıklama, "Gelecek nesillere zehirlenmiş bir toprak ve kirlenmiş bir deniz bırakmayı reddediyoruz. Çukurova Öğretim Elemanları Derneği olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz" ifadeleriyle tamamlandı.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et