T. Maden İş üyesi Doruk Madencilik işçileri açlık grevinin ikinci gününde
Valiliğin eylem yasağına tepki gösteren T. Maden İş üyesi Doruk Madencilik işçileri açlık grevinin ikinci gününde. Geçim sıkıntısı yüzünden arkadaşlarını kaçak madenlerde kaybeden işçiler "Bu adam devletten büyük mü?” diyerek tepkisini dile getirdi.
Fotoğraf: Kübra Kırımlı/Evrensel
Kübra Kırımlı
[email protected]
Ankara - 16 gündür ödenmeyen ücret, fazla mesai, tazminat ve sosyal hak ödemeleri için Ankara’da olan Türkiye Maden İşçileri Sendikası üyesi Doruk Madencilik işçileri de kaldıkları Aydınlıkevler’deki konukevinde açlık grevi eylemlerine ikinci gün de devam etti.
Ankara Valiliğinin eylem ve etkinlik yasaklamasını gazetemize değerlendiren işçilerden Dursun Akkayaoğlu, “61 gündür bize verilmiş bir söz var. Bizden rahatsızlarsa haklarımızı versinler, bizi göndersinler” diye konuştu. İşçilerden Hüseyin Kılıç, kendilerine verilen sözlerin yalnızca eylemi dağıtmayı amaçladığını vurgulayarak, esas rahatsızlığın Ankara halkından değil, söz verip tutmayan makamlardan ve patrondan kaynaklandığını belirtti. Ankara halkının ve esnafının kendilerine kucak açtığını belirten Mehmet Ekin ise esnafın yemek ve su getirerek destek verdiğini, bu durumun yaratılmak istenen algının aksini kanıtladığını ifade etti. Polislerin işçilere “Paranızı almadınız mı, niye geldiniz?” yaklaşımına da öfkelenen bir madenci de yaklaşan seçim dönemine işaret etti.
‘Bu adam devletten büyük mü?’
Ailelerinin endişeli olduğunu, yanlarına gelmek istediklerini ancak yol parası bile bulamadıkları için gelemediklerini söyleyen işçiler “Bu adam devletten büyük mü?” diyerek tepkisini dile getiriyor. İşçi Mehmet Ekin, “Bu adam hukuksuzluk yapıyor. Çalışma Bakanlığı ile görüşmelerimizde bu hukuksuzlukları biz bildirdik. Bakanlık bunları bilmiyor mu?” derken “Devlet şu an bizim sağduyulu olmamızdan faydalanıyor” diye ekliyor. Bir işçi de “Türkiye’yi holdingler yönetiyor” diyerek ona katılıyor.
‘Kaçak madende bir işçi arkadaşımızı kaybettik’
İşçiler, mağduriyetlerinin temel kaynağı olarak TMSF’nin maden sahasını devretme biçimini işaret ediyor. Yasal hakları ve tazminatları güvenceye alınmadan gerçekleşen bu devir nedeniyle alacaklarını tahsil edemediklerini vurgulayan işçiler geçim sıkıntısı nedeniyle kaçak madenlerde çalışmak zorunda kalan işçilerin olduğunu aktarıyor: “Kaçak bir işletmede çalışan Uğur Erikol isimli arkadaşımız madende hayatını kaybetti. Ücretsiz izin döneminde 3 arkadaşımız da kalp krizi geçirdi.”
‘10 yaşındaki çocuğum ‘Para var mı?’ diye soruyor’
Kendisinin de kaçak madenlerde çalışmak zorunda kaldığını anlatan Fatih Almalı “10 yaşındaki çocuğum her gün bana ‘Para var mı?’ diye soruyor” diyor.
66 yaşındaki Cemal Çevik; oğlu ve yeğeniyle birlikte mücadele ediyor. Şirketin 4 yıldır kendilerine ücretsiz izinler vererek tarlalarda çalışmaya mecbur bıraktığını anlatıyor. Sonunda işi bırakmak zorunda kaldığını ve sürekli “Haftaya ödeyeceğiz” denildiğini belirten Çevik, patronun bir de üstüne işçilere 50’şer bin liralık tazminat davası açtığını hatırlatıyor.
Çalışma Bakanlığının denetim vaatlerinin boşa çıktığını ifade eden işçiler, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden denetim için gelen bir müfettişin bile patron Sebahattin Yıldız’ın Giresun’daki şirketinden 3 aylık alacağı olduğunu dile getiriyor. Kararlı olduklarını dile getiren işçiler, kendilerini görmeyen gazetelere de tepkili: “Parayı alırsak ancak öyle haberimizi yaparlar. Sebahattin Yıldız’ın arkasındaki gücü ortaya çıkarmak istemiyorlar.”
Fotoğraf: Kübra Kırımlı/Evrensel
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et