Sömürünün sahnedeki yüzü: Saloz’un Mavalı
İzlediğim en etkileyici oyunlardan biriydi diyebilirim. Beni başından sonuna kadar pür dikkat seyrettiren ve bir süre etkisinde bırakan bir oyun oldu.
23.GYK’ye katılan bir genç
Şişli/İstanbul
23. Gençlik Yaz Kampında sahneye çıkan ve ilk kez izlediğim Cihangir Atölyesi'ni İstanbul'a dönünce de takip etmeye başladım. Çok basit bir sembolizmle ve neredeyse dekorsuz bir şekilde çok güçlü oyunculuklarla izlediğimiz Saloz’un Mavalı oyununda, insanlığın varoluşundan günümüze değin giderek artan şekilde güçlünün güçsüzü ezmesi, sömürmesi ve bunla bağlantılı olarak ırkçılık konuları çok etkili bir şekilde anlatılmış. Açıkçası oyunu izleyene kadar farkındalığımın yetersiz olduğunu düşünmemiştim. Oyunda diktatör Antonio Salazar'ın (Saloz) dönemi ele alınıyor. Portekiz'in Afrika ülkelerinde kurduğu sömürü düzeni gözler önüne seriliyor. "Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmeyi öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda ise; Bizimelimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı." bu sözlerle de dini kullanarak sömürünün nasıl aklandığı açıkça ifade ediliyor oyunda. Batılılar tirat atarken oyuncuların elini ovuşturması çok yerindeydi. İzlediğim en etkileyici oyunlardan biriydi diyebilirim. Beni başından sonuna kadar pür dikkat seyrettiren ve bir süre etkisinde bırakan bir oyun oldu.İzlerken arka planda konuyla ilgili fikirlerimi de yeniden gözden geçiriyordum. Oyunun en sevdiğim kısmı kuşakların kullanımı ve ani atmosfer değişimleri oldu. Ekibi yeniden izlemek için çok heyecanlıyım. Ben ve tüm arkadaşlarım adına teşekkürlerimi iletmek isterim.
(Genç Hayat)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et