23. Gençlik Yaz Kampı’nda işçi buluşmasında yan yana geldik!
Buluşmamızda MESEM’li gençler haberleşme ve dayanışma ağının bir parçası olmak, Emek Gençliği’nin sürdürdüğü işçi gençlik anketini yaygınlaştırmak ve daha fazla genci bu çalışmalar aracılığıyla mücadelenin parçası haline getirmek üzerine konuştuk.
Sinem EREN
Esenyurt/İstanbul
Türkiye’nin lojistik alanında ayrı bir fakültede eğitim veren tek üniversite olan İstanbul Üniversitesinden mezun oldum. Mezuniyetim sonrası 7 aydır kısmi süreli çalıştığım şirkette tam zamanlı olarak işe başladım. Eşit işe eşit ücret verilmesi gerekirken, aynı işi yaptığım iş arkadaşımdan farklı ücret aldım. Hatta ilk üç ay sadece asgari ücretle devam ettim. İki yıldır aynı iş yerinde çalışmaya devam ediyorum. 2026 yılının ocak ayında herhangi bir zam almadık. Zam vaadiyle aylarca aynı ücrete tabii tutulduk. Aldığımız ücret sabit kaldıkça ücretlerimiz enflasyon karşısında erimeye devam etti. Bu yıl özellikle Ortadoğu hattındaki çatışmalar, İran -İsrail çatışmasında Çin’in İran’dan yana olması, Çin ile arası bozuk olan ABD’nin İran’a tehditler savurması ve Türkiye üzerinden aldığı koordinatlarla İran’ı bombalaması ve Husilerin dönem dönem İsrail’i destekleyen firmaların gemilerine saldırması gibi nedenlerle hem Süveyş kanalı hem de Hürmüz Boğazı’ndaki güvensiz ticaret koşulları; gemilerin aylarca limanlarda beklemesine ve konteynerlerin Süveyş’i geçecek gemi bulamamasına neden olmuştu. İçinde bulunduğunuz tüm bu koşullar, tedarik zincirinde aksamalara neden oldu. Bu süreçte tüketim mallarına fahiş zamlar uygulandı ancak işçilerin alım gücü günbegün azaldı. 7-8 Temmuz’da emperyalist savaş örgütü NATO’nun Ankara’daki zirvesi için de devlet hazinesinden ayrılan bütçeyle Ankara sokakları makyajlandı, onlarca harcama yapıldı. 2004 yılında gerçekleşen NATO zirvesi sonucunda Türkiye’de kamu harcamalarından kısıldığı düşünüldüğünde, bu sefer de yapılmayacağının garantisi olmayacak.
Savaşların ve sömürünün olduğu bir dünyada yaşadıklarımızı konuştuk
Tüm bu savaşlar, kıyımlar ve ekonomik sıkıntıları çözmeye umut olacak savaşsız ve sömürüsüz bir dünya için İzmir’deki 23. Gençlik Yaz Kampı’nda işçiler, üniversiteliler ve liseliler olarak bir araya geldik. Günümüz şartlarında yaşanan sorunlar ve bu sorunlara dair çözüm önerilerini forumlarda tartıştık. Her işçinin hikayesi başkaydı. Örneğin bilgisayar mühendisliğinden mezun olup 2 ay iş arasa da ulaşımının çok zor olacağı yerler dışında iş bulamayan bir genç, kurtuluş yolunu en azından uzmanlık alanından çıkmayıp kendini geliştirebileceği bir iş yerine girmekte bulmuştu. Esenyurt’ta oturan bu genç her sabah 3 aktarma ile Kadıköy’e gitmek zorundaydı. Aldığı maaş ise asgari ücretin birazcık üstüydü. Onunla aynı bölümden mezun olan arkadaşları ise onun kadar şanslı değildi. Kazanç elde edebilmek adına IT alanında çalışan, gündelik işe giden, hatta staj dahi bulamayan okul arkadaşları olduğundan bahsetmişti.
Bir kadın arkadaşımız ise çalıştığı yemek dağıtım işletmesinde yaşadığı mobbing ve yetersiz maaş zammı sonrası işinden ayrılmış. İş arkadaşlarını patrona karşı örgütlemek istemiş ancak iş arkadaşları onun bu çağrısına kulak asmayınca, o da istifa edip avukatı sayesinde haklı fesihe yararlanmış. Çalıştığı işletmeden de haklarını aldığı gibi iş arkadaşlarına bu durumun mümkün olabildiğini gösterdiğini bizlere aktardı.
Mücadeleyi nasıl sürdüreceğiz?
MESEM’li çocuk işçilerin uğradığı haksızlıklardan rahatsızlık duyan bir işverenin, onların çalışabilmesi için kendi açtığı kafede gençlere rahat bir iş olanağı sunan bir işveren örneği dinledik. Böyle örnekleri duymak iyi hissettirse de genç yaşta işçileşmenin yaşı giderek düşerken sorunlarımızın çözümü bunlar olamayacağını görmek gerek. İşçi gençlerle yapılan anket çalışması, gençlerin hayallerinin gerçekleşeceğine dair umutlarının her geçen gün azaldığını ortaya koyuyor.
Buluşmamızda saydığım örnekler gibi iş bulamamaya, kötü çalışma koşullarına ve hak arama mücadelelerine ilişkin birçok söz alındı. Bunlar da sorunlarımızın aslında ne kadar ortak olduğunu tekrar gözler önüne seriyor. Bu doğrultuda mücadelemizin birlikte güçlü olacağına ilişkin ortaklaşırken, bunun yöntemlerine ilişkin de öneriler duyduk. MESEM’li gençler haberleşme ve dayanışma ağının bir parçası olmak, Emek Gençliği’nin sürdürdüğü işçi gençlik anketini yaygınlaştırmak ve daha fazla genci bu çalışmalar aracılığıla mücadelenin parçası haline getirmek üzerine konuştuk. Bu sömürü düzenini yıkıp adil ve eşit bir çalışma hayatını birlikte kurabilmek için örgütlenmek bizim elimizde.
(Genç Hayat)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et