Birleşik Metal-İş ve TTB’den ortak çağrı: Sıcakta çalışma standartları yasal güvenceye alınmalı
Birleşik Metal-İş Sendikası ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), aşırı sıcaklarda çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yasal güvenceye kavuşturulması talebiyle Çalışma Bakanlığına ortak çağrı yaptı.
Fotoğraf: Evrensel
İstanbul – Birleşik Metal-İş Sendikası ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), yaz aylarında artan ısı stresinin milyonlarca işçi için hayati bir risk haline geldiğini vurgulayarak yasal güvence çağrısında bulundu. ILO verilerine göre dünyada her yıl 19 bin işçinin aşırı sıcaklar nedeniyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekilen açıklamada; azami ısı sınırlarının belirlenmesi, hak kayıpsız çalışmaktan kaçınma hakkı ve iş yerlerinde zorunlu havalandırma sistemlerini içeren 10 maddelik acil talep listesi Çalışma Bakanlığına sunuldu.
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, iklim değişikliğine bağlı ısı stresinin yalnız açık alanlarda değil; fabrika, ofis, depo ve dökümhane gibi kapalı iş yerlerinde de hayati risk oluşturduğunu belirtti. Yüksek sıcaklık ve nemin sıcak çarpması, böbrek, kalp-damar rahatsızlıkları ve erken doğum gibi sağlık sorunlarına yol açtığını aktaran Atar; geceleri düşmeyen sıcaklıkların uykusuzluk, yorgunluk ve dikkat dağınıklığına sebep olarak iş kazalarını artırdığını vurguladı.
Tehlike küresel ölçekte
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre küresel iş gücünün yüzde 70’inin (2.4 milyar çalışan) aşırı sıcağa maruz kaldığını belirten Atar; sıcaklar yüzünden her yıl 19 bin işçinin öldüğünü ve 23 milyon yaralanmalı kaza yaşandığını söyledi. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) verileriyle Avrupa Birliği ülkelerinde sıcaklığa bağlı iş yeri ölümlerinin 2000’den beri yüzde 42 arttığına dikkat çeken Atar, Türkiye’de ise veri tutulmadığını, özellikle güvencesiz, göçmen ve mevsimlik işçilerin savunmasız bırakıldığını vurguladı.
Mevzuattaki yasal boşluk ve çalışmaktan kaçınma hakkı
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda aşırı sıcaklara yönelik azami ısı sınırları ve işi durdurma koşulları gibi somut düzenlemelerin bulunmadığını belirten Atar, bu yasal boşluğun işçileri mağdur ettiğini söyledi. Çalışmaktan kaçınma hakkının kullanımındaki zorluklar nedeniyle işçilerin, işini veya ücretini kaybetme korkusuyla sağlıklarını riske atarak çalışmak zorunda kaldığını vurguladı.
Sıcakta çalışmaya karşı 10 maddelik acil talepler listesi
Birleşik Metal-İş ve TTB tarafından kamuoyuna ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletilen temel talepler şu şekilde sıralandı:
• Bilimsel maruziyet sınırları: Uluslararası göstergeler esas alınarak yasal azami ısı sınırları belirlenmelidir.
• İşin durdurulması: Kritik ısı sınırları aşıldığında çalışmalar derhal durdurulmalıdır.
• Hak kayıpsız çalışmaktan kaçınma hakkı: İşçilerin risk anında çalışmaktan kaçınma hakkı ücret kaybı olmadan güvenceye alınmalıdır.
• Serinleme alanları, ücretsiz sıvı desteği ve zorunlu havalandırma ve iklimlendirme altyapısı zorunlu kılınarak denetlenmelidir.
• En sıcak saatlerde dış saha çalışmaları sınırlandırılmalı, mola süreleri artırılmalıdır.
• Mevzuat ve denetim süreçlerine sendikalar, meslek odaları ve bilim insanları dahil edilmelidir.
• Hamileler, kronik hastalar, ileri yaştakiler, açık alan çalışanları, göçmen ve mevsimlik işçilerin durumları risk analizlerinde özel olarak ele alınmalıdır.
• Aşırı sıcaklar için önceden iş yerine özgü acil durum protokolleri oluşturulmalıdır.
• Isı stresine bağlı sağlık sorunları ve iş kazaları düzenli kayıt altına alınmalı ve kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
• Yüksek ısıya maruz kalan çalışanlara en geç 6 ayda bir detaylı sağlık taraması ve revir destekleri sağlanmalıdır.
Ortak mücadele çağrısı
TTB Merkez Konseyi Üyesi Ertuğrul Oruç, aşırı sıcaklar konusunun tıbbi boyutunun yanı sıra çalışma mevzuatı ve işçi hakları mücadelesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek sendika ve meslek örgütlerinin ortak mücadelesine dikkat çekti.
İstanbul Tabip Odasından Dr. Nazmi Algan ise sıcak havada baret, maske gibi kişisel koruyucu donanımları kullanmanın nefes almayı zorlaştırdığını söyledi. Algan, bireysel koruyuculardan ziyade iş yerlerine etkin klima ve havalandırma sistemleri kurularak ortam ısısının düşürülmesi gerektiğini vurguladı.
Bağımsız denetim şart
Dr. Nazmi Algan, 2012’de yürürlüğe giren 6331 sayılı Kanun ile TTB’nin iş yeri hekimliği yetki ve denetim süreçlerinden uzaklaştırıldığını belirterek İstanbul’daki 4 bini aşkın aktif iş yeri hekiminin dörtte birinin tabip odasına üye olmadığını ifade etti.
Hekimlerin yüzde 80-90’ının ortak sağlık ve güvenlik birimleri (OSGB) üzerinden istihdam edildiğine dikkat çeken Algan, hem OSGB hem fabrika yönetimine bağlı çalışan hekimlerin bağımsız hareket edemediğini ve mevzuatın gerektirdiği önlemleri talep ettiklerinde işveren baskısıyla görevden alınabildiklerini ve bu durumun iş sağlığı denetimlerini zayıflattığını vurguladı.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et