Doç. Dr. Savaş Karabulut'tan baskılara karşı açık ders: 'Üniversitelerin şirketlerin, cemaatlerin arka bahçesi olmasını istemiyoruz'
Görevine dönmesine rağmen çeşitli engellemelerle karşılaşan Doç. Dr. Savaş Karabulut, İÜ Cerrahpaşa’da açık ders verdi. 12 Eylül'den KHK'lere üniversitelerin durumunu eleştiren Karabulut, özerk ve demokratik üniversite talebini yineledi.
Fotoğraf: Evrensel
Eylem Nazlıer
[email protected]
15 Temmuz 2016 sürecindeki KHK'larla görevden alınan Doç.Dr. Savaş Karabulut 29 Ekim'de görevden ihraç edilip 10 yıl sonra mahkeme kararıyla tekrar eski görev yerine iade edildi. KHK'yla görevden alındıktan sonra görev yerine dönen akademisyenlerin yaşamış olduğu problemlerin devam ettiğini gözlemleyen Karabulut, 3 Ağustos tarihinde İÜ Cerrahpaşa Avcılar Kampüsü'ne açık ders çağrısında bulundu.
Karabulut, “Bugün KHK'larla ihraç edilen akademisyenlerin bireysel olarak yaşamış olduğu tüm problemlere tek tek değinmeye gerek yok. Bugün yaşanılan problemler 80 darbesinden günümüze kadar gelen cuntacı darbelerle, YÖK'ten gelen talimalatlarla üniversitenin içinin boşaltılmasıyla, üniversitelerin rant kapısı hâline gelmesi için sürekli ihalelerle üniversite içine yeni projeler yapılmasıyla, öğrencilerin ucuz iş gücü olarak kullanılmasıyla ilişkilidir. Bunlar birbirinden bağımsız düşünülemez” dedi.
“12 Eylül’den KHK’lere, YÖK’ten üniversitelerin piyasalaşmasına, bilimsel özerkliğin tasfiyesinden bir deprem bilimcinin çalışma hakkının engellenmesine uzanan tarihsel ve politik süreç” konulu açık dersinde meselenin sadece bir oda meselesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Karabulut, 12 Eylül öncesi dönemden 1990’lara, üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre dizayn edilmesinden MESEM’lere kadar çeşitli meselelere değindi.
“Çalışma ve öğretme hakkım engelleniyor”
Göreve döndükten sonra da çalışma ve öğretme hakkının engellendiğini söyleyen Karabulut, “Öğretme özgürlüğü engellendiğinde öğrencilerin öğrenme hakkı da engellenmektedir. Akademik özgürlük yalnızca üniversite dışında konuşabilmek değildir. Akademik özgürlük; araştırabilmek, öğretebilmek, öğrenci yetiştirebilmek, karar süreçlerine katılabilmek ve bunları yaparken iş güvencesine sahip olmaktır” dedi.
Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Karabulut ifadelerine, “Bir öğretim üyesine maaş ödeyip onun ders vermesini, öğrenci yetiştirmesini ve bilimsel çalışma yapmasını engellemek kamu yararıyla bağdaşmaz. Söz konusu alan deprem bilimi olduğunda bu engellemenin bedelini yalnızca akademisyen değil, bütün toplum öder” şeklinde devam etti.
“Yaşasın üniversite emekçilerinin ortak mücadelesi”
Açık dersin son kısmındaysa “Biz üniversitelerin şirketlerin, holdinglerin, tarikatların, cemaatlerin, siyasal iktidarların veya kişisel yönetim anlayışlarının arka bahçesi olmasını istemiyoruz” diyerek nasıl bir üniversite istediklerine dair taleplerini dile getiren Karabulut, dersini “Yaşasın bilimsel, demokratik, laik, özerk, parasız ve kamucu üniversite mücadelesi! Yaşasın üniversite emekçilerinin ve öğrencilerin ortak mücadelesi” diyerek bitirdi.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et