EMEP Antalya İl Örgütü: Hizbullah katillerinin 'özel hukuk' ile serbest bırakılmasını kabul etmiyoruz!
EMEP Antalya İl Örgütü Hizbullah yöneticilerinin serbest bırakılmasını protesto için yaptığı açıklamada; “Hizbullah katillerinin "özel hukuk" ile serbest bırakılmasını kabul etmiyoruz” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Antalya - Emek Partisi (EMEP) Antalya İl Örgütü Hizbullah yöneticilerin serbest bırakılmasını Attalos Meydanında yaptığı basın açıklaması ile kınadı. Eylemde “Katil Hizbullah işbirlikçi AKP”, “Katillerden hesabı emekçiler soracak” sloganları atıldı.
Basın açıklamasında 1990’ların karanlığı aklanamaz, 183 cinayetin faillerine özel hukuk değil, Adalet istiyoruz” pankartı açıldı
1990’ların karanlığında kaybedilenlerin anısına sahip çıkmak, adaletin ve toplumsal vicdanın ayaklar altına alınmasına dur demek için toplanıldığı belirtilen açıklamada; “Ülkemiz, yargının jet hızıyla işleyen ‘özel hukuku’ ve cezasızlık politikalarıyla bir kez daha sarsılmıştır. 1990’lı yıllarda domuz bağı katliamlarıyla, sokak ortasındaki infazlarla hatırlanan, 183 insanın katledilmesinden sorumlu tutulan eli kanlı terör örgütü Hizbullah’ın üst düzey yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar, skandal bir yargı kararıyla serbest bırakılmıştır” denildi
“Hatırlayalım ve unutturmayalım”
20 Kasım 1992’de Gerçek Dergisi Diyarbakır Temsilcisi gazeteci Namık Tarancı’nın, 4 Eylül 1993’te DEP Mardin Milletvekili Mehmet Sincar’ın sokak ortasında katledildiği belirtilenh açıklamada; “Halkın, o dönemki karanlık bağlantılarından dolayı "Hizbulkontra" adını taktığı bu yapı; işçileri, aydınları, gazetecileri ve siyasetçileri hedef aldı. Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın katledilmesi sonrası gerçekleştirilen operasyonlarla bu kanlı yapının lider kadrosu yakalanmış ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına çarptırılmıştı.
Ancak Yargıtay’ın dosyayı yıllarca karara bağlamaması ve uzun tutukluluk bahanesiyle 2011 yılında serbest bırakılan bu katiller, firar ederek kayıplara karıştı. Haklarında kırmızı bülten ve 20 milyon liralık ödül bulunan sanıklar, tam 15 yıl boyunca "sözde" arandı” ifadelerine yer verildi
Herhangi bir Anayasa Mahkemesi ya da AİHM ihlal kararı bulunmamasına rağmen, firari sanıkların avukatları aracılığıyla yeniden yargılama talep ettiği vurgulanan açıklamada şunlar söylendi; “Başvuru jet hızıyla kabul edildi, infazlar durduruldu. Yıllardır kırmızı bültenle arandığı söylenen şahıslar, ellerini kollarını sallayarak Batman’ın Kozluk ilçesinde ortaya çıktı ve mahkemeye SEGBİS üzerinden bağlandı!
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, yıllardır adalet arayan mağdur ailelere duruşma tebligatı dahi göndermedi. Yargılama adeta ailelerden ve halktan kaçırıldı! Onlarca cinayetten beraat ettirilen örgüt yöneticilerine, yalnızca "örgüt üyeliği" suçundan alt sınırdan ceza verildi. Yetmedi, 15 yıldır firari olan bu katillere bir de "iyi hal indirimi" uygulanarak cezaları 6 yıl 3 aya düşürüldü ve serbest bırakıldılar.”
"Hizbullah tetikçilerine hangi "özel hukuku" işletmektedir?"
“Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca’nın Adalet Bakanı Akın Gürlek’e cevaplaması için gönderdiği soru önergesini biz burada Attalos Meydanında tekrarlıyoruz” denilen açıklamada şu sorular yönelitildi
- “Hizbullah yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar’ın yeniden yargılanma talebinde bulunmasına dayanak bir AYM kararı var mıdır? AYM kararlarının Hizbullah sanıklarına “kişiye özel” biçimde uygulanmasının gerekçesi nedir?
- AİHM ve AYM kararlarına rağmen Can Atalay’ı, Selahattin Demirtaş’ı, Osman Kavala’yı; halkın haber alma hakkını savunan gazetecileri ve bu sömürü düzenine itiraz eden tüm muhalifleri cezaevinde tutan anlayış; sıra eli kanlı Hizbullah tetikçilerine gelince hangi "özel hukuku" işletmektedir?
- Yargılama sürecinin Edip Gümüş ve Cemal Tutar’ın faili olduğu cinayetlerde yaşamını yitirenlerin ailelerinden habersiz bir şekilde yürütülmesinin açıklaması nedir? Bakanlığınız bu konuda bir inceleme yapmış mıdır?
- Yıllardır firari olmalarının yanında kırmızı bültenle aranan sanıkların Batman’dan SEGBİS vasıtasıyla duruşmaya katılmaları nasıl olanaklı olmuştur?”
İktidarın kendi siyasi ikbalini korumak adına yargıyı bir araç olarak kullanmasını, karanlık çetelerle ve geçmişin katilleriyle kurulan ilişkilerin redddildiği ifade edilen açıklamada; “1990’lı yılların faili meçhul cinayetlerinin, domuz bağlı katliamlarının üstünün örtülmesine izin vermeyeceğiz. Adalet; katilleri "iyi hal" indirimleriyle sokaklara salmak değil, katledilen gazetecilerin, siyasetçilerin ve yurttaşların hesabını sormaktır” ifadeleri kulalnıldı.
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et