Adana'da kadınlar cinayetin işlendiği noktadan seslendi: 'Erkek şiddeti politiktir, artık yeter'
Adana Kadın Platformu, Reyhan Acar'ın öldürüldüğü Gülbahçesi Mahallesi'nde yaptığı açıklamada, son günlerde peş peşe yaşanan kadın cinayetlerine dikkat çekerek, erkek şiddetine karşı acil önlem çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Evrensel
Volkan Pekal
[email protected]
Adana'da son günlerde yaşanan kadın cinayetlerine kadınlar cinayet noktasından tepki gösterdi. Reyhan Acar, Seyhan'ın Gülbahçesi Mahallesi'nde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirirken, Hatice Mine Kocamaz boşanma aşamasında olduğu bekçi eşi tarafından Yüreğir'deki evinde öldürüldü. Çukurova'da ise Semra Yılmaz, Rüzgarlı Tepe mevkisinde silahla öldürüldü. Adana’nın üç büyük merkez ilçesinde işlenen 3 cinayetle ilgili şüphelilerden ikisi tutuklanırken, Reyhan Acar cinayeti faili aranıyor.
Aynı hafta içinde üç kadının yaşamını yitirmesi üzerine Adana Kadın Platformu, Gülbahçesi Mahallesi'nde 24 yaşındaki Reyhan Acar’ın öldürüldüğü noktada bir araya gelerek erkek şiddetine karşı mücadele çağrısı yaptı. Platform adına basın açıklamasını okuyan Belgin Işık, kadın cinayetlerinin tesadüfi ya da münferit olmadığını belirterek, yaşananların yıllardır sürdürülen politikaların sonucu olduğunu söyledi.
Açıklamada konuşan Reyhan Acar’ın annesi Selma Acar, “Ne istediler kızımdan? Kadınlardan ne istiyorlar? Biz katilin bulunmasını istiyoruz. Katil bulunsun ve yargılansın. Kadın cinayetlerine hayır” dedi.
"Yaşam hakkı kadınlar için kasten değersizleştirildi"
Kadın örgütlerinin yıllardır aynı taleplerle meydanlarda olduğunu dile getiren Işık, "Bu kaçıncı kez bir araya gelişimiz, bu kaçıncı kez 'Kadına şiddeti önleyin', 'Erkek şiddetini durdurun' diye haykırışımız?" diye sordu. Kadınların erkek şiddetinden korunması için gerekli önlemlerin bilerek alınmadığını ifade eden Işık, "Bir günde üç ayrı kadın, üç ayrı vahşet yaşandı. Reyhan Acar, Hatice Mine Kocamaz ve Semra Yılmaz erkek eliyle hayattan koparıldı" dedi.
"Her yer suç mahalli, her yer kadın cesedi"
Kadınların ateşli silahlarla, kesici aletlerle ya da boğularak öldürüldüğünü söyleyen Işık, kadın cinayetlerinin yanı sıra ağır yaralama ve şüpheli kadın ölümlerinin de arttığına işaret ederek "Her yer suç mahalli, her yer kadın cesedi. Ölümle sonuçlanmayan saldırılarda ise kadınlar ağır yaralanıyor, sakat bırakılıyor. Bir de sayısı faili belli kadın cinayetlerini aşan şüpheli kadın ölümleri gerçeğiyle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.
2026 yılının ilk altı ayında erkekler tarafından 150 kadın öldürülürken, temmuz ayıyla birlikte bu sayının 207'ye ulaştığına dikkat çeken Işık, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilinmesi, 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanmaması, cezasızlık politikaları ve iyi hal indirimlerinin failleri cesaretlendirdiğini söyledi. "İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmekle, 6284'ü uygulamayarak, iyi hal indirimleriyle, cezasızlıkla ve yıllarca sonuçlanmayan dosyalarla devlet kadınları değil, erkek şiddetini koruyor" diyen Işık, kadınların sokakta, evde, işte ve kamusal alanda can güvenliğinden yoksun bırakıldığını ifade etti.
"Artık harekete geçin"
Açıklamanın sonunda kadın cinayetlerinin önlenmesi için siyasi irade çağrısı yapan Işık, erkek şiddetine karşı devleti ve kurumları kadınları korumaya yönelik yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırarak "Bizler artık 'Bir kişi daha eksilmeyeceğiz' demek istemiyoruz. Senelerdir artarak devam eden kadın katliamlarının önlenmesini, erkek şiddetinin durdurulmasını istiyoruz" dedi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et