ABD’den Suudi Arabistan'a nükleer silah üretimi desteği
ABD ve Suudi Arabistan, Riyad’ın sivil nükleer program kurmasını öngören 30 yıllık anlaşmayı imzaladı. UAEA denetimi dışında kalan ve ABD’li dev şirketlere kâr kapısı açan adım, Suudi Arabistan’ın nükleer silah geliştirmesine zemin hazırlayabilir.
Fotoğraf: Eslam Mohammed Abdelmaksoud/Pexels
ABD ve Suudi Arabistan, Körfez ülkesinde sivil bir nükleer program kurmak üzere Amerikan teknolojisi ve uzmanlığından yararlanılmasını öngören bir anlaşmaya vardı. “123 anlaşması” olarak nitelendirilen anlaşma, ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman Al Suud tarafından imzalandı. Anlaşma, Riyad’ın sivil nükleer program başlatmasına yardımcı olacak ve “enerji ihtiyacı” gerekçesi öne sürülse de potansiyel olarak Suudi Arabistan topraklarında uranyum zenginleştirilmesinin önünü açacak. Bu da Riyad’ın nükleer silah geliştirmesine izin vermek ve hatta yardımcı olmak anlamına geliyor.
Rant Amerikan şirketlerine akacak
Uluslararası basında yer alan haberlere göre anlaşma Riyad’a Amerikan reaktör teknolojisine erişim izni veriyor. Suudi Arabistan’ın nükleer altyapısını inşa etmekle görevli Amerikan şirketleri için on milyarlarca dolarlık kârın da önünün açıldığı belirtiliyor. 30 yıl süreli anlaşma, ABD şirketlerine Suudi Arabistan'ın nükleer altyapısının inşasında kilit bir rol veriyor ve diğer yabancı rakipleri dışarıda bırakıyor.
Anlaşmanın temel hükümlerinden biri, ABD'li şirketlerin Suudi Arabistan'da bir uranyum zenginleştirme tesisi inşa etmesini öngörüyor. Trump yönetimi, anlaşmanın ABD'ye Suudi nükleer programı üzerinde nüfuz sağlayacağını programın askerî amaçlarla kötüye kullanılmamasını garanti edeceğini iddia ediyor. ABD’li taraflar, hassas teknolojinin Suudi Arabistan’ın eline geçmesini kesinlikle engelleyeceğini savunuyor.
BM’nin denetimi dışında olacak
Ancak anlaşma kapsamındaki nükleer çalışmaların Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) denetiminin dışında olması dikkat çekiyor. BM’nin nükleer denetim kurumu olan UAEA’nın güvenlik önlemleri protokolü, nükleer silahların yayılmasının önlenmesine yönelik denetim faaliyetleri için temel teşkil ediyor. Suudi Arabistan, ülkelerin kendi topraklarında uranyum zenginleştirmesini veya kullanılmış reaktör yakıtını yeniden işlemeyi yasaklayan “altın standart” taahhüdünü kabul etmeyi reddetmiş durumda.
ABD, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile benzer bir anlaşma imzaladığında, BAE yönetimi, nükleer yakıt zenginleştirme veya kullanılmış nükleer yakıt işleme faaliyetlerinde bulunmamayı kabul etmişti.
Kongreden geçebilecek mi?
Önümüzdeki günlerde ABD Kongresinin incelemesine sunulması beklenen anlaşmanın burada vekillerin itirazı ile karşılaşması bekleniyor. Zira çok sayıda Kongre üyesi, siyaseten istikrarsız kabul edilen Ortadoğu'da nükleer teknolojinin yayılmasına karşı çıkıyor.
2018 yılında, bir grup Demokrat ve Cumhuriyetçi milletvekili, Riyad ile nükleer iş birliğini engelleyecek bir yasa tasarısını desteklemişti. Ancak Trump yönetimi anlaşma için baskı yapmaya devam etti. Aynı yıl, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İran’ın “nükleer bomba geliştirmesi halinde, bizim de en kısa sürede aynısını yapacağız” dedi.
Anlaşmanın değerinin on milyarlarca dolar olduğu tahmin ediliyor ve bu anlaşma, ilk olarak Biden yönetimi döneminde tasarlanan bir planın devamı niteliğinde. Söz konusu anlaşma kapsamında ABD, Suudi Arabistan’ın İsrail ile resmi ilişkiler kurması karşılığında nükleer iş birliğine razı olacaktı. İsrail ile Riyad arasında ilişkilerin normalleşmesi ihtimali, 7 Ekim’de Hamas’ın düzenlediği saldırı ardından başlayan Gazze soykırımı nedeniyle gündemden çıktı. Trump yönetimi ise, İsrail ile normalleşmeyi nükleer anlaşmanın şartı olmaktan çıkardı.
(DHA)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et