20.07.2026 20:51

Suruç Katliamı'nda hayatını kaybedenler anıldı: 'Sorumluluğu bulunanlar çıkarılsın'

2015'te yaşanan Suruç Katliamı'nda can veren 33 kişi Kadıköy'de anıldı. Açıklamada, katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek faillerin ortaya çıkarılması, ihmali ve sorumluluğu olanlar hakkında soruşturma yürütülmesi istendi.

Suruç Katliamı'nda hayatını kaybedenler anıldı: “Sorumluluğu bulunanlar çıkarılsın”

Fotoğraf: ANKA

Suruç Katliamı'nda hayatını kaybeden 33 kişi Kadıköy'de anıldı. Anmada Suruç ailelerinden Bayram Boyraz ve Ali Sadet, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu Eş başkanı Berfin Polat, DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu konuşmalar gerçekleştirdi.

Cezaevinde tutuklu bulunan Suruç İçin Adalet Platformu avukatı Sezin Uçar, saldırıdan yaralı kurtulan Uğur Ok ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi Eş Genel Başkanları Hatice Deniz Aktaş ve Murat Çepni’nin anma için gönderdiği mesajlar okundu. Suruç Aileleri İnisiyatifi adına hazırlanan "Suruç İçin Adalet, Herkes İçin Adalet" başlıklı açıklama katliamdan yaralı kurtulan Merve Nur İşleyici tarafından okundu.

Açıklamada “Bundan 132 ay önce, yıkılmış bir kenti yeniden inşa etmek için yola çıkan, çoğu üniversite öğrencisi olan yüzlerce kişi; mola verdikleri Urfa'nın Suruç ilçesinde IŞİD tarafından gerçekleştirilen canlı bombalı saldırının hedefi oldu. Bu saldırıda 33 düş yolcumuz ölümsüzleşirken, yüzlerce arkadaşımız yaralandı. Aradan geçen 11 yıl boyunca, başta Halitağa olmak üzere kent kent, sokak sokak, meydan meydan adalet mücadelemizi sürdürmekten bir an olsun vazgeçmedik. On bir yıldır aynı soruları sormaya, aynı talepleri dile getirmeye ve 33 düş yolcumuzu anmaya devam ediyoruz. Ancak onca yıla rağmen Suruç Katliamı'nın aydınlatılması yönünde tek bir adım dahi atılmadı. Gerçek failler ve sorumlular ortaya çıkarılmadığı gibi, katliam davası boyunca aileler ve avukatlar olarak dile getirdiğimiz hiçbir talep karşılanmadı. Üstelik 11 yılın sonunda adalet talebimiz suç sayıldı; 'mahkemeye hakaret' gerekçesiyle ailelerimize hapis cezaları verildi” denildi.

“Katliamın planlayıcıları yargı önüne çıkarılmadı”

Suruç Katliamı davasının bugün hâlâ sürdüğü hatırlatılan açıklamada, “Katliamın ardındaki gerçek sorumluların yargılanması için dile getirdiğimiz talepler görmezden gelindi. Dava dosyası yalnızca saldırıyı gerçekleştiren kişiyle sınırlandırılırken; katliamın planlayıcıları, azmettiricileri, ihmali bulunan ve katliama göz yuman kamu görevlileri bir kez olsun yargı önüne çıkarılmadı. Cezasızlık politikalarının bir sonucu olarak, katliamın ardındaki gerçek sorumluların ortaya çıkarılması engellendi Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, siyasi çıkarları söz konusu olduğunda 'bildiklerimi açıklarsam birçok insan, insan içine çıkamaz' minvalindeki açıklamalarıyla kamuoyuna açık biçimde mesaj verirken; mahkeme, katliama ilişkin bilgi sahibi olduğunu açıkça ortaya koyan ve bu nedenle dinlenmesini defalarca talep ettiğimiz Davutoğlu'nun tanık olarak dinlenmesi talebimizi her seferinde reddetti. Katliam öncesinde saldırganın ve bağlı olduğu IŞİD hücresinin güvenlik birimleri tarafından bilindiğine ilişkin çok sayıda somut delil ortaya konulmasına rağmen, etkili ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmedi. İstihbarat ve emniyet birimlerinin sorumluluğu görmezden gelinirken, dosya üzerindeki gizlilik kararıyla gerçeğin açığa çıkarılması engellendi. Dosyada bulunan iki firari sanık, Deniz Büyükçelebi ve İlhami Bali'nin Türkiye’nin denetiminde bulunan kamplarda olduklarına dair somut bilgiler bulunmasına rağmen, bu kişilerin Türkiye'ye getirilerek yargılanması için hiçbir adım atılmadı. Aradan geçen 11 yıla rağmen, 33'lerin katledilmesine ilişkin görülen davada tek bir kişi dahi sanık kürsüsüne çıkartılmadı” ifadelerini kullandı.

“Suruç katliamı, örgütlü ve önlenebilir bir saldırıdır”

Suruç Katliamı'nın ne bir kişinin gerçekleştirdiği bir saldırı ne de münferit bir olay olduğunun vurgulandığı açıklama şu taleplerle sona erdi:

"Suruç Katliamı, örgütlü ve önlenebilir bir saldırıdır. Bu nedenle yalnızca tetikçilerin değil, katliama giden yolu açan, açtıran ve bu katliamın gerçekleşmesine zemin hazırlayan herkesin yargılanması talebimizden vazgeçmiyoruz. Bizler; Suruç Katliamı'nda ölümsüzleşenlerin aileleri, yaralılar, avukatlar ve adalet talebini büyütenler olarak, 11 yıldır sürdürdüğümüz taleplerimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz:

Katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek faillerin ortaya çıkarılmasını,

  • İhmali ve sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmesini,
  • Firari sanıkların yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını,
  • Suruç Katliamı'nın insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesini ve zaman aşımı uygulanmamasını,
  • Adil, şeffaf ve etkin bir yargılama yapılmasını talep ediyoruz.”
(ANKA)

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
20.07.2026 13:06 / Güncelleme: 13:45

SGK zam farkı takvimi netleşiyor: Hangi emekli ne kadar ek ödeme alacak?

En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesiyle SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine 3 bin 552 liralık fark doğarken, memur emeklilerine dönemine göre toplu ödeme yapılacak. Peki, ek ödemeler ne zaman yatacak? Kim, kaç para alacak?

SGK zam farkı takvimi netleşiyor: Hangi emekli ne kadar ek ödeme alacak?

Fotoğraf: Peggy_Marco/Pixabay

20.07.2026 13:25 / Güncelleme: 14:02

Varto’da JES’e karşı nöbet 78’inci gününde: Çadır Nöbetini arıcılar devraldı

Muş ve Bingöl sınırındaki 16 köyü tehdit eden jeotermal projesine karşı bölge halkının başlattığı çadır nöbeti sürüyor. 78’inci gününde nöbeti Varto’daki arıcılar devraldı.

20.07.2026 12:55 / Güncelleme: 13:28

EMEP’li Bayhan’dan bakımevindeki işkence önergesine yanıta tepki: '‘Aile yılı’ mı işkence yılı mı?'

EMEP'li İskender Bayhan, bakım merkezindeki engelli çocuklara işkence ile ilgili soru önergesine verilen yanıta tepki göstererek; "Bakım evlerini birer kâr merkezine dönüştüren zihniyet, yaşanan her işkence vakasının ve ölümün doğrudan failidir" dedi.

EMEP’li Bayhan’dan bakımevindeki işkence önergesine yanıta tepki: "‘Aile yılı’ mı işkence yılı mı?”

İskender Bayhan | Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!