20.07.2026 11:28 / Güncelleme: 11:45

Marmara’da son bir seneyi nasıl geçirdik?

Marmaralılar KYK burs/kredisiyle geçinemiyorsa, kampüse yeterli kapasitede kütüphane yapılmıyorsa, ulaşım koşulları iyileştirilmiyorsa, ders materyallerini kendimiz karşılamak zorunda kalıyorsak Marmara'nın 10,1 milyar TL’lik bütçesi nereye gidiyor?

Marmara’da son bir seneyi nasıl geçirdik?

Fotoğraf: Anilyilmaz/Wikimedia Commons CC BY 3.0

Betül ve Yasemin

Marmara Üniversitesi

 

Mezuniyet törenleriyle 2025-2026 Marmara'sını kapatırken seneyi bir de bizim gözümüzden inceleyelim. Seneye başlarken rektörümüz ve yemekhane fiyatlarımız değişmişti. Atanmış rektör, Türkiye'de uygulanan antidemokratik kararların Marmara'daki uygulayıcısı olarak hayatımıza dahil oluyor. 19 Mart'ın ardından yeni dönemde eğitim hayatımıza başka atanmış rektörle devam etmek demek, demokratik üniversite mücadelesinin de devam etmesi gerektiğini gösteriyordu. Yeni kampüsümüz artık alıştığımız bir kampüs olmuştu kimimiz için. İlk üniversite senesini Başıbüyük'te geçirenler ise üniversite hayatını kütüphanesi olmayan bir kampüste sosyalleşemeden, ulaşım koşullarıyla cebelleşerek tattı. Bir üniversitenin nasıl olması gerektiğini değil, Türkiye'deki üniversitelerin geldiği tabloyu sunuyordu aslında Marmara.

Mehmet Emin Okur yönetiminde nasıl bir Marmara gördük?

Öğle aralarında yemek için 2 seçeneğimiz vardı. Otomat sandviçi ya da 40 dakikalık molada 1 saatlik bekleyişle ulaşabildiğimiz hijyenik ve doyurucu olmayan yemek. Dönem başında yemekhaneyi kullanan arkadaşlarımız zehirlendi. Bu haberler yayılınca pek çok kişi yemekhaneye gitmekten vazgeçti. Kimisi yemekhaneyi boykot ettiği için, kimisi zehirlenmekten korktuğu için. Ancak sağlıklı ve doyurucu yemekler istiyorsak bunu ondan vazgeçerek değil, onun için mücadele ederek kazanabiliriz. Haklarımıza dört elle sarılmadan, sahip çıkmadan, bunun için mücadele etmezsek değiştirmek istediğimiz koşullar ilelebet öyle kalır. Öyle ki rektörlük birleştiğimiz ve kendi çıkarlarımız için mücadele ettiğimiz her adımdan çekiniyor. Bunun en önemli göstergelerinden biri sene içinde “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselinin yapımcı ve yönetmeninin konuk olduğu kulüp etkinliği gerçekleşebilsin diye rektörün kampüse 17 çevik kuvvet aracını sokması ve dışarıdan bir avuç insanı katılımcı olarak getirmesiydi. Yönetim öyle bir kulüp etkinliği yapıyor ki, öğrencilerin katılmayacağına dair isabetli bir öngörüsü var. Hatta öğrenciler etkinliğin yapılmasına engel olmaya çalışmasın diye çevik kuvvet ve gözaltı araçlarını kampüs içinde tutuyor.

Yan yana gelmeyelim diye her şeyi deniyorlar

Bu seneki bahar şenliğine yüzlerce Marmaralı katıldı. Şenliğin konser günlerinde “Hak, hukuk, adalet” gibi en temel taleplerimizi içeren sloganlar attık. Şenlik bize bir araya geldiğimiz zaman birbirimizden güç aldığımızı göstermiş oldu. Demek ki bizim daha fazla bir araya gelebileceğimiz alanları inşa etmemiz gerekiyor.

Buna karşılık diğer okullarda kapatılan kulüplerle birlikte Marmara'da da kulüpler zayıflatılmaya çalışılıyor. Rektörlük kulüp ve toplulukların etkinlik yapmasını olabildiğince zorlaştırıyor. Basit bir etkinliğin izninin okulun birçok biriminin onayından geçmesi gibi. Bunu yaparak sinema kulübünün film izlemesi, iktisat öğrencilerinin iktisat tartışması, dil bölümü öğrencilerinin dil öğrenimlerini geliştirebileceği etkinlikler yapması, güzel sanatlar kulübünün öğrencilerin kendi eserleriyle sergi düzenlemesi gibi çok temel faaliyetlerin bile yapılmasına karşı yasak koymaktan çekinmiyor. Bu alanlarda etkinlik yapmakta ve yan yana gelmekte ısrar eden, öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik üretimi sağlayan öğrenciler herhangi bir soruna karşı birlikte düşünebilir ve harekete geçebilirler. Atanmış rektörün öğrencilerin kendi alanlarında birlikte gelişmelerinin bile önüne bir dizi engel koyuyor olması şaşırtıcı değil, öğrenci birliklerinin güçleneceğinden korkuyor çünkü.

Sultanahmet out, Hilltown in

Başıbüyük kampüsü öğrencilere uygun ve yeterli koşullara sahip olmadığından öğrenciler, Hilltown AVM’yi Marmara’nın sosyal alan kampüsü ilan etti. Hilltown kampüsünü saymazsak senenin başındaki kampüs sayımız 9 iken dönem ortasında Sultanahmet binası bizden habersiz satıldıktan sonra bu sayı 8’e düştü. Yönetim, bu kampüsü yıllardır restorasyon bahanesiyle öğrencilerin kullanımına kapatarak kampüsün varlığından bihaber olunmasına sebep oldu. Bizler buranın varlığını kampüsün sermayeye peşkeş çekilmesi haberiyle birlikte öğrenmiş olduk. Ama elbette ki gözleri doymuyor. Kampüsü satmaları yetmezmiş gibi temel ihtiyaçlarımızı da karşılamıyorlar. Üniversite öğrencilerini yoksullaştıran bir Erdoğan-Şimşek Programı varsa ve üniversite bütçesi öğrencinin temel ihtiyaçlarına ayrılmıyorsa buraya İŞKUR kontenjanlarının 2 katı kadar başvuru olması çok normal. Sermaye programını uygulayanlar, okulda personel çalıştırmaktansa öğrencileri okurken çalışmak zorunda bırakıp çok daha ucuza, “cep harçlığına” sermayesini büyütüyor. GÜÇ (Gençliğin Üretim Çağı) programı kapsamında 445-472 milyar arası ayrılan bütçe öğrencilere doğrudan burs olarak verilmiyor, öğrenciler çalıştırıldıktan sonra almaya “hak kazanıyor”. Marmaralılar KYK burs/kredisiyle geçinemiyorsa, resmiyette var olan Cinsel Tacizi Önleme Kurumu (CİTÖK) için bir idari ofis ya da psikolojik danışmanlık bürosu bulunmuyorsa, kampüse yeterli kapasitede kütüphane yapılmıyorsa, ulaşım koşulları iyileştirilmiyorsa, ders materyallerini kendimiz karşılamak zorunda kalıyorsak Marmara'nın 10,1 milyar TL’lik bütçesi nereye ve kime gidiyor o zaman? Ekonomik, askeri, siyasi ilişkilerin daha derinleştiği ve ABD emperyalizmine daha bağımlı hale gelen Türkiye’de yaşayan insanların insanca yaşama hakkına göz dikilerek savaş sanayi bütçesi arttırılırken, bu bütçe neden büyük sermaye sahiplerinden değil de eğitimden, sağlıktan, kamu harcamalarından tasarruf edilerek sağlanıyor? Hangi cevap gençlerin ucuz, esnek ve güvencesiz çalıştırılmasının haklı sebebi olabilir? Milyonlarca gencin işsiz, yoksul, NEET (ne eğitimde ne istihdamda) gençler olması sonucunu hangi sebep haklı yapar? Herhalde insanca yaşam için mücadele verdiğimiz bu koşullarda beklenen cevabın geçerli bir yanı olamaz.

Parasız, bilimsel, demokratik eğitim için mücadeleye!

Üniversitemizde öğrenciler Marmara yönetimi içinde yer almıyor, orada herhangi bir temsiliyetimiz bulunmuyor. Bütçe öğrenci yararına kullanılmak üzere planlar yapılmazken bu nedenle buraya da müdahale edemiyoruz. Öğrenciler karar mekanizmalarının parçası olmadan, yönetimde sözünü söyleyebileceği alan olmadan öğrenci yanlısı kararlar verilmiyor. Bunu ancak 19 Mart’ta yaptığımız gibi halen geçerliliğini koruyan taleplerimizi kazanmak için yan yana geldiğimiz bir mücadele ile sağlayabiliriz. Bütçe planlanmasından tutalım da eğitim alanlarının bilim, kültür, sanat ürettiğimiz yuvalar haline gelmesine kadar taleplerimiz için demokratik Marmara mücadelesini büyütelim!

 

(Genç Hayat)

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
20.07.2026 09:28

Sınıfta değil, pazar tezgahında: Hatay'da ataması yapılmayan öğretmen geçinmek için mandal tokası satıyor

Hatay'da ataması yapılmayan 26 yaşındaki Sosyal Bilgiler Öğretmeni Didem Beyaz, geçimini sağlamak için pazarda el emeği ürünler satıyor. Yaşadığı durumu "var olma mücadelesi" olarak tanımlayan Beyaz, eğitimdeki liyakatsizliğe tepki gösterdi.

Sınıfta değil, pazar tezgahında: Hatay'da ataması yapılmayan öğretmen geçinmek için mandal tokası satıyor

Fotoğraf: MA

20.07.2026 09:13

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan siyasi partilere 'çerçeve yasa' turu

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, tatile girmeden Meclis'e sunularak görüşülmesi hedeflenen süreçle ilgili “çerçeve yasa” konusunda siyasi partileri ziyaret edecek.

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan siyasi partilere “çerçeve yasa” turu

Fotoğraf: ANKA

20.07.2026 10:51

Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın Avrupa'daki muhtemel rakipleri belli oldu

UEFA Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi 3’üncü eleme turu kura çekimleri bugün yapılacak. Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın turu geçmeleri halinde karşılaşabilecekleri muhtemel rakipler netleşti.

Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın Avrupa'daki muhtemel rakipleri belli oldu

Fotoğraf: Chaos Soccer Gear/Unsplash

20.07.2026 11:25

Prof. Dr. Erkan Aktaş’tan kritik ithal atık uyarısı: 'Tercih açık; atık ithalatı mı, Türkiye'nin turizm geleceği mi?'

Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Aktaş, Türkiye'ye her yıl yaklaşık 23 milyon ton atık ithal edildiğini belirterek, ithal atıkların çevre, tarım ve turizm üzerindeki etkilerine karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.

Prof. Dr. Erkan Aktaş’tan kritik ithal atık uyarısı: "Tercih açık; atık ithalatı mı, Türkiye'nin turizm geleceği mi?"

Fotoğraf: engin akyurt/Unsplash

20.07.2026 11:30 / Güncelleme: 11:36

Merkez Bankası Anketi açıkladı: Piyasanın yıl sonu enflasyon beklentisi yükseldi

Merkez Bankasının piyasa katılımcıları anketine göre, piyasanın yıl sonu enflasyon artış beklentisi yüzde yüzde 29,14’ten yüzde yüzde 29,21'e yükseldi.

Merkez Bankası Anketi açıkladı: Piyasanın yıl sonu enflasyon beklentisi yükseldi

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!