19.07.2026 00:20

Kemalpaşa Yukarıkızılca Mahallesi halkı madene karşı ayakta

İzmir’in Kemalpaşa ilçesine bağlı Yukarı Kızılca Mahallesi’nde vatandaşlar kurulmak istenen çinko ve kurşun madeni projesine karşı “madene hayır” direnişi başlattı. Üç yıl önce maden faaliyeti halkın mücadelesi ile durdurulmuştu.

Bahar Emreoğlu
[email protected]
Ramis Sağlam
[email protected]
Selin Atar


İzmir – Kemalpaşa ilçesi Yukarıkızılca Mahallesi, Aşağı Kızılca ve Örnekköy mevkilerini kapsayan ormanlık alanda Volcan Metal Madencilik Sanayi AŞ tarafından kurulması planlanan kurşun ve çinko madeni bölgedeki su kaynaklarını tehdit ediyor. Bölgenin en önemli su kaynağına 400 metre mesafede yapılan sondaj çalışmasının ardından şirket faaliyete geçmeyi planlıyor. Yukarıkızılca’da 1. derece doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanında şirketin, maden arama ruhsatı alması ve sondaj çalışmalarına başlamasına karşı halk astıkları pankartlar ve toplamaya başladıkları imzalarla madenin faaliyetini durdurmaya çalışıyor. Maden faaliyetinin bölgedeki su yataklarına, tarım alanlarına ve tarihi dokuya zarar vereceğini belirten vatandaşlar, verilen ruhsatın iptal edilmesini talep ediyorlar. 

Doğal, gündelik hayat olumsuz etkilenecek’ 

Yüzeyde madenin cephelerle ilgili çalışmalarını tamamladığını belirten Yukarıkızılca’da yaşayan Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Eski Başkanı Alim Murathan, şirketin 1800 metrelik bir sondaj planladığını söyledi. Eğer sondajlardan olumlu sonuç alırlarsa bir madeninin işletme sahası olarak faaliyete geçeceğini belirten Murathan, “Bunun bölgede öncelikle doğal yaşama, ormana, ağaçlara, buradaki gündelik hayata çok ciddi etkileri olabilir. Çünkü köyün tek yolu var. Bir orman maden işletmesi demek, onlarca kamyon demektir. İşletmenin, sondaj yapılacak alanı köy içme suyunun yaklaşık 400 metre yukarısında bir alanda planlanıyor. Dolayısıyla ilk etkilenecek ve risk altında olacak olan şey içme suyu kaynağıdır” dedi.

‘Su kaynağı üzerine maden işletmesi olmaz’

Doğal hayatı, gündelik hayatı ve doğrudan içme su kaynaklarını etkileyecek olan madenin yaratacağı sonuçları değerlendiren Murathan, “Dünyanın gelişmiş hiçbir ülkesinde bir su kaynağı üzerinde maden işletme sahası olamaz. Vatandaşlarla birlikte maden işletme sahibiyle görüşmemiz oldu. Oradan anladık ki İZSU hariç, DSİ de dahil olmak üzere burada su kaynağı olduğu konusunda bilgileri yok. Buranın bir özgünlüğü var, bir içme suyu havzasında maden sahası ÇED aşamasına gelmez. Biz bu konuyla ilgili hem İZSU Genel Müdürlüğüne hem DSİ Genel Müdürlüğüne dilekçe verdik. İlgili kurumlar mutlaka araştıracaktır” bilgisini paylaştı.

‘Maden hepimize zarar verecek’

Doğma büyüme Yukarıkızılcalı olduğunu belirten Yukarı Kızılca Eski Mahalle Muhtarı Mehmet Çoban, “3 yıl önce başlatmak istedikleri maden çalışmasını durdurduk. Madenin iyi bir tarafı yoktur, hepimize zarar verecek. Başta suyumuz zehirlenecek. İçme suyumuz oradan geliyor. Bölgede binlerce kişinin o suya ihtiyacı var. Doğal güzelliğimiz de gidecek. Bu yeşil giderse buraya kimse gelmez. Biz de gideriz. Hiçbirimiz burada madeni istemiyoruz” diye konuştu.

Şimdiden 300 ağaç kesildi

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 3 yıl önce maden faaliyetinin başlamadan sonlandırıldığını belirten 73 yaşındaki Levent Algün, “Bizim bütün suyumuz oradan geliyor. İzmir’de yangın çıkmayan yer kalmadı ama burada çıkmadı. Çünkü burayı köylüler koruyor. Bu çamlar 50-100 senede çıkıyor. Şimdiden 300’e yakın ağaç kesilmiş. Bu insanların gözü dönmüş. Her buldukları yere konmaya çalışıyorlar. Devlet de buna izin veriyor, biz madeni istemiyoruz” diye konuştu.

Madencilere ekmek yok

Yukarızılca’da 30 yıldır fırıncılık yapan Fatma Özkan, tepkisini ürettiği ekmekle göstermiş. Özkan, “İlk geldiklerinde şirketten gelenleri tanımıyorduk. Benden ekmek aldılar. Ben sonradan uyandım. İkinci seferde ‘Size ekmek yok’ dedim. Doğamızı, havamızı suyumuzu bozacakları için ekmek vermedim. Bir daha da gelmediler zaten” dedi.

‘Hep birlikte mücadele etmeliyiz’

Madene kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini belirten 5 yıldır Yukarı Kızılca’da kafe-restoran işletmeciliği yapan Berna Ercan, “Böyle güzel yerlerde nasıl böyle bir şeye izin verilebiliyor. Yetkililer, halkın izni olmadan böyle bir şeye nasıl cüret edebiliyor, inanamıyorum. O kadar büyük bir örgütlenme olmalı ki orada çalışan işçiyi bile mücadeleye dahil etmeliyiz. Bu hepimizin derdi, davası. Rant meselesi olmasına asla izin verilmemesi gerekiyor” dedi.

‘Bir kişi zengin diğerleri mağdur olacak’

Kemalpaşa’da öğretmenlik yapan Ahmet Adeka, su kaynağından yararlanan ve musluğundan su içen bir vatandaş olduğunu vurgulayarak, “Şirket yetkilileri ağaçları yaşlı oldukları için kestiklerini söylediler. Şimdiden bölgenin doğasını katletmeye başladılar. Kimyasal kullanmadan, suyu kirletmeden burada maden faaliyetinin olması mümkün değil. Maden faaliyeti sonucu yaşanan kirlenmenin suya karışmama şansı da yok. Şimdi buradan bir kişi zengin ama geri kalanlar mağdur olacak. Bu mücadelenin peşini bırakmayacak ve suyumuzu şirketin kirletmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

'Çocuklarımız, torunlarımız için hayır diyoruz'

Sabriye Durak: Biz madene itiraz ediyoruz. Köyümüzün düzeninin, doğal güzelliğinin bozulmasını istemiyoruz. O ağaçlar bizim ciğerimiz.

Kadriye Alıcı: Sularımızın zehirlenmesini istemiyoruz. Çocuklarımız, torunlarımız var. Kesinlikle hayır diyoruz.

Sedat Türkmen: Burada doğdum. Dağımızda yapmak istedikleri madene karşıyız. Çünkü ağaçlarımızı, suyumuzu yok edecekler. Hayvanlar etkilenecek. Maden onaylanırsa binlerce ağacımız gidecek.

Temel Dönmez: Burada doğdum, büyüdüm. Doğal su kaynağımız dağdan geliyor. Bu maden de tam kaynak olan yere gelecek. Madenin olmaması için savaşacağız.

İbrahim Ünal: Madenin geldiğini kepçe seslerinden duyduk. Son 1 haftada yoğun bir ilgi oldu. Bu madene her türlü karşı çıkacağız.

Sedat Kandemirli: Yukarı Kızılca’da madene hayır diyoruz. Maden şirketinin buradan gitmesi için her şeyi yapacağız. Bu bir cinayet. Bu madenin sahibinin vicdan sahibi olması lazım.

Sedat Uşak: 3 yıl önce yine maden için geldiler. O zaman durduruldu. Firma adı farklı ama kişiler aynı. Bu su zehirlenirse biz içme suyumuzu nereden alacağız?

Rıza Dinçkurt: Yukarıkızılca’nın yerlisiyim. Buraya madenin girmesini istemiyoruz, suyumuzun kirlenmesini istemiyoruz.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
18.07.2026 17:07 / Güncelleme: 17:11

Ardahan Valisi görevden alınmıştı: Bisikletçiler neden 'tayt' giyer?

Ardahan Valisi’nin bisiklet taytı tartışması esasında sporu gündeme taşıdı. Peki, bisikletçiler neden tayt giyer? İşte sürtünmeyi önleyen, aerodinamik sağlayan ve sele yaralarından koruyan özel ped teknolojisinin arkasındaki bilimsel gerçekler...

Ardahan Valisi görevden alınmıştı: Bisikletçiler neden “tayt” giyer?
18.07.2026 22:51

Bu yıl tespit edilebilen 37. çocuk ölümü: 14 yaşındaki Emirhan inşaattan düşerek yaşamını yitirdi

Kocaeli’de yapımı devam bir inşaatta babasıyla birlikte çalışan 14 yaşındaki Emirhan Sarısu, 4’üncü kattan merdiven boşluğuna düşerek can verdi.

Bu yıl tespit edilebilen 37. çocuk ölümü: 14 yaşındaki Emirhan inşaattan düşerek yaşamını yitirdi

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
18.07.2026 13:26

İHD Adana Şubesi 40'ıncı yılını kutladı: 'Şimdi barışı birlikte büyütüyoruz'

İHD Adana Şubesi, kuruluşunun 40’ıncı yılını kutladı. Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker, kalıcı barış için demokrasi, hukuk ve insan hakları alanında somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

İHD Adana Şubesi 40'ıncı yılını kutladı: "Şimdi barışı birlikte büyütüyoruz"

Fotoğraf: Evrensel

18.07.2026 22:42

Bilgi Üniversitesi mezuniyetinde protesto: Öğrencilerin sırtını döndü, rektör sahneden indi

İstanbul Bilgi Üniversitesinin mezuniyet töreninde öğrenciler “kayyum rektör” sloganlarıyla Prof. Dr. M. Ege Yazgan’ı protesto etti. Rektör kürsüyü terk etmek zorunda kaldı.

Bilgi Üniversitesi mezuniyetinde protesto: Öğrencilerin sırtını döndü, rektör sahneden indi
19.07.2026 00:10

Sömürü katmerlendi, ücret düştü: ‘Verimlilik artışı’ 266 bin işçiyi işsiz bıraktı

Sanayi verimliliği (hem çalışan başına hem çalışılan saat başına) 2025’te yüzde 5,6-5,8, 2026’nın ilk çeyreğinde de yıllık yüzde 5,08 (saat başına) oranında büyümeye devam etti.

Sömürü katmerlendi, ücret düştü: ‘Verimlilik artışı’ 266 bin işçiyi işsiz bıraktı

Fotoğraf: Sevgi LALE/Pexels

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!