Duygular, algılar, gerçekler
Çocuklara ağır ceza öngören kanun teklifiyle iktidar, toplumsal adalet duygusunu onarmayı hedeflediğini savunuyor. Oysa çocuklara, kadınlara karşı suç işleyen yetişkinlerin cezasız kaldığı onlarca örnek, sorunun adalet sisteminde olduğunu gösteriyor.
Fotoğraf: Michał Parzuchowski/Unsplash
Gülşah Kaya
[email protected]
Adalet duygusu, üzerine konuşması zor bir konu. Başka kişilerin yaşadığı olayları, kendini onun yerine koyarak anlamak ne kadar zorsa, o kadar zor. Adalet duygusunu toplumsal adalet beklentisi içine yerleştirip tartmaksa daha zor. Toplum yekpare bir yapı olmadığı gibi “duygu” gibi öznel bir alanda buluşmak ve diğer buluşma noktalarıyla uzlaşmak, en azından bizim toplumumuz için eşine zor rastlanır bir şey.
Ankara’nın sokaklarını adımlasanız, adalet arayan topluluklara mutlaka bir yerde rastlarsınız. Emeği için, kaybı için, özgürlük için ezcümle “adalet” için yakarış sesini bir parktan ya da kaldırımdan duyabilirsiniz. Çoktan çökmüş olan yargı ve hukuk sisteminin enkazının altında kalan bir toplumun elde bırakılan son çaresi bu. Ancak çoğu zaman sokaktaki bu sesin karşı sesleri de başka mahallelerden duyuluyor.
Duygular
Her toplumun kendine özgü yumuşak karınları var. Bir de evrensel, karşı çıkılamaz olması nedeniyle ortak hassasiyetler var. Çocuk konusu bunlardan bir tanesi. Onun içindir ki Gazze’deki savaşta, Afrika’daki açlıkta, göç yollarının dikenli tellerine takılan umutlarda adalet isterken en önce çocukların çektiği acıları tarif ederiz. Bu ortak adalet duygusu çocuklar için şiirler yazdırır, şarkılar besteletir, filmler çektirir… Çünkü çocuk, her toplum ve inanış için “savunmasız” ve “masum” olarak kabul edilir. O yüzdendir ki yeminlerin en büyüğü de çocuklar üzerine edilir.
Çocuk kaybı, -o çocuk bir de evlatsa- acıların en büyüğü olarak anılagelmiştir. Bu acı, büyüklüğüne yaraşır bir karşılık beklentisi de yaratır. Bu beklenti de sahibince adalet diye adlandırılır. Kimine göre idamdır karşılığı kimine göre idam bile karşılamaz. İşte bu öznel duygular karşılanmadığında, birçok kişi adaletin yerini bulmadığını hisseder. Bugün tam olarak böyle bir tartışmanın göbeğindeyiz. Çocuklara karşı suç işleyen başka çocukların yargıdan bulacağı karşılığın, öfkeye dönüşen acıyı bastıracak düzeyde yüksek olmasını dileyenler için hazırlanmış bir yasa teklifi Mecliste.
Algılar
Cezaların artırılmasını ve çocukların daha uzun süre hapishanede kalmasını savunanlar, toplumda bu konuda bir “cezasızlık algısı” olduğundan dem vuruyor. Çocukların cezalarında, çocuk oldukları için yapılan indirimlerin ve yetişkinlerden farklı infaz koşullarının çocukların hiç cezalandırılmadığı fikri oluşturduğunu söylüyorlar. Bu konu tartışılmaya başlandığından beri, yaklaşık bir buçuk yıldır, böyle bir toplumsal kanaat oluşturulduğunu söylemek yanlış olmaz.
Öte yandan suçla ilişkilenen çocukların da cezadan sıyrılacaklarına dönük bir algılarının olduğu savunuluyor. O kadar ki; çocukların “Keşke ilk suçumda cezaevine girseydim, yaptığımın yanlış olduğunu anlardım” dediği mektuplar okunuyor komisyon tartışmalarında.
Bu kanun teklifini hazırlayanlar, her iki algıyı ortadan kaldırma ve caydırıcılığı sağlamanın yolunu, cezaların artırılmasında buluyorlar. Bunun için sunulan çözüm de bazı durumlarda çocukların “yetişkinler gibi” yargılanıp cezalandırılması. Özetlenen fikrin bilimsel yaklaşımları altüst etmesi bir yana dursun, yetişkinler gibi cezalandırmanın bu savunuya denk düşüp düşmediğini ve gerçekten bireysel adalet özlemlerini dindirip dindirmeyeceğini de irdelemek gerekiyor.
Gerçekler
Varsayalım ki toplumun bu vahim sorununu çözecek şey, suç işleyen çocuğun yargı karşısında yetişkinle aynı muameleyi görmesi olsun. Lakin, çocukların yetişkinler gibi ceza almasını ve hapis yatmasını istemek, yetişkinlerin bu süreci nasıl geçirdiğine ilişkin de bir açıklama gerektirir. O halde, çocuklara karşı suç işlemiş yetişkinlere biraz bakalım. Çocuklara karşı suç işlemiş yetişkinler cezalandırılıyor mu gerçekten?
• Hifa Nur Çelik, öz babası olan Kur’an’a Hizmet Vakfı Yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edildi ve adalet isteyen annesiyle birlikte ölü bedenleri bulundu. Ayhan Şengüler şu anda hapiste değil.
• 6 yaşındaki H.K.G’yi istismar eden İsmailağa Cemaati bağlantılı Yusuf Ziya Gümüşel, ev hapsi uygulanarak tahliye edildi.
• 12 yaşındaki Suriyeli Çocuk İşçi Ahmet Haskiro’yu iş yerinde çalıştırıp asansörde sıkışıp ölmesine sebep olan patronları ceza almadı.
• Dilovası’da 3 çocuk işçinin ölümüne sebep olan şartları denetlemeyen kamu görevlileri geçtiğimiz günlerde tahliye edildiler.
• Şırnak Silopi’de 6 ve 7 yaşındaki iki kardeşi panzerle ezen polisler görevlerinin başına döndü.
• TBMM’de staja gelen çocukları istismar edenlerden hapiste kalan yok.
• Çırak olduğu iş yerinde kafası sac büküm makinesine sıkışarak can veren 14 yaşındaki MESEM öğrencisi Arda Tonbul’un, patronu sadece 54 gün tutuklu kaldı.
Bütün bunlara bakınca, çocukların yetişkinler gibi yargılanmasını ve hapis yatmasını istemek cezasızlığı ortadan kaldırıyor gibi mi görünüyor?
Bu toplumda bir cezasızlık var, yalnızca algısı değil. Kravat indirimi diye bir tabir var örneğin. Kadın cinayetlerinde istisnasız uygulanan indirimleri temsilen. Onlarca ve hatta yüzlerce işçinin canına mal olan cinayetlerden sonra tek gün hapis yüzü görmemiş olanlar var. İhmallerle dolu işleyişler yüzünden yaşanan katliamlarda ayağı karakola değmemişler var. “Bana bir şey olmaz” diyenler var. Var da var…
Fail ya da mağdurun, devlet ya da toplum nezdinde ne kadar makbul olduğuna göre pusulası değişen hukuk sistemi kimine ceza, kimine feza bahşediyor. Her gün bize yeni çelişkiler gösteren hukuk uygulamaları, adaleti sağlamaktan hiç olmadığı kadar uzak. Bireysel duyguları tatmin etmek önemsiz değil ve hukukun da göz ardı etmediği bir etken. Ancak aradığımız şey adaletse şayet, duygular ve algıların yanına gerçekleri de koyarak “daha çok ceza mı, daha az suç mu?” sorusunun doğru cevabına götüren yolu seçmek en çözümsel olanı.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et