Gökbel Dağı'nda maden kuşatması: Seferler köyünde doğa ve tarih katliamı sürüyor
Aydın'ın Çine ilçesindeki Seferler Mahallesi'nde Kaltun Maden'in pasa döküm alanı çalışmaları nedeniyle yüzlerce ağaç kesildi, su kaynakları zarar gördü. Köylüler, doğa ve yaşam alanlarını tehdit eden faaliyetlerin durdurulmasını istedi.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Aydın — Aydın’ın Çine ile Muğla’nın Milas ilçeleri sınırında bulunan Seferler köyü Develiler Mahallesi'nde, Kaltun Maden İşletmesi tarafından yapılmak istenen pasa (atık) döküm alanı bölgede büyük bir yıkıma neden oluyor. Yüzlerce yıldır ormanlık alanda yaşayan ve geçimini fıstık çamlarından sağlayan köylüler, evlerinin ve tarlalarının hemen dibine kadar giren maden faaliyetleri yüzünden yaşam alanlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.
Kadim su kaynakları ve ormanlar yok ediliyor
Maden şirketinin çalışmaları bölgedeki ekosisteme onarılmaz zararlar veriyor. Ağaç kesimleri Seferler Köyü Develiler mevki ile Gökharman mahallesinin 50 metre dibinde devam ediyor. Köylülerin Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne verdikleri şikayet dilekçesine göre, maden faaliyetleri nedeniyle köye su taşıyan 2,5 kilometrelik hat zarar gördü ve aralarında köylülerin "Hasandede" olarak da bildiği Hasan Dayı Pınarı, Çakaldere Pınarı, Tahtalı Pınarı ve Oliyan Pınarı'nın da bulunduğu kadim su kaynakları tamamen kurudu veya kurumaya yüz tuttu.
Doğa katliamı su kaynaklarıyla da sınırlı değil. Son iki ay içerisinde bölgede, köylülerin en büyük geçim kaynağı olan 1500’ün üzerinde fıstık çamı ile 23 meyve ağacı kesildi. Kesimlere gelen tepkiler üzerine şirketin çalışmaları gece yarısı gizlice yürüttüğü ve kesilen ağaçları toprağın altına saklamaya çalıştığı, geride ise sökülmüş barakalar ve doğaya atılmış çöpler bıraktığı belirtiliyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Binlerce yıllık tarihi miras dozerlerin hedefinde
Sadece doğa değil, bölgenin yüzlerce yıllık tarihi de maden tahribatının kurbanı oluyor. Kuleyanı mevkii başta olmak üzere, eski dönemlerde insanların erzak ve buğday deposu olarak kullandığı kovuklar, mağaralar, antik ev duvarları ve sit alanlarına oldukça yakın konumdaki arkeolojik kalıntılar dozerlerle tahrip ediliyor.
82 yaşındaki Bekir Kocabıyık'ın isyanı: Bu da yaşanır mı?
Bölgede yaşayan ve doğanın adım adım yok edilişine tanıklık eden köy sakinlerinden 82 yaşındaki Bekir Kocabıyık (Bekir Dayı), şirketin yaşam alanlarına bu kadar yaklaşmasına tepki gösteriyor. Şirketin, evlerinin ve tarlalarının hemen dibindeki vadiye hafriyat dökmek istemesine isyan eden Kocabıyık, kepçelerin ve madenin gölgesinde çaresizliğini "Şirket gelip buraya hafriyat, pasa dökecekmiş. Böyle olursa burada yaşanır mı?" sözleriyle dile getiriyor.
Köylülerin feryadı ve dilekçeler cevapsız kalıyor
Köy halkı, kaçak ağaç kesimlerinin ve doğa tahribatının önüne geçmek amacıyla Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne acil eylem çağrısında bulunarak suç duyurusu içeren bir dilekçe verdi. Dilekçede herhangi bir anons yapılmadan patlatılan şiddetli dinamitler yüzünden yerin sarsıldığı, evlerin duvarlarının çatladığı ve hayvanların ürktüğü belirtildi. Toz ve sarsıntı sebebiyle köyde bal ve süt üretiminin azaldığının dile getirildiği dilekçede, arı ölümlerinin baş gösterdiği ifade edildi. Dilekçede ayrıca şirketin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması nedeniyle maden çalışmalarında 3 işçinin göçük altında kalarak hayatını kaybettiği vurgulandı.
Köylüler, Anayasa'nın 56. maddesindeki "sağlıklı çevrede yaşama hakkı" ve Maden Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, çevre ve insan sağlığına zarar veren bu faaliyetlerin acilen durdurulmasını talep ediyor. Doğa ve tarih katliamı tüm hızıyla sürerken, köylülerin resmi kurumlara yaptıkları bu başvurular şu ana kadar maden şirketinin yıkımını durdurmaya yetmiş değil.
Evrensel'i Takip Et