13.07.2026 11:15

Türkiye ve Kafkasya tehdit altında: Metzamor Nükleer Santrali yeni bir Çernobil riski barındırıyor

Türkiye sınırına 16 kilometre uzaklıkta bulunan Metzamor Nükleer Santrali, aktif sismik kuşaktaki konumu ve eski teknolojiyle tüm Kafkasya coğrafyasını tehdit ediyor. Meslek odaları ve barolar, bu tesisin kalıcı olarak kapatılması için çağrı yaptı.

Türkiye ve Kafkasya tehdit altında: Metzamor Nükleer Santrali yeni bir Çernobil riski barındırıyor

Fotoğraf: Wikimedia Commons (CC0)

Kars Ağrı Ardahan Iğdır Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Barlas Sülü, "Türkiye sınırına 16 kilometre, Iğdır'a 30 kilometre yakınlıkta faaliyette olan Metzamor Nükleer Santrali, Çernobil gibi bölge halkı ve tüm Kafkasya coğrafyası için ciddi bir nükleer risk oluşturmaya devam etmektedir" dedi.

ANKA'da yer alan habere göre Prof. Dr. Barlas Sülü, Tabip Odasında düzenlediği basın toplantısında, Metzamor Nükleer Santrali'nin Türkiye sınırına 16 kilometre, Iğdır'a 30 kilometre uzaklıkta olduğunu hatırlatarak, "Iğdır ve Aras Havzası'nda yaşayan yurttaşlar açısından olası bir radyolojik kazanın çevre, tarım, su kaynakları ve insan sağlığı üzerinde çok ağır sonuçlar doğurma ihtimali göz ardı edilemez" dedi. 

"Ömrünü tamamlamış bir risk odağı"

 

Fotoğraf: ANKA

Fotoğraf: ANKA

Santral hakkında bilgi veren Sülü, "İlk reaktörü 1976, ikincisi ise 1980 yılında faaliyete geçen santralin yapım sürecinde, bizzat Sovyet bilim insanları ve Ermenistan'daki birçok bilim insanı ile çevre örgütü, tesisin aktif sismik kuşakta yer alması ve olası bir kazanın yaratacağı ağır sonuçlar nedeniyle projeye karşı çıkmıştır. Kamuoyuna da yansıdığı üzere 1988 yılında meydana gelen Spitak Depremi'nin ardından artan güvenlik kaygıları ve toplumsal baskılar sonucunda santralin iki reaktörü kapatılmıştır. Ancak Ermenistan hükümeti enerji ihtiyacını gerekçe göstererek yeniden açma kararı almış ve ikinci reaktör 1995 yılında tekrar işletmeye alınmıştır. 2005 yılında planlanan işletme ömrünü resmen tamamlamış olmasına rağmen faaliyet süresi önce 2016'ya, ardından çeşitli uzatmalarla günümüze kadar sürdürülmüştür" diye konuştu.

Metzamor Nükleer Santralinin bugün dünyada işletmede bulunan en eski ve güvenlik açısından en çok eleştirilen nükleer santrallerden biri olduğu bilgisini veren Sülü, "Iğdır'daki Ağrı Dağı ile Ermenistan'daki Alagöz Dağları arasındaki Aras Havzası'nda bulunan tesisin aktif sismik kuşakta yer alması, geçmişte büyük depremlerin yaşandığı bir bölgede bulunması ve günümüz güvenlik standartlarının gerisinde kalan erken nesil Sovyet tasarımı bir reaktöre sahip olması, olası bir nükleer kazanın yaratacağı riskleri artırmaktadır" dedi.

"Çernobil ve Fukuşima'nın öğrettikleri"

1986 yılında yaşanan Çernobil ve 2011 yılında meydana gelen Fukuşima nükleer felaketlerini anımsatan Sülü, nükleer kazaların etkilerinin onlarca yıl sürdüğünü ve yalnızca kaza anıyla sınırlı olmadığını bütün dünyaya gösterdiğini vurguladı. Sülü, "Çernobil'in uzun dönem sağlık etkilerinin boyutu konusunda farklı bilimsel tahminler bulunsa da radyasyona bağlı sağlık sorunlarının, çevresel yıkımın ve sosyoekonomik sonuçların bugün dahi devam ettiği konusunda geniş bir bilimsel uzlaşı bulunmaktadır. Benzer şekilde Fukuşima felaketinin halk sağlığı, çevre ve ekonomi üzerindeki uzun dönem etkileri hâlen izlenmekte ve araştırılmaktadır. Bu iki büyük felaket, en gelişmiş teknolojilerin kullanıldığı ülkelerde dahi nükleer kazaların tamamen önlenemediğini; meydana geldiğinde ise çevre, insan sağlığı ve gelecek kuşaklar üzerinde çok uzun yıllar sürecek etkiler bıraktığını göstermiştir" diye konuştu.

Nükleer kazaların yarattığı tehdidin yalnızca ilk anda yaşanan can kayıplarından ibaret olmadığını; radyoaktif maddelerin toprağa, suya ve gıda zincirine karışarak yıllarca etkisini sürdürebildiğini belirten Sülü, "Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere uluslararası kurumların değerlendirmeleri de nükleer kazaların halk sağlığı üzerindeki ciddi etkilerini ortaya koymaktadır" dedi.

"Tüm bölge tehlike altında"

Erken nesil Sovyet tasarımı olan Metzamor Nükleer Santralinin yalnızca Ermenistan için değil; başta Türkiye olmak üzere Nahçıvan, İran ve Azerbaycan'da yaşayan milyonlarca insan açısından da önemli bir sınır ötesi çevre ve halk sağlığı riski oluşturduğunun altını çizen Sülü, "Özellikle Iğdır ve Aras Havzası'nda yaşayan yurttaşlar açısından olası bir radyolojik kazanın çevre, tarım, su kaynakları ve insan sağlığı üzerinde çok ağır sonuçlar doğurma ihtimali göz ardı edilemez" dedi.

Meslek odaları, barolar ve çevre örgütleri olarak; nükleer güvenlikten sorumlu tüm uluslararası kuruluşlara ve Ermenistan hükümetine çağrıda bulunan Sülü, "Bölgemizde yeni bir nükleer felaket yaşanmadan önce Metzamor Nükleer Santrali kalıcı olarak kapatılmalı ve güvenli biçimde devreden çıkarılmalıdır. Aynı zamanda ülkemizin ilgili tüm kurum ve bakanlıklarını da sınırımızdaki bu ciddi çevre ve halk sağlığı riskinin ortadan kaldırılması için uluslararası düzeyde gerekli girişimleri başlatmaya çağırıyoruz. Metzamor Nükleer Santrali güvenli biçimde devreden çıkarılana, çocuklarımızın, doğamızın ve bölgemizin geleceği güvence altına alınana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) öncülüğünde Iğdır Barosu, Kars Barosu ve Kars Ağrı Ardahan Iğdır Tabip Odası, Türkiye-Ermenistan sınırına 16 kilometre yakınlıktaki Metzamor Nükleer Santrali ile ilgili panel de düzenledi. Iğdır Üniversitesi 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu'ndaki panelde, Metzamor Nükleer Santralinin uluslararası nükleer tehlike olduğu ifade edildi.

(Haber Merkezi)
13.07.2026 06:07

Termometreler 42 dereceyi görecek: Güneydoğu kavrulurken Trakya, Karadeniz ve Toroslar'da yağış bekleniyor

Yurdun büyük bölümünde az bulutlu ve güneşli bir hava hakimken, kuzey ve iç kesimler için yağış uyarısı geldi. Güneydoğu Anadolu'da ise termometreler 40 derecenin üzerini görmeye devam edecek.

Termometreler 42 dereceyi görecek: Güneydoğu kavrulurken Trakya, Karadeniz ve Toroslar'da yağış bekleniyor Fotoğraf: Sefa Karacan/AA
13.07.2026 00:15

Doç. Dr. Hakan Güneş'le NATO zirvesini konuştuk: ABD'ye entegre olan Türkiye'yi gerilimli zamanlar bekliyor

NATO Zirvesi sonrası konuştuğumuz Doç. Dr. Hakan Güneş, “Önümüzdeki günlerde Türkiye-Rusya, Türkiye-Çin ve Türkiye-İran ilişkilerini daha gergin, daha gerilimli zamanlar bekliyor” dedi.

Doç. Dr. Hakan Güneş'le NATO zirvesini konuştuk: ABD'ye entegre olan Türkiye'yi gerilimli zamanlar bekliyor
13.07.2026 00:10

Mercedes-Benz Türk işçisi: Göz gözü görmüyor, içerisi cehennem gibi

İSO 500’ün 10’uncu sırasında yer alan ve devasa yatırımlarla kapasitesini artıran Mercedes-Benz Türk’ün Hoşdere Otobüs Fabrikasında işçiler boyahane ve montaj bölümlerindeki yetersiz havalandırma ve sıcaklıklar nedeniyle bayılma noktasına geliyor.

Mercedes-Benz Türk işçisi: Göz gözü görmüyor, içerisi cehennem gibi

Fotoğraf Mercedes Benz Türk tanıtım videosundan alınmıştır.

13.07.2026 11:21

İran'dan Körfez ülkelerine ABD uyarısı

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında bazı Körfez ülkelerindeki üsleri kullandığını savunarak, söz konusu ülkelerin topraklarını İran'a saldırılarda kullandırmaması gerektiği uyarısında bulundu.

İran'dan Körfez ülkelerine ABD uyarısı

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!