01.06.2025 20:01

Ekoloji örgütleri: 'Metzamor Nükleer Santrali kapatılana kadar mücadelemiz devam edecek'

Ekoloji örgütleri, Emenistan’da bulunan Iğdır’a 30 km uzaklıkta olan Metzamor Nükleer Santrali’ne yönelik yapılan çağrıda, geçmiş kazaları hatırlatarak santrali kapatma çağrısı yaptı.

Ekoloji örgütleri: “Metzamor Nükleer Santrali kapatılana kadar mücadelemiz devam edecek”

Fotoğraf: Mahsun Kılıç

Özer Akdemir
[email protected]


Mersin – Ekoloji örgütleri, Ermenistan sınırına yakın bir yerde, Iğdır’da yapılan açıklamaya çeşitli ekoloji ve çevre örgütleri de katıldı.

Ekoloji örgütleri adına basın açıklamasını okuyan Sabahat Aslan, Ermenistan’ın Türkiye sınırına 16 km, Iğdır’a 30 km uzaklıkta yer alan Metzamor Nükleer Santrali’nin ilk reaktörünün 1976, ikincisinin ise 1980 yılında hizmete girdiğini hatırlatarak, “Nükleer santralin yapım sürecinde Sovyet bilim insanları ve Ermenistan içerisindeki çevreler, santralin fay hattı üzerinde yer alması ve su kaynaklarına sızıntı gerçekleşmesi ihtimali dolayısıyla yapımına karşı çıkmıştı” dedi.

Metsamor Nükleer Santrali’nin 1988 yılında meydana gelen depremde bir felaketin eşiğinden dönüldüğüne dikkat çeken Aslan, “1988 Spitak depreminden sonra halkın endişeleri, baskıları ve protestoları nedeniyle santralin iki reaktörü kapatıldı. 1993 yılında Ermenistan hükümeti nükleer santrali tekrar açma kararı aldı ve santral 1995'te devreye alındı. 2005 yılında planlanmış ömrünü tamamlayan santralin faaliyet ömrü 2016 yılına kadar uzatıldı ve santralin işletim süresinin uzatılması çeşitli tarihlerde de devam etti” diye konuştu.

“Eski teknolojisine rağmen faaliyete devam etmesi nükleer faciaya davettir”

Metzamor Nükleer Santrali’nin günümüzde, dünyadaki mevcut santraller içerisinde en güvensiz reaktörler arasında yer aldığına dikkat çeken Aslan, “Iğdır'daki Ağrı Dağı ile Ermenistan'daki Alagöz Dağları arasındaki Aras Havzası'nda yer alan Metzamor Nükleer Santrali'nin, Doğu Anadolu Ağrı Dağı fay hattında olması, 1988 yılında Ermenistan'da can kayıplarına yol açan depreme maruz kalması ve eski teknolojisine rağmen faaliyete devam etmesi nükleer faciaya davettir” dedi.

“1 milyon insan öldü, 1 milyon insan daha ölebilir”

Çernobil'den ve Fukuşima'dan yayılan radyasyonun herkesin yaşamını tehdit ettiğini hatırlatan Aslan, Çernobil'in radyasyonundan kaynaklı dünyada 1 milyon insanın öldüğü ve 1 milyon insanın da ölebileceğinin beklendiğinin altını çizdi. Aslan, “Dünya tarihinin en büyük nükleer santral kazası olan Çernobil faciasının zararlarını dünya 39 yıldır hâlâ çok ağır ödüyor. Bütün dünya ülkelerinde yaşayan milyonlarca insan kazadan sonra yayılan radyasyondan çok olumsuz etkilendi. Çocuklar sakat ve lösemili doğdu. Kazanın ardından geçen 39 yıllık süre içinde bölgede yaşayan insanların vücutlarında, bağışıklık sisteminde yetersizlikler var. Genetik yapının bozulması ile kanser oluşumunun hızlandığı, ölümlerin arttığı ve o bölgede radyasyon kirliliği yüzünden tarımın, hayvancılığın çok olumsuz etkilendiği araştırma sonuçları olarak dünya kamuoyuna yansıdı” dedi.

""

“Çernobil ve Fukuşima'nın yaratmış olduğu ekonomik ve sosyal kayıplar hesap bile edilemiyor”

Aslan, dünya tarihinin en büyük nükleer santral felaketlerinden birinin de 11 Mart 2011 tarihinde Japonya’da meydana gelen 9 şiddetindeki depremden sonra Japonya’da Fukuşima Nükleer Santrali’nde meydana geldiğini hatırlatarak, “Fukuşima radyasyonundan öleceklerin sayısı henüz belli değil. Çernobil ve Fukuşima'nın yaratmış olduğu ekonomik ve sosyal kayıplar hesap bile edilemiyor. Bu kazaların sonuçları dünya kamuoyundan gizleniyor” dedi.

“Ermenistan, Çernobil ve Fukuşima olmadan Metzamor Nükleer Santrali'ni kapatın”

Aslan, açıklamanın devamında ise şunları kaydetti:

“Çernobil nükleer santral felaketi, dünyaya nükleer santrallerin çok pahalı, güvensiz, kaza riskinin çok yüksek, çevre ve insan sağlığına verdiği zararlarının telafisinin mümkün olmadığını ve bu zararların kuşaklar boyu, binlerce yıl devam ettiğini; en son teknolojinin kullanıldığı nükleer santrallerde bile kazaların engellenemediğini, nükleer santrallerin çok büyük ve geri dönülmez bir çevre kirliliği ve çok yüksek toplumsal maliyetler yarattığını bilimsel olarak kanıtlamıştır.

Metzamor Nükleer Santrali’nin, Rusların Çernobil'den sonra yaptığı en tehlikeli santral olduğu bilinmekte olup teknolojisi eski ve ömrünü çoktan tamamlamıştır. Nükleer santralin hâlâ faaliyette olmasının bölge için tehlike oluşturduğu açıktır. Deprem bölgesinde bulunduğu ve Ermenistan'ın komşuları olan Türkiye ve Kafkaslarda endişeyi artırmaktadır. Metzamor Nükleer Santrali, Türkiye ve Ermenistan dahil Nahçıvan, İran ve Azerbaycan’daki insanları ve doğal hayatı tehdit etmektedir. Ayrıca bu santral, özellikle Iğdır ilimizde çevre ve insan sağlığını çok olumsuz etkilemektedir.

Nükleerle ilgili bütün uluslararası kurumlara ve Ermenistan hükümetine sesleniyoruz: Ermenistan, Çernobil ve Fukuşima olmadan Metzamor Nükleer Santrali'ni kapatın. Bu santralin kapatılması için ülkemizin ilgili kurumları acilen harekete geçmelidir. Metzamor Nükleer Santrali kapatılana kadar mücadelemiz devam edecektir.”

 

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!