Karia’nın 2000 yıllık sessiz tanıkları yok olmanın eşiğinde
Aydın Çine’de Kaltun Madencilik tarafından yürütülen genişletme çalışmaları kapsamında asırlık fıstık çamı ormanları yok edilirken şimdi de binlerce yıllık Karia mirası büyük bir yıkımın eşiğinde.
Özer Akdemir
[email protected]
Aydın – Çine ilçesi (Seferler köyü Develiler Mahallesi) ile Muğla’nın Milas ilçesi sınırlarında yer alan Havutlar Tepesi mevkisinde Kaltun Madencilik tarafından yürütülen albit madeni genişletme çalışmaları, bölgenin asırlık fıstık çamı ormanlarını ve binlerce yıllık Karia mirasını geri dönüşü olmayan bir yıkımın eşiğine getirdi. Söke’de yaşayan ve bölgede araştırmalar yapan arkeolog Selahattin Aydın bölgedeki arkeolojik buluntuları raporladı. Rapor, önümüzdeki günlerde Kültür ve turizm Bakanlığına sunulacak.
20 yıllık yıkım: Albit madeni Çine’yi nasıl yuttu?
Bölgedeki endüstriyel maden çalışmalarının tarihi, 1977 yılında Gökbel Dağı’nın Seferler bölgesinde albit yataklarının keşfedilmesine dayanıyor. Kaltun Madencilik 2000’li yılların başından bu yana bölgeden yıllık yaklaşık 1.1 milyon ton maden çıkararak yurt dışına ihraç ediyor.
Şirketin pasa (atık) döküm sahasını genişletme çalışmaları kapsamında, yöre halkına ait “dededen kalma” tapuların idari oyunlarla ve dijital koordinat kaydırmalarıyla (“tapu kaydırma”) orman arazisine taşındığı, hatta Aydın ve Muğla arasındaki il sınırının dahi maden lehine değiştirildiği ileri sürülüyor. Şirketin bu Ali-Cengiz oyunları sonucunda yöre halkının en büyük geçim kaynağı olan 3 bine yakın fıstık çamı kesimlerine başlanmış, köylülerin tepkisini önlemek amacıyla kesimler gece yarısından sabaha kadar devam ettirilmişti.
Acil müdahale ve durdurma talebi
Raporun sonuç bölümünde, maden faaliyetlerinin yarattığı fiziki baskı, ağır iş makinesi titreşimleri, toz ve kimyasal atıkların tarihi yapıların statik bütünlüğünü bozacağı, iskelet kalıntılarını kirleteceği ve mevcut hafriyat dökümünün bu eşsiz mirası hafızalardan geri dönüşü olmayacak şekilde sileceği vurgulanıyor.
Raporda, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 6. ve 9. maddeleri hatırlatılarak, söz konusu tescilli anıtlara zarar vermenin ve çevresini atık alanı olarak kullanmanın kesinlikle yasak ve cezai yaptırıma tabi olduğu ifade edildi. Yetkililerden; maden atıklarının söz konusu arkeolojik alana ve etki çevresine dökülmesinin derhal durdurulması, uzman arkeolog ve epigrafistlerce sahada ivedilikle noktasal koordinat tespiti yapılması, ağaç kesimi için açılan yolların yarattığı tahribatın incelenmesi ve Karia arkeolojisi için “eşsiz” kabul edilen bu kompleksin bütüncül olarak korunması için acil önlem alınması talep ediliyor.
Helenistik anıt mezarlar hafriyat altında
Maden atık alanının 1. derece arkeolojik sit alanı statüsündeki Havutlu Tepe’ye 100-200 metre kadar yaklaşması üzerine Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne sunulan dilekçede, alanın sadece basit bir kırsal yerleşim olmadığı, Antik Karia Bölgesi’nin dinsel ve sosyoekonomik ritüellerini yansıtan çok nitelikli bir kompleks ve nekropol (mezarlık) ağı olduğu vurgulandı. Bölgede araştırmalarda bulunan Arkeolog Selahattin Aydın’ın hazırladığı raporda maden tehdidi altında olan başlıca antik buluntulara dair şu bilgiler yer aldı:
- Havutlar Tepesi’nde devasa kesme blok taşlarla inşa edilmiş anıtsal mezar yapısı ve bu mezarın etrafında ritüellerin yapıldığına işaret eden kutsal alanlar (temenos) ile sunaklar.
- Karia mimari geleneğine uygun, ana kayaya oyulmuş Khamosorion tipi mezarlar ile Eğlencelik mevkisinde 5 gömü nişi barındıran aile tipi korunaklı oda mezarlar. Ayrıca doğal kaya oyuklarının taş örgüyle kapatılmasıyla oluşturulmuş ve antropolojik açıdan büyük önem taşıyan insan iskeleti kalıntıları.
- Yerleşimin siyasi ve sosyal yapısı hakkında kesin bilgiler verebilecek nitelikte olan ve üzerinde “deme” (bölge ismi) atıfları barındıran antik yazıtlar.
- Bölgenin temel geçim kaynağının zeytinyağı veya şarap üretimi olduğunu kanıtlayan doğal kayaya oyulmuş işlikler, havzanın antik dönem su altyapısını yansıtan U formlu pınarlar, kayaya oyulmuş merdivenler ve yoğun mimari kalıntılar.
Evrensel'i Takip Et