Özgür Özel üç aşamalı yol haritasını açıkladı: 'CHP'de kalamazsak sıfırdan parti kuracağız'
CHP Lideri Özgür Özel, önceliklerinin CHP'yi geri almak olduğunu, bunun mümkün olmaması halinde ise sıfırdan yeni bir parti kuracaklarını söyledi. Olası baskın seçime karşı yedekte bir parti de hazır tutulacağını açıkladı.
Fotoğraf: CHP
Özgür Özel: CHP'de kalamazsak sıfırdan yeni parti kuracağız
CHP Lideri Özgür Özel, yargı sürecinin CHP'de siyasi faaliyet yürütmeyi olanaksız hale getirmesi durumunda sıfırdan yeni bir parti kuracaklarını açıkladı. Önceliklerinin CHP'yi geri almak olduğunu belirten Özel, olası bir baskın seçime karşı seçime girme yeterliliğine sahip bir partiyi de yedekte tutacaklarını söyledi. Yeni partiye ilişkin isim iddialarını yalanlayan Özel, 20 Temmuz'un kesin bir ayrılık ya da kuruluş tarihi olmadığını ifade etti.
Nefes yazarı Deniz Zeyrek'e konuşan Özel, izlenecek yol haritasını üç aşamada özetledi. Buna göre ilk hedef CHP içinde mücadeleyi sürdürerek partiyi yeniden kazanmak. Bunun mümkün olmaması halinde sıfırdan yeni bir parti kurulacak. Olası bir baskın seçime karşı ise seçime girme yeterliliğine sahip bir siyasi parti hazır tutulacak.
"20 Temmuz kesin tarih değil"
CHP Milletvekili Süleyman Bülbül'ün dile getirdiği "20 Temmuz'dan sonra 100 milletvekiliyle yeni parti kuruyoruz" açıklamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, 20 Temmuz'un kesin bir parti kurma ya da CHP'den ayrılma tarihi olmadığını söyledi.
Butlan dosyasına ilişkin başvuruların bilinçli biçimde geciktirildiğini dile getiren Özel, adli tatil başlamadan önce dosyanın Yargıtay tarafından görüşülmesini beklediklerini ifade etti. Tedbir kararının kaldırılmasını kuvvetli ihtimal olarak gördüklerini belirten Özel, aksi durumda kamu hukukunun zarar göreceğini sözlerine ekledi.
Yeni bir parti kurulması halinde kaç milletvekilinin yer alacağına ilişkin kesin sayı vermenin doğru olmayacağını söyleyen Özel, 110'un üzerinde milletvekiliyle sürekli istişare halinde olduklarını belirterek temel amaçlarının CHP'yi yeniden kazanmak olduğunu dile getirdi.
Özel, yeni partinin ismiyle ilgili; "Ekrem Başkan’la isim misim hiç konuşmadık. Hatta Ekrem Başkan sürekli ‘Başkanım biz buradayız, en iyisini siz sahada görüyorsunuz, siz en iyisini biliyorsunuz’ diyor. Birtakım isimler atıldı ortaya. Mesela İstiklal, Ekim falan. Bunlar tamamen yalan. İsim işi en kolayı" ifadelerini kullandı.
Belediye başkanları için ayrı değerlendirme
Yeni parti kurulması halinde milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve önceki dönem milletvekilleriyle birlikte hareket edeceklerini ifade eden Özel, belediye başkanlarına ilişkin kararın ise daha sonra yapılacak görüşmelerin ardından verileceğini söyledi.
CHP Genel Başkanlığı görevine geldiğinde partinin üye sayısının 1 milyon 250 bin olduğunu, bu sayının 2 milyona yükseldiğini belirten Özel, butlan tartışmalarının ardından yaklaşık 45 bin kişinin partiden ayrıldığını söyledi. Şimdilik üyelere "Partide kalın" çağrısı yaptıklarını ifade eden Özel, yeni parti kurulmasının kesinleşmesi halinde üyeleri de yeni partiye davet edeceklerini belirtti.
Kendisi hakkında ortaya atılan dokunulmazlığının kaldırılacağı ve tutuklanacağı yönündeki iddiaları da değerlendiren Özel, "Yaşananlar zaten yeterince kötü. Kötülüğün sürmesine de artmasına da şaşırmam. Bizimle hareket eden belediye başkanlarını, milletvekillerini ve ailelerini korkutmaya çalışıyorlar" dedi.
CHP Lideri Özgür Özel, Deniz Zeyrek'in şu sorularını yanıtladı.
CHP Milletvekili Süleyman Bülbül “20 Temmuz’dan sonra 100 milletvekiliyle yeni partiyi kuruyoruz” demiş. Bu doğru mu?
"Hukuk konusunda çok standart yapılması gereken uygulamalar, butlanın sürmesi için yapılmıyor. Yaptığımız başvurular geciktiriliyor. Belli ki adli tatilden önce Yargıtay bunu görüşmesin istiyorlar. Çünkü bir bölge idare mahkemesinin sonuç doğuracak bir tedbir kararı almasının, Yargıtay’ı yok saymak olduğu görüşü bütün Yargıtay’da hâkim. Bu tedbirin kaldırılmasını kuvvetli ihtimal olarak görüyor herkes. Bu olmazsa, bundan sonra kamu hukukunun dikiş tutmayacağı söyleniyor. Biz de bir yandan adli tatil olmadan önce dosyamız ele alınsın diye ümit ediyoruz. Tabii burada 20 Temmuz günü kritik bir tarih, adli tatil başlıyor ve artık sonbahara kadar Yargıtay görüşmeyecek.
O nedenle 20 Temmuz kesin bir parti kurma, ayrılma tarihi değil. Milletvekili sayısı vermek doğru olmaz ama eğer bir başka parti ya da grup kurarsak bunun ana muhalefet olaca- ğına bir şüphe yok. Bu doksan olur, yüz olur, seksen beş olur, yüz beş olur. Bunlar milletvekillerimizin kendi vereceği kararlar. Ben ‘yüz milletvekilinin iradesi cebimde’ diye bir ifade kullanmayı da doğru bulmam.
Kesin rakamlar, kesin tarihler yerine partinin geleceğini düşünen, gelecek seçimleri kaybetmek istemeyen ekibin ortak yol arayışı var burada. Ancak şunu söyleyeyim: Yüzün üzerinde milletvekiliyle, 110 milletvekiliyle mütemadiyen istişare halindeyiz ve doğrusunu yapmak istiyoruz. Temel motivasyonumuz bir an önce partimizi geri almak. Bu olmazsa da ana muhalefet görevinin ve iktidara yürüyen bir parti görüntüsünün ortadan kalktığı bir sürece Türkiye’yi mahkûm edemeyiz. Aylarca sürecek, yıllarca sürecek bir “Ne olursa olsun, parti içinde kalalım” gibi bir noktada da değiliz.
Bir defa sokak bize bu konuda tahammül göstermez. Hatta ilk günlerde sokakta yüzde seksen “Partiyi kimseye bırakmayın” lafını duyuyorken, yüzde yirmi “Arkandayız” diyordu. Şimdi her sokağa çıktığımda “Yeni bir yol” diyenlerin sayısı artıyor. Çünkü insanların umudu tükeniyor ve partiye ve Türkiye’ye iktidar tarafından dayatılan bu oyunu, her an yapılacak bir seçime karşı da çok riskli görüyorlar."
Yeni parti kurduğunuzda CHP’den tamamen vedalaşmış olacaksınız değil mi?
"Şüphe yok. 'CHP’de mücadeleyi sürdürecekler de kalsın' gibi hibrit formüller konuşuluyor, düşünülüyor ama bu sefer bunları yapayım derken ana muhalefet partisi olma hattı kaybedilebilir. O nedenle bizimle birlikte olan milletvekilleriyle bir ve bütün halinde hareket edeceğiz. Yani buradaysak buradayız, gidersek gideriz. Burada bir tek belediye başkanlarımızın durumu özel. Milletvekilleri, parti meclis üyeleri, önceki dönem milletvekilleri birlikte hareket edeceğiz ama belediye başkanlarıyla ilgili kararı bir sonraki evreye bırakacağız. Belediye başkanlarıyla istişare ederek en doğru zamanda ve zeminde kendileriyle konuşarak yapacağız."
Butlan’dan sonra CHP’den 45 bin istifa olmuş. Yeni parti kurarsanız 2 milyon CHP üyesine de partinize geçme çağrısı yapacak mısınız?
"CHP Genel Başkanı olduğumda 1 milyon 250 bin üyemiz vardı. 750 bin üye kazanmıştık, iki milyona çıktı. İllere, ilçelere 'İstifa etmeyin' ricamıza, ısrarımıza rağmen CHP şu anda 45 bin üye kaybetti. Giden 45 bin üye biz CHP’ye geldiğimizde aynı gün dönerler. Orada bir sıkıntı yok. 'Kalkın, gidiyoruz' desek çok büyük bir şey olur. Ama o hani geri dönüşümsüz bir şekilde bir partileşmeye geçersek tabii ki üyeleri davet edeceğiz. O zaman da başka bir şey ortaya çıkacak. Ama şimdilik sözümüze değer veren herkese 'Partide kalın' diyoruz."
9 Temmuz’dan sonra, sizin dokunulmazlıklarınızın kaldırılacağı, tutuklanacağınız gibi bir iddia yaydılar. Siz 9 Temmuz’dan sonra bir olumsuzluk, daha kötü bir şey bekliyor musunuz?
"Bilmiyorum daha kötüsü ne olabilir? Yaşananlar zaten yeterince kötü. Bu kötülüğün sürmesine de şaşırmam, artmasına da şaşırmam. Ama bir yandan da böyle bir kaygı ve korku yönetimi çabası görüyorum. Bu tabii çok yönlü bir şey. Bizimle hareket eden insanlara korku salmaya, belediye başkanlarını, milletvekillerimizi, ailelerini korkutmaya çalışıyorlar. Benim burada üzüldüğüm nokta AK Parti yargısının ve AK Parti’nin baskısına teslim olanlar. Biz alışığız zaten bu baskılara ve şanla şerefle mücadele ediyoruz. Buna teslim olan oluyor. İşte Aydın’ın, Afyon’un yaptıkları ortada... Veya Antalya’nın işte dönüp dönüp yeni iddialar ortaya atması. En son Ekrem Başkan’a iftira attı. Bunu tabii Ekrem Başkan’a, onun cumhurbaşkanlığı adaylığıyla falan bağlamak için yapıyor."
Yeni parti mi kuracaksınız yoksa hazır bir partiyle mi devam edeceksiniz?
"Eğer Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmayacaksak bir yeni parti kuracağız sıfırdan. Açıkçası arkadaşlar hazırlıklarını yapıyorlar."
İsim belirlediniz mi? “Sadece Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu biliyor” denildi.
"Yok. Ekrem Başkan’la isim misim hiç konuşmadık. Hatta Ekrem Başkan sürekli 'Başkanım biz buradayız, en iyisini siz sahada görüyorsunuz, siz en iyisini biliyorsunuz' diyor. Ekrem Başkan kendi yargı sürecine acayip motive. Öyle ikimizin bildiği bir isim falan yok. Birtakım isimler atıldı ortaya. Mesela İstiklal, Ekim falan. Bunlar tamamen yalan. İsim işi en kolayı."
Peki o partinin seçim şartlarının hızlıca yerine getirmesi mümkün olmazsa?
"Yeni partinin yanında seçime girme yeterliliği olan bir partiyi de hani tırnak içinde söyleyeyim, ihtiyaten yedeğimizde tutuyoruz. Bir önceki dönem milletvekilimizin genel başkan olacağı, yine önceki dönem milletvekillerimiz ve parti yöneticilerinden, gelecekte aktif siyaset düşünmeyen arkadaşlarımızın da o partinin yönetiminde yer alacağı bir devralma kurultayı yapacağız. Ben o partiye gitmeyeceğim. Milletvekillerimiz o partiye gitmeyecek. O parti bir baskın seçim durumunda YSK’ya liste vermek için ihtiyaten hazırda tutulacak olan bir parti.
Şu anda birinci kararlılık partide kalmak, partiyi geri almak. İkincisi eğer partide kalma şartları ortadan kalkarsa, sıfırdan kurulmuş bir partiye gitmek, adıyla logosuyla her şeyiyle yeni bir partiye gitmek. Baskın bir seçim ihtimaline karşı da seçime girme yeterliliği olan ya da seçime girme yeterliliğine çok yakın bir partiyi devralmak."
İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı duruşmayı Silivri’de izlediniz. Duruşmaya dair izleniminiz nedir?
"Birincisi Ekrem Başkan’ın hakkında söylenen, kulaklarda yer etmiş bir sürü iftira, hakaret falan var. Bunların birçoğu iddianamede yok. İddianamede olanların da verilecek çok net cevapları var. Ekrem Başkan bunlara ilgili açıklama yaparken hep “Savunmanızda söylersiniz” deyip geçiştirildi, biliyorsunuz. Geldiğimiz noktada NATO zirvesinin gürültüsüne getirip altı saatte bu savunmayı bitirip, Ekrem Başkan’ın kendini bırakın mahkeme önünde, mahkeme zaten kararını vermiş, halkın önünde savunma hakkı engellenmeye çalışılıyor. Bu çok net.12 Eylül darbesinin DİSK’ten esirgemediği savunma hakkını, Erdoğan yargısı İstanbul’un üç kez üst üste seçilmiş belediye başkanından, Cumhurbaşkanı adayımızdan esirgiyor. Görülmüş şey değil. Olacak iş değil.
Ekrem Başkan’ın kürsüye çıktığı andan duruşma kapanana kadar salondan bir dakika çıkmadım. Dört saat oturduğum yerden kalkmadım. Salonu boşaltma hevesi de vardı bir ara. Çok net. Ekrem Başkan “Savunma hakkımı kısıtlamayacaksınız” diyor. “Başlayayım, ya böyle devam edeyim” diyor. “Kaldığın yerden, ağustosta devam et” diyorlar. “Hayır” diyor, “Yarın bitecek senin ve avukatlarının savunması…” Düşünün, Ekrem Başkan’ın ve avukatlarının 143 eylemden yapacakları savunmayı toplam altı saatle falan sınırlamaya çalışıyor adam. Olacak bir şey değil.
Şunu gördüm, hâkimin ve savcının gerginliğinde... Birbirlerine bağırıp çağırıp talimatlar veriyorlar. Savcı hâkime bağırıyor falan. ‘203 uygulasana ya’ diye... Bir panik var, bir sert bir talimat almışlar ve Ekrem Başkan’ın söylediği her söz bizim düşündüğümüzün çok üzerinde karşı tarafta endişe yaratıyor. “Biz bu adama bu kadar şey iddia ettik, hiçbirisini ispatlayamadık. Bu duyulmasın.” İftira etmeye veya iftira demeyeyim, iddia etmeye korkmuyorlar ama ispat etmek gibi de bir kaygıları yok. Ekrem Başkan’ın masumiyetini ispatına engel olmaya çalışıyorlar. Sen bir şeyi iddia ediyorsan, karşı savunmasını dinleyeceksin. İspat edersen sen haklısın. Sanık ispat ederse dediklerini. Buna engel olmaları kadar korkunç bir şey. Yargılamanın siyasi olduğunu ve kararın çoktan verildiğini, görevin öyle ya da böyle mahkumiyet olduğunu ve kamuoyunda da bu savunmanın duyulmamasını da bir görev olarak üzerlerine aldıklarını gördüm."
Tahliyelerin beklenenden az olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
"Siyasi bir yargılama oldu ve maksadın şu anda arkadaşları içeride tutmak olduğu açık. Yoksa bir yargılama yaptın, istenecek ceza belli. Yatarını yatmış, bırak gitsin artık. Hayır, hani Mussolini’nin ön infazı gibi şimdiden infaz yapıyor. Şu an yargılama yapmıyor, infaz yapıyor. Kendi zihninde mahkûm etmiş herkesi."
(nefes.com.tr)
Evrensel'i Takip Et