CHP Samsun İl Örgütü: Zam değil, yoksulluğa mahkumiyet
Emekli aylıklarına yapılan zamma tepki gösteren CHP Samsun İl Örgütü, emekli, dul ve yetimin aylığının açlık sınırının çok altında kaldığını belirterek; “Zam değil, yoksulluğa mahkûmiyet” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Samsun – CHP Samsun İl Örgütü Bulvar AVM girişi eski Vergi Dairesi önünde yaptığı basın açıklamasıyla emekli aylıklarına yapılan zamma tepki gösterdi Açıklamaya emek ve demokrasi güçleri de katılarak destek verdi.
“Dayanışmamız umudumuzdur”
Açıklama öncesinde Devrimci Emekli Sen Samsun ve Atakum şube başkanları kısa birer konuşma yaparak görüşlerini ifade etti. Devrimci Emekli Sen Samsun Şube Başkanı Arif Kutlu konuşmasında şunlara değindi; “2026 yılı TÜİK rakamları üzerinden emeklilere reva görülen sefalet ücretini kınıyoruz sendikamız ülkemizin her yerinde bu sefalet ücretine karşı dik duruşu ile mücadele vermektedir. Emek ve demokrasi mücadelesinden hiçbir zaman emekli olmadık olmayacağız da, sesimize ses olan sokakları alanları dayanışma ile güçlendiren emeklilere emekçilere basın emekçilerine ve destek veren herkese yürekten teşekkür ediyoruz. Bizlere dayatılan sefalet ücretini kabul etmiyoruz insanca yaşayacağımız ücretlerin örgütlü mücadele ile alabileceğimizin bilincindeyiz. Bugünkü birliktelik ile yalnızca bir basın açıklama değil emeklilerin ortak hak mücadelesinin büyüdüğünün ve birlikte mücadele ederek kazanacağımızın güçlü bir göstergesidir. Dayanışmamız umudumuzdur Yaşasın mücadelemiz” dedi.
açıklamada sık sık “Asgari değil insanca yaşam”, “AKP zammını al başına çal”, “TUİK yalan yoksulluk gerçek”, “Direne direne kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “NATO'ya değil emekliye bütçe” sloganları atıldı
CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ yaptığı basın açıklamasında; TÜİK'in 3 Temmuz'da açıkladığı haziran ayı enflasyon verisiyle birlikte SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Temmuz zammının yüzde 17,75-17,76, memur emeklilerinin zammı ise yüzde 13,52 olarak kesinleştiğini ifade ederek; “Ölüm aylığı (dul ve yetim aylığı) alan hak sahiplerine de aynı oranlar yansıtılmış; hisse oranına göre yüzde 75 dul aylığı 20.495,73 TL'ye, yüzde 50 dul aylığı 13.667,23 TL'ye, yüzde 25 yetim aylığı ise 6.833 TL'ye yükselmiştir.
Bu tablodaki rakamların, satın alma gücündeki gerçek karşılığı önemlidir. Türk-İş'in Haziran 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35.758,88 TL, yoksulluk sınırı ise 116.478,40 TL'ye ulaşmıştır. Buna karşılık, Meclis'e sunulan düzenlemeyle 20.000 TL'den 23.552 TL'ye çıkarılması öngörülen en düşük emekli aylığı, açlık sınırının yaklaşık üçte biri seviyesinde kalmaktadır” dedi.
“Emeklilerimize reva görülen tablo vahimdir”
Ülkede 4,9 milyon emeklinin en düşük aylık olan 20 bin 000 TL ile geçinmeye çalıştığını vurgulayan Özdağ; “Yapılacak düzenlemeyle bu sayının 5,1 milyona çıkması ve bu vatandaşlarımızın açlık sınırının ciddi biçimde altında bir gelirle yaşamaya devam etmesi öngörülmektedir. Bir ömür alın teri döken, prim ödeyen, bu ülkeyi üreten emeklilerimize reva görülen tablo budur.
Dul ve yetim aylığı alan hak sahiplerinin durumu ise daha da vahimdir. Eşini kaybetmiş, çoğu zaman tek geliri bu aylık olan kadınlarımız ve yetim çocuklarımız, yüzde 25 hisseyle 6.833 TL, yüzde 50 hisseyle 13.667 TL gibi rakamlarla hayatta kalmaya çalışmaktadır. Bu tutarların hiçbiri, açlık sınırının bir bölümünü dahi karşılamaya yetmemektedir” ifadelerini kullandı.
Bir toplumun vicdanının, en savunmasız bireylerine nasıl davrandığıyla ölçüldüğünü belirten Özdağ şunları söyledi; “Bu tablo o vicdanın ağır yara aldığını göstermesinin yanı sıra AKP iktidarı ve küçük ortağının da ne denli vicdansız olduğunu göstermektedir. Öte yandan memur ve memur emeklisi ile SSK/Bağ-Kur emeklisi arasındaki zam oranı farkı (yüzde 13,52'ye karşı yüzde 17,75) da yıllardır süregelen adaletsizliğin bir başka görünümüdür. Farklı statülerdeki emeklilerin enflasyon karşısında farklı oranlarda erimesi, sosyal güvenlik sisteminin bütününde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ortaya koymaktadır. Enflasyonun resmi rakamlara göre bile aşındırdığı bir ekonomide, emekli, dul ve yetim aylıklarının açlık sınırının altında sabitlenmesi; sosyal devlet ilkesinin fiilen askıya alınması anlamına gelmektedir. Emekliler bir lütuf değil, bir ömür ödedikleri primlerin karşılığı olan insanca bir yaşamı hak etmektedir.”
“Tüm emeklilik statüleri arasındaki zam oranı eşitsizliğine son verilmeli”
“AKP iktidarının; ‘işçinin, emeklinin, dar gelirlinin yanında olduğunu’ ve kimseyi ‘kimseye muhtaç etmediklerini’ savunan AKP il yöneticilerine sesleniyoruz” diyen Özdağ; “Bugün Samsun'da 318.433 emekli, dul ve yetim yaşamaktadır; kentimizde her üç haneden biri geçimini emekli maaşıyla sağlamaktadır. Bu denli büyük bir kesim, açlık sınırının üçte biri seviyesinde kalan bir aylıkla hayatta kalmaya çalışıyorken, AKP yönetimin bu tabloyu "muhalefetin siyaset malzemesi" olarak önemsiz gösterme çabası olsa Samsun'un gerçeğine sırt çevirmektir. İktidar partisi yöneticilerini milletvekillerini; Samsunlu emeklilerin, dul ve yetimlerin gerçek yaşam koşullarını ve içine sürükledikleri derin yoksulluğu görmek üzere çarşıya, pazara, sokağa inmeye ve bu tabloyu bir insanlık meselesi olarak sahiplenmeye davet ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Seçilmiş Samsun İl Örgütü olarak; en düşük emekli aylığının ve dul-yetim aylıklarının açlık sınırının üzerine çekilmesini, emekli aylıklarında kademeli ve adil bir iyileştirme yapılmasını, ve tüm emeklilik statüleri arasındaki zam oranı eşitsizliğine son verilmesini talep ediyoruz. Bu taleplerimizi Samsun'un 17 ilçesinde her platformda dile getirmeye, emeklilerimizin, dul ve yetimlerimizin sesini büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et