02.07.2026 20:33 / Güncelleme: 23:21

33. yılında Madımak unutulmadı: Katliamda yaşamını yitirenler birçok ilde anıldı

Sivas Katliamı'nda yaşamını yitirenler birçok ilde yapılan etkinliklerle anıldı. Açıklamalarda, "Unutmayacağız, unutturmayacağız. Çünkü unutturulmak istenen her gerçek, gelecekte daha büyük adaletsizliklerin kapısını aralar." denildi.

33. yılında Madımak unutulmadı: Katliamda yaşamını yitirenler birçok ilde anıldı

Fotoğraf: Bahar Emreoğlu / Evrensel

Sivas Katliamı'nın 33'nücü yıl dönümünde birçok ilde yapılan etkinliklerde katlamda yaşamını yitirenler anıldı. Anmalarda yapılan açıklamalarda, "Unutmayacağız, unutturmayacağız. Çünkü unutturulmak istenen her gerçek, gelecekte daha büyük adaletsizliklerin kapısını aralar." denildi. Açıklamalarda Sivas’ın hesabı sorulana, gerçek failler yargılanana ve Madımak Oteli bir “Utanç Müzesi ”ne dönüştürülene kadar mücadelenin sürceği vurgulandı.

Madımak’ta katledilenler İzmir’de anıldı: Hesabını sorana kadar mücadelemiz sürecek

İzmir – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Bektaşi Federasyonu, 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında basın açıklaması düzenledi. Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan açıklamada sık sık “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Sivas’ı unutma, unutturma”, “Sivas’ı yakanlar, AKP’yi kuranlar” sloganları atıldı. Açıklamaya çok sayıda siyasi parti ve dernek temsilcisi katıldı. Basın metnini Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez Üyesi Kenan Yaşatürk okudu.

2 Temmuz 1993 tarihinin Türkiye’nin en büyük utançlarından biri olduğunu söyleyen Yaşatürk, “Sivas Madımak Oteli’nde gerici karanlık güçlerin ve onların eli kanlı tetikçilerinin harladığı o ateşle 33 canımızı, aydınımızı, fidanımızı sonsuzluğa uğurlayışımızın üzerinden tam 33 yıl geçti. 33 yıl önce bugün yakılan ve canlarımızı hayattan koparan o kor ateş, bugün hâlâ canlarımızın ailelerinin, yakınlarının, yoldaşlarının ve yüreği eşitlik ile özgürlük yolunda atan bütün direngen insanlarımızın içinde yanmaya, ciğerini dağlamaya devam ediyor” dedi.

“Katliamın unutulmasına izin vermeyeceğiz”

Bu büyük acının sessiz sedasız unutturulmaya çalıştırıldığını vurgulayan Yaşatürk, “Hesabı sorulmayan acı unutulmaz. Unutulmamakla kalmaz, akıllarda her zaman ilk günkü tazeliğiyle dururken, katillere ve o katilleri besleyen sisteme karşı harlanan bir öfkenin, hesap sorma bilincinin her gün yeniden yeşerdiği bir dirence dönüşür” ifadelerini kullandı.

Madımak’ta işlenen insanlık suçuna verilen zaman aşımı kararını kabul etmediklerini belirten Yaşatürk, “Madımak’ın eli kanlı katillerinin tek tek, sudan bahanelerle sırtları sıvazlanarak, cumhurbaşkanının iki dudağı arasından çıkan ‘affettim’ sözüyle serbest bırakılmasını, tahliye edilmesini asla kabul etmiyoruz. Bizler biliyoruz ki bu katliamlar sadece gelip geçici iktidarların değil, faşist sistemlerin bir sorunudur. Kendinden görmediği inançlara, işçiye, köylüye, kadına, doğaya ve hayata dair hiçbir saygısı olmayan mevcut AKP-MHP faşist bloku da bu uygulamaları en etkili silah olarak kullanmaktadır” dedi.

“Milyonların sesi susturulmaya çalışılıyor”

Ses çıkaran herkesi abluka altına almaya çalışan, milyonların iradesini tek adam rejiminin antidemokratik müdahaleleriyle, mutlak butlan kararlarıyla, kayyım darbeleriyle hiçe sayan bu düzene karşı mücadele etmenin tarihsel bir sorumluluk olduğunu belirten Yaşatürk, “Bu anma bir yas günü değildir; bu anma, 33’lerin egemenlerden ve zalimlerden daha çok yaşayacaklarının mühürlü bir yeminidir. Ancak daha geçmişin yaralarını saramamışken, bizi inancımızdan koparmanın, asimile etmenin başka yollarına başvuruyorlar” dedi.

Bugün emperyalist saldırganlığın dünyanın dört bir yanında halklara kan kusturduğunu söyleyen Yaşatürk, “Tam da bu dönemde, emperyalizmin kanlı savaş örgütü NATO’nun zirvesinin Ankara’da yapılacak olması, coğrafyamızı yeni savaş senaryolarının merkezi hâline getirme çabasıdır. Bizler, halkların boğazlanmasını hedefleyen bu savaş örgütünü ve zirvesini topraklarımızda istemiyoruz. Suriye’deki Alevi canlarımızın cihatçı barbarlar eliyle katledilmesi de bu emperyalist projelerin bir sonucudur” diye konuştu.

Bu mücadelenin sadece birkaç güne sığdırılamayacağını belirten Yaşatürk, “Madımak Oteli amasız, fakatsız bir ‘Utanç Müzesi’ olana dek, bu katliamın arkasındaki derin yapılar açığa çıkıp yargılanana dek mücadelemiz durmayacaktır. Zulme sessiz kalmayacağız, karanlığa teslim olmayacağız. 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı işlenmiş suçların zaman aşımı olmaz. Sivas davası bir insanlık davasıdır. Bu dava, biz bitti demeden bitmez. Hesabını soracağız” dedi.


Elazığ'da anma: Unutmadık unutturmayacağız

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Elazığ Emek ve Demokrasi Platformu Hozat Garajı Meydanı’nda bir araya gelerek 33. Yılında Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Emek ve Demokrasi Platformu adına bir açıklamanın yapıldığı anmada “alışmayacağız, unutturmayacağız” denildi.

Açıklamayı okuyan Ali Yeşiltepe, “2 Temmuz 1993’te Sivas’ta, göz göre göre, planlı bir şekilde 33 aydın ve 2 otel emekçisi diri diri yakıldı. Bu, münferit bir “linç” değil; örgütlü, kışkırtılmış, cezasızlık zemininde büyütülmüş bir derin devlet operasyonuydu. Katliam öncesi günlerce dağıtılan bildiriler, yayılan yalanlar, hedef gösteren manşetler, göz yumulan gerici mitingler ve nihayetinde seyirci kalan kolluk kuvvetleri” diyerek hepsinin aynı senaryonun parçaları olduğunu söyledi.

“Bugün, yeryüzünün en kapsamlı savaş aygıtı ABD’nin Başkanı’nı Ankara’da dikensiz gül bahçesinde ağırlamak adına, sıkıyönetim dönemlerini hatırlatan, tüm alanları ve eylemleri yasaklayan devlet, 33 yıl önce Madımak’ta aydın, yazar, sanatçıların diri diri yakılmasını izledi. Bir kentin merkezinde, 15 dakikada tüm güvenlik güçlerini bölgeye aktararak, bu toplu cinayeti önleyebilecekken, saatlerce pasif biçimde beklemeyi tercih etti. Halklarımız bunu asla unutmayacaktır” ifadelerini kullanan Yeşiltepe, “Karanlık dehlizlerde planlanıp uygulanan katliamda, ateş sadece Madımak Oteli’ne değil, sönmemek üzere yüreklerimize de düştü” dedi.

 

"Diyanet İşleri Başkanlığı, toplumu dinsel referanslara göre şekillendiren bir aparata dönüştürüldü"

AKP iktidarı boyunca cemaatler ve tarikatlarla kurulan ittifaklar sayesinde eğitimden yargıya, sağlıktan güvenliğe kadar her alanın dini referanslarla yeniden dizayn edildiğinin altını çizen Yeşiltepe, “Bir cemaatin tasfiyesi, başka cemaatlerin önünü açarak telafi edildi. Laiklik ve inanç özgürlüğü karşıtı bu politikalar sadece kurumları değil, toplumsal dokuyu da tahrip etti. Kadın hakları, LGBTİ+ bireylerin yaşam hakkı, Alevilerin inanç özgürlüğü, seküler eğitim sistemi doğrudan hedef alındı. Diyanet İşleri Başkanlığı, toplumu dinsel referanslara göre şekillendiren bir aparata dönüştürüldü. Kamusal kaynaklar dini dernek ve vakıflara aktarıldı. Bu yetmezmiş gibi, tarikatlar ve onların servetleri, finans varlıklarına dönük inandırıcı ve halkın vicdanını rahatlatan bir denetim yapılmadı” diye belirtti.

Yeşiltepe son olarak şunları söyledi:

Katliamlara, ölümlere alışmayacağız! Alışmak yeni katliamlara davetiye çıkartmaktır. Alışmak faşizmin kurumsallaşması demektir. Her türlü gerici, ırkçı dayatmaya karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.

Unutmayacağız, unutturmayacağız!

Çünkü unutturulmak istenen her gerçek, gelecekte daha büyük adaletsizliklerin kapısını aralar. Çünkü bu ülkede hâlâ laik, demokratik, eşit yurttaşlığa dayalı bir yaşam için direnen milyonlar var.

Sivas’ın hesabı sorulana, gerçek failler yargılanana ve Madımak Oteli bir “Utanç Müzesi ”ne dönüştürülene kadar bu ülkenin vicdanı olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.

Açıklamada sık sık, “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek”, “Sivas’ı unutma unutturma”, “Sivas’ın hesabı sorulacak” sloganları atıldı. Açıklama, oturma eyleminin ardından sona erdi.


Çanakkale’de Madımak’ta katledilenler anıldı

Fotoğgraf: Evrensel

Fotoğgraf: Evrensel

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Çanakkale Şubesi dernek binası bahçesinde düzenlediği etkinlekle 2 Temmuz’da Sivas’ta katledilenleri andı. Anma programı saygı duruşu sonrasında dernek adına Sevim Yılmaz Kırnıç’ın okuduğu açıklama ile başladı. Semah gösterisi ile devam eden anma bağlama ekibinin türküleriyle sona erdi.

Sevim Yılmaz Kırnıç yaptığı açıklamada; “2 Temmuz 1993, tarihimizin en ağır, en zifiri karanlığı ve bu ülkenin dinmeyen, iyileşmeyen büyük utancıdır. Sivas Madımak Oteli’nde gerici karanlık güçlerin ve onların eli kanlı tetikçilerinin harladığı o ateşle 33 canımızı, aydınımızı, fidanımızı sonsuzluğa uğurlayışımızın üzerinden tam 33 yıl geçti. 33 yıl önce bugün yakılan ve canlarımızı hayattan koparan o kor ateş, bugün hâlâ canlarımızın ailelerinin, yakınlarının, yoldaşlarının ve yüreği eşitlik ile özgürlük yolunda atan bütün direngen insanlarımızın içinde yanmaya, ciğerini dağlamaya devam ediyor. Bizlere yaşattıkları bu büyük acıyı sessiz sedasız unutturmaya, hafızalarımızdan silmeye çalıştılar; oysa hesaba katmadıkları, asla anlayamadıkları bir gerçek vardı: Hesabı sorulmayan acı unutulmaz. Unutulmamakla kalmaz, akıllarda her zaman ilk günkü tazeliğiyle dururken, katillere ve o katilleri besleyen sisteme karşı harlanan bir öfkenin, hesap sorma bilincinin her gün yeniden yeşerdiği bir dirence dönüşür” dedi. 

 

Bu anmanın bir yas günü değil; 33’lerin, egemenlerden ve zalimlerden daha çok yaşayacaklarının mühürlü bir yemini olduğu vurgulanan açıklamada; “Ancak daha geçmişin yaralarını saramamışken, bizi inancımızdan koparmanın, asimile etmenin başka yollarına başvuruyorlar. Cemevlerimizi imar mevzuatında "kültürel tesis" olarak tanımlayarak ibadetimizi yok saymaya, cami, kilise, havra gibi diğer ibadethaneler ile eşit statüye getirmekten kaçarak anayasal haklarımızı ihlal etmeye yelteniyorlar. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Cemevleri yönetmeliklerle geçiştirilemez, doğrudan Anayasa'da ibadethane olarak tanımlanmalıdır. Bizler asla devletin Alevisi olmayacağız” ifadelerine yer verildi.

Bu mücadele sadece birkaç güne sığdırılamaz.

Açıkmlamad son olarak şunlar söylendi; “Adalet ve eşit yurttaşlık taleplerin yıl sonuna kadar kesintisiz bir şekilde devam edecektir. Madımak Oteli amasız, fakatsız bir "Utanç Müzesi" olana dek, bu katliamın arkasındaki derin yapılar açığa çıkıp yargılanana dek mücadelemiz durmayacaktır.

Bizler, Pir Sultan Abdal’ın torunları, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin yolundan ayrılmayanlar, Kalender Çelebi'nin yoldaşları olarak, Zulme sessiz kalmayacağız, karanlığa teslim olmayacağız, Pir Sultan'ca yol yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz. Gelin canlar bir olalım, bu gerici, çağ dışı barikatları yıkalım, adaleti birlikte haykıralım.

2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı, İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı işlenmiş suçların zaman aşımı olmaz. Sivas davası bir insanlık davasıdır. Bu dava, biz bitti demeden bitmez. Hesabını soracağız”


Kesk Samsun Şubeler Platformu: Madımak’tan bugüne; karanlığa teslim olmadık, olmayacağız!

 
Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

KESK Samsun Şubeler Platformu Bulvar AVM girişi eski Vergi Dairesi önünde yaptığı basın açıklamasıyla 33 yıl önce Sivas Madımak'ta katledilen 33 aydını andı. Açıklamaya Emek ve Demokrasi Güçleri de katılarak destek verdi. Açıklamada “Sivas’ı yakanlar AKP'yi kuranlar”, “Faşizme hayır yaşasın halkların kardeşliği”, “Sivas'ı unutma unutturma” sloganları atıldı Açıklamayı KESK Dönem Sözcüsü SES Şube Başkanı Şuayip Sobalı okudu

 

Bugün, yeryüzünün en kapsamlı savaş aygıtı ABD’nin Başkanı’nı Ankara’da dikensiz gül bahçesinde ağırlamak adına, sıkıyönetim dönemlerini hatırlatan,tüm alanları ve eylemleri yasaklayan devletin, 33 yıl önce Madımak’ta aydın, yazar, sanatçıların diri diri yakılmasını izlediği ifade edilen açıklamada; “Bir kentin merkezinde, 15 dakikada tüm güvenlik güçlerini bölgeye aktararak, bu toplu cinayeti önleyebilecekken, saatlerce pasif biçimde beklemeyi tercih etti. Halklarımız bunu asla unutmayacaktır. Karanlık dehlizlerde planlanıp uygulanan katliamda, ateş sadece Madımak Oteli’ne değil, sönmemek üzere yüreklerimize de düştü. Yüreğimiz hâlâ kanıyor, hâlâ yanıyor… Çünkü Madımak ’ta yalnızca insanlar değil; düşünce ve ifade özgürlüğü, laiklik, eşit yurttaşlık ve birlikte yaşama umudu da yakıldı” denildi.

 

Cezasızlık politikasının, AKP döneminde daha da pervasızlaştığına işaret edilen açıklamada; “Aradan geçen bunca yıla rağmen gerçek failler yargılanmadı; tersine, ödüllendirildi. Firari sanıklar hakkında etkin bir soruşturma yürütülmedi. Adresleri bilinen failler korunarak, kamu görevlerinde çalışmaları, askerlik yapmaları, evlenmeleri görmezden gelindi. Arama kararları olmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadı. Üstelik katliam sanıklarının avukatlarının AKP tarafından milletvekili, belediye başkanı, bakan ve hatta Anayasa Mahkemesi üyesi yapılması, yalnızca adaletsizliği değil, aynı zamanda ideolojik ortaklığı da açıkça ortaya koymaktadır” ifadelerine yer verildi.

 

“Laikliğe, adalete, emeğe, barış içinde bir arada yaşama idealine saldırılar sürüyor”

 

Bugün iktidarda olanların, sadece geçmişin karanlıklarını aydınlatmaktan kaçınmakla kalmadığı; aynı karanlığı derinleştirmeye devam ettiği dile getirilen açıklamada şunlar söylendi; “Kutuplaştırıcı dil, hedef gösterme siyaseti, muhalefeti kriminalize eden uygulamalar artarak sürüyor.

Biliyoruz ki laiklik karşıtı politikalar sadece Alevilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin demokratik geleceğini, özgürce bir arada yaşam iradesini tehdit etmektedir. Biliyoruz ki, gericiliğe yaslanan bu politikalar, aslında halkımızın, gençlerin bilimden, akıldan ve toplumsal vicdandan beslenmesi engellemek içindir.”

 

Sivas Katliamı’nın, sadece bir inanç grubuna değil; tıpkı 10 Ekim Katliamı gibi, farklı olan herkese, tüm muhalif kimliklere, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış taleplerine karşı organize bir sindirme operasyonu olduğu belirtilen açıklamada; “Katliamlara, ölümlere alışmayacağız! Alışmayacağız! Alışmak yeni katliamlara davetiye çıkartmaktır! Alışmayacağız! Alışmak faşizmin kurumsallaşması demektir! Alışmayacağız! Her türlü gerici, ırkçı dayatmaya karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” denildi


Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler Eskişehir’de anıldı: Alışmayacağız, unutmayacağız

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

 Sivas Katliamı’nın 33. yılında, katliamda yaşamını yitiren 33 aydın ve 2 otel emekçisi Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu tarafından anıldı. Kentte gerçekleştirilen NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek valilik tarafından ilan edilen eylem ve etkinlik yasaklarına tepki gösterilen açıklamada, sıkıyönetim dönemlerini aratmayan bu antidemokratik yasakların emek ve demokrasi güçlerinin sesini kısmayı amaçladığı vurgulandı.

 

"Seyirci kalan devlet aklı bugün NATO’nun hizmetinde"

Sivas Katliamı’nın münferit bir linç değil; örgütlü, kışkırtılmış ve cezasızlık zemininde büyütülmüş bir derin devlet operasyonu olduğu belirtilen açıklamada, katliam öncesi dağıtılan bildirilerle gerici bir mitingin örgütlendiği ve kolluk kuvvetlerinin saatlerce bu toplu cinayete seyirci kaldığı hatırlatıldı. 33 yıl önce kentin merkezindeki katliamı 15 dakikada önleyebilecekken pasif biçimde beklemeyi tercih eden devlet aklının, bugün Ankara’da NATO’yu ve ABD Başkanı’nı "dikensiz gül bahçesinde" ağırlamak adına tüm alanları yasakladığı ifade edildi. Şehirde NATO Zirvesi bahanesiyle ilan edilen anayasal hak gasplarına değinilen açıklamada, "Sivas’ta canlarımızın yakılmasına seyirci kalan devlet aklı, bugün Eskişehir’de emperyalizmin en büyük savaş aygıtı NATO’yu rahat ettirmek uğruna bizlerin sesini kısmaya çalışmaktadır" denildi.

 

"Eğitimden yargıya dinsel kuşatma ve ideolojik ortaklık"

AKP iktidarı boyunca laiklik ve inanç özgürlüğü karşıtı politikalarla toplumsal dokunun tahrip edildiğine dikkat çekilen açıklamada; eğitimden yargıya, sağlıktan güvenliğe kadar her alanın cemaatler ve tarikatlar eliyle dini referanslara göre yeniden dizayn edildiği aktarıldı. Kadınların, LGBTİ+’ların, Alevilerin ve seküler eğitim sisteminin doğrudan hedef tahtasına oturtulduğu, Diyanet’in toplumu şekillendiren bir aparat haline getirilerek kamusal kaynakların dini vakıflara aktarıldığı belirtildi. Sivas Katliamı’nın zihinsel zemini olan bu tekçi anlayışın AKP döneminde pervasız bir cezasızlık politikasıyla sürdürüldüğü; firari sanıkların korunduğu, hatta katliam sanıklarının avukatlarının AKP tarafından milletvekili, belediye başkanı, bakan ve Anayasa Mahkemesi üyesi yapılarak ideolojik ortaklığın açıkça sergilendiği vurgulandı.

 

"Alışmayacağız, unutmayacağız"

Sivas Katliamı’nın tıpkı 10 Ekim gibi tüm muhalif kimliklere, özgürlük ve barış taleplerine karşı organize bir sindirme operasyonu olduğu ifade edilen açıklamada, faşizmin kurumsallaşmasına ve gerici dayatmalara karşı mücadelenin süreceği kaydedildi. Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, sömürüye ve gericiliğe yaslanan bu politikalara karşı laik, demokratik ve eşit yurttaşlığa dayalı bir yaşam için direnen milyonların var olduğunu belirterek; Sivas’ın hesabı sorulana ve Madımak Oteli "Utanç Müzesi" olana kadar mücadelenin devam edeceğini ilan etti.


Urfa'da Madımak Katliamı protestosu: "Hakikat, adalet ve yüzleşme taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz"

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

 

Urfa Emek ve Demokrasi Platformu, Madımak Katliamı'nın 33. Yıldönümünde Novada Park AVM önünde basın açıklaması düzenledi. Platform adına açıklamayı İHD Urfa Şube Eş Başkanı Songül Arpa okudu. Açıklamada, "2 Temmuz Sivas Katliamını Unutmadık, Unutturmayacağız" yazılı pankart taşındı.

 

Arpa, 2 Temmuz 1993'te Madımak Oteli'nde 35 kişinin yakılarak katledildiğini hatırlatarak, katliamın insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri olduğunu söyledi.

Aradan geçen 33 yıla rağmen katliamın tüm yönleriyle aydınlatılmadığını belirten Arpa, gerçek sorumluların yargılanmadığını ve cezasızlık politikalarının sürdürüldüğünü ifade etti. Katliamın tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması, kamu görevlileri dahil tüm sorumlular hakkında etkili ve bağımsız soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

 

“2 Temmuz “İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü” ilan edilsin”

 

İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımının kabul edilemeyeceğini dile getiren Arpa, Sivas Katliamı dosyasının yeniden ele alınmasını, bağımsız bir Hakikat Komisyonu kurulmasını, Madımak Oteli'nin "Utanç Müzesi"ne dönüştürülmesini ve 2 Temmuz'un "İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü" ilan edilmesini talep etti.

Arpa, "Unutmadık, unutturmayacağız. Hakikat ve adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz" diyerek açıklamayı sonlandırdı.


Kocaeli’de 2 Temmuz’da Sivas’ta katledilenler anıldı

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

 

Madımak katliamının yıl dönümünde Kocaeli’de, 2 Temmuz Anma Platformunun çağrısıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi.

 

İzmit Belediye İş Hanı önünde toplanan kitle, İzmit İnsan Hakları Parkı’na yürüdü.

 

Platform adına açıklamayı okuyan Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şube Sekreteri Fadime Günsel, “Madımak’ta işlenen insanlık suçuna verilen zamanaşımı kararını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Madımak’ın eli kanlı tetikçi katillerinin tek tek sudan bahanelerle, sırtları sıvazlanarak, Cumhurbaşkanının iki dudağı arasından çıkan ‘affettim’ sözüyle serbest bırakılmasını, tahliye edilmesini asla kabul etmiyoruz.

 

Bizler biliyoruz ki bu katliamlar sadece gelip geçici iktidarların değil, faşist sistemlerin bir sorunudur. Kendinden görmediği inançlara, işçiye, köylüye, kadına, doğaya ve hayata dair hiçbir saygısı olmayan mevcut AKP-MHP faşist bloku da bu uygulamaları en etkili silah olarak kullanmaktadır. Ses çıkaran herkesi hedef alan bu anlayış, cemevlerini ‘kültürel tesis’ olarak tanımlayarak ibadetimizi yok saymaya, cami, kilise ve havra gibi diğer ibadethanelerle eşit statüye getirmekten kaçınarak anayasal haklarımızı ihlal etmeye yeltenmektedir. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Cemevleri yönetmeliklerle geçiştirilemez. Doğrudan Anayasa’da ibadethane olarak tanımlanmalıdır. Bizler asla devletin Alevisi olmayacağız” dedi.

 

Günsel, açıklamada NATO Zirvesi’ne de değinerek şunları söyledi: “Filistin’de halk, siyonist barbarlığın soykırımı altında bir ölüm kalım savaşı verirken, antiemperyalist bir tutum almak kaçınılmazdır. Tam da bu dönemde emperyalizmin kanlı savaş örgütü NATO’nun zirvesinin Ankara’da yapılacak olması, coğrafyamızı yeni savaş senaryolarının merkezi hâline getirme çabasıdır. Bizler halkların boğazlanmasını hedefleyen bu savaş örgütünü ve zirvesini topraklarımızda istemiyoruz. Unutmayalım ki Suriye’de Alevi canlarımızın cihatçı barbarlar eliyle katledilmesi de bu emperyalist projenin bir sonucudur. Geçtiğimiz aylarda HTŞ denilen eli kanlı selefi çetenin yönetimi ele geçirmesiyle başlayan barbarlık, başta Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus olmak üzere Alevilere yönelik katliamları sistematik bir soykırıma dönüştürdü. Bu barbarların lideri ülkemizde kırmızı halılarla karşılanırken, Meclis kürsülerinde ‘Şimdi mi Aleviler için ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz?’ deme pervasını gösterdiler.”


Altınoluk'ta binler : "Sivasta zaman aşımı olmaz"

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

 

Alevi kültür derneği'nin çağrısı ile toplanan binlerce kişi 33.yılında Sivası unutmadı.

Altınoluk AKD önünde toplanan kitle sloganlarla Cumhuriyet Meydanı'na yürüdü.

Emek Partisi kortejinde " Deniz Göktaş yalnız değildir " sloganları atıldı. 

Yol boyunca "Sivası unutma unutturma”, “İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Sivasın ışığı sönmeyecek”, “Katil devlet hesap verecek”, “Faşizme ölüm halka hürriyet”, “Katiller halka hesap verecek”, “Sivası yakanlar AKP yi kuranlar”, “İş ekmek özgürlük" gibi sloganlar atıldı.

 Cumhuriyet Meydanı'na gelen kitle alana sığmadı. Çevredeki kafelerde katılımcılarca dolduruldu.

 Mitinge AKD, Pir Sultan Derneği, Körfez Emekli Dernekleri Platformu, Körfez, Dersimliler Derneği, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Sol Parti,

Sosyalist Meclisler Federasyonu, Türkiye İşçi Partisi katıldı.

Meydanda yapılan saygı duruşunun ardından Sivasta yitirilenlerin isimleri tek tek okundu ve kitle bir ağızdan "burada" diyerek selamladı. Ardından Alevi Kültür Derneği semah ekibi gösterisi izlendi.

Altınoluk AKD başkanı Veli Doğan ; "33. yılında 33 canımız unutmadık,unutturmayacağız"dedi. 33 yıldır adalet arayışının sürdüğünü belirten Doğan: "İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz" dedi.

"Devletin alevisi olmayacağız" diyen Doğan; "İnancımızın içini boşaltmak isteyenlere karşı Kerbela'dan Sivas'a boyun eğmedik, boyun eğmeyeceğiz, adalet, eşit yurttaşlık mücadelemiz sürecek" dedi.

Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş; Sivas'ta yakılanların aydınlar, sanatçılar, ülkenin aydınlık yüzleri olduğunu belirtti. "O gün hedef alınanlar farklılıklarımız, inanç özgürlüğümüz, demokratik geleceğimiz, bir arada yaşama kültürümüzdür" dedi. “Onlar karanlığa karşı aydınlığın, ayrımcılığa karşı eşit olarak bir arada yaşamın, laik ve demokratik cumhuriyetin sesidir. Sözleri, eserleri, fikirleri yaşıyor" dedi.

Etkinlik Berrin Suları dinletisi ve Katre Band konseri ile devam etti.

(Evrensel)
02.07.2026 16:35 / Güncelleme: 17:12

Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına sanat dünyasından tepkiler: 'Fikirlere fikirlerle cevap verilir'

Havalimanında gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş için sanat dünyasından destek mesajları gelmeye devam ediyor. Beril Pozam, Şevket Çoruh, Deniz Bağdaş ve Oyuncular Sendikası, ifade özgürlüğüne vurgu yaparak yaşananlara tepki gösterdi.

Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına sanat dünyasından tepkiler: “Fikirlere fikirlerle cevap verilir”

Deniz Göktaş'ın Ölü Deniz isimli stand-up gösterisinden

02.07.2026 17:03 / Güncelleme: 17:12

Trump'tan NATO Zirvesi öncesi Avrupa'ya savaş bütçesi eleştirisi: ABD yükü tek başına çekiyor

ABD Başkanı Donald Trump, müttefiklerine yönelik açıklamasında, "ABD, NATO'yu korumak için diğer tüm ülkelerden açık ara daha fazla para harcıyor, ancak bundan hiçbir fayda sağlamıyor" dedi.

Trump'tan NATO Zirvesi öncesi Avrupa'ya savaş bütçesi eleştirisi: ABD yükü tek başına çekiyor

Fotoğraf: Rawpixel

02.07.2026 13:30

10 Ekim Katliamı davasında 'zamanaşımı' tepkisi: 'Kamu görevlileri korunuyor'

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, kamu görevlileri hakkında verilen "soruşturma yapılmasına yer olmadığı" kararına tepki gösterdi. Açıklamada, dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldığı ve kamu görevlilerinin korunduğu belirtildi.

10 Ekim Katliamı davasında "zamanaşımı" tepkisi: “Kamu görevlileri korunuyor”

Fotoğraf: Sefa Gardiyan

02.07.2026 14:27

Gazeteci Gülnur Saydam'ın gözaltına alınmasına TGC ve Basın Konseyi'nden tepki

Göktürk'teki çeteleri konu alan haber sonrası gözaltına alınan Cumhuriyet muhabiri Gülnur Saydam serbest bırakıldı. TGC "Gazetecilik suç değildir" açıklaması yaparken, Basın Konseyi gözaltı kararını "hukuksuz davranış" olarak nitelendirdi.

Gazeteci Gülnur Saydam'ın gözaltına alınmasına TGC ve Basın Konseyi'nden tepki

Fotoğraf: Cumhuriyet gazetesi

02.07.2026 17:40

Bursa'da kadın cinayeti: Engelli eşi balkondan yardım istedi; boğazında kesiyle banyoda ölü bulundu

Bursa Mudanya’da tekerlekli sandalyeye bağımlı eşinin balkondan yardım istemesi üzerine girilen evde Faize Karaca boğazında kesiyle ölü halde bulundu.

Bursa'da kadın cinayeti: Engelli eşi balkondan yardım istedi; boğazında kesiyle banyoda ölü bulundu

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!