10 Ekim Katliamı davasında 'zamanaşımı' tepkisi: 'Kamu görevlileri korunuyor'
10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, kamu görevlileri hakkında verilen "soruşturma yapılmasına yer olmadığı" kararına tepki gösterdi. Açıklamada, dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldığı ve kamu görevlilerinin korunduğu belirtildi.
Fotoğraf: Sefa Gardiyan
Hasan Can Bilici
[email protected]
10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının katliamda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında "soruşturma yapılmasına yer olmadığı" kararına tepki gösterdi. Komisyon, kamu görevlilerinin zamanaşımı gerekçesiyle soruşturma dışında bırakıldığını belirterek, "10 Ekim Ankara Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı olmaz" dedi.
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı da kararında, ilgili kamu görevlilerine atfedilebilecek suçun "ihmal nedeniyle görevi kötüye kullanma" kapsamında değerlendirilebileceğini ancak suç tarihine göre 8 yıllık zamanaşımı süresinin 2023'te dolduğunu belirterek soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi.
Komisyon tarafından yapılan açıklamada, 10 Ekim Ankara Katliamı'nın firari sanıklarına ilişkin yargılama sürerken, katliamdan dört yıl sonra, 2019 yılında soruşturmaya ait dokuz klasör evrakın kimliği belirsiz kişiler tarafından Ankara Adliyesi'nin savcılık katına bırakıldığı hatırlatıldı.
Açıklamada, söz konusu belgelerin, katliamın önemli sanıklarından Yakub Şahin ile canlı bombalarla birlikte hareket eden Hüseyin Tunç hakkında, katliamdan 10 gün önce bomba yapımında kullanılacak malzeme temin etmeye çalışmaları nedeniyle Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını ortaya koyduğu ifade edildi.
Komisyon, Nizip Emniyet Müdürlüğünün 2 Ekim 2015 tarihinde Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerine katliam faillerinin isimlerini bildirerek gerekli araştırmanın yapılmasını istediğini, ancak adliye koridoruna bırakılan klasörlerden Gaziantep Emniyet Müdürlüğünün bu bildirim üzerine herhangi bir işlem yapmadığının anlaşıldığını belirtti.
Suç duyurusu süreci hatırlatıldı
Açıklamada, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinden emniyet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasının talep edildiği, ancak bu talebin reddedildiği ifade edildi.
Bunun üzerine, dönemin Gaziantep Emniyet Müdürlüğünde görev yapan ve görev ile sorumluluklarını yerine getirmediği belirtilen kamu görevlileri hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "görevi kötüye kullanma" suçlarını düzenleyen maddeleri kapsamında soruşturma yürütülmesi talebiyle, 10 Ekim mitingini düzenleyen KESK, DİSK, TMMOB ve TTB ile katliamda yakınlarını kaybedenler ve yaralananlar adına suç duyurusunda bulunulduğu kaydedildi.
Komisyon, savcılığın doğrudan soruşturma açmadığını, başvurunun ihbar dosyasına kaydedildiğini ve 6 Kasım 2023 tarihinde Gaziantep Valiliğinden soruşturma izni istendiğini belirtti.
“Emniyetin görevini yerine getirmediği belgelenmiştir”
Açıklamada, ön inceleme raporunda Gaziantep İstihbarat Şube Müdürlüğünün 5 Ekim 2015'te önleyici dinleme kararı talep ettiği, Yakub Şahin'in ise 7 Ekim 2015'te, yani katliamdan üç gün önce takibe alındığının ortaya çıktığı ifade edildi.
Komisyon, buna rağmen şüphelilerin yakalanmadığını, yalnızca izlendiklerini belirterek, "Şikayete konu Gaziantep Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin görevlerini yerine getirmeyerek yakalamaları gereken şüphelileri yakalamadıkları, hatta izlemekle yetinerek katliamın gerçekleştirilmesinde önleyici görevlerini yerine getirmedikleri bir kez daha belgelenmiştir" dedi.
Açıklamaya göre, Gaziantep Valiliği soruşturma izni vermedi, bunun üzerine Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 3 Ocak 2025 tarihinde "soruşturma yapılmasına yer olmadığına" karar verdi.
Mahkeme iki kez valilik kararını kaldırdı
Komisyon, bu karara yapılan itiraz üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesinin kamu görevlilerine yönelik iddiaları somut ve ciddi bularak soruşturma yürütülmesi gerektiğine hükmettiğini ve Valiliğin kararını kaldırdığını belirtti.
Ancak Valiliğin 3 Temmuz 2025 tarihinde yeniden ön inceleme raporu hazırladığı, emniyet görevlilerinin kusuru ya da ihmali bulunmadığı yönünde ikinci kez karar verdiği ifade edildi.
Bu karara yapılan ikinci itiraz sonucunda Gaziantep Bölge İdare Mahkemesinin 14 Kasım 2025 tarihinde Valiliğin kararını bir kez daha kaldırdığı ve savcılık tarafından soruşturma izni beklenmeksizin doğrudan soruşturma yürütülmesi gerektiğine hükmettiği aktarıldı.
Savcılık dosyayı yeniden kapattı
Komisyon, buna rağmen Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının dosyaya soruşturma numarası vermediğini, taleplere rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını ve 17 Haziran 2026 tarihinde yeniden "soruşturma yapılmasına yer olmadığına" karar verdiğini açıkladı.
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının kararında, ilgili kamu görevlilerine yöneltilebilecek suçun Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde düzenlenen "ihmal nedeniyle görevi kötüye kullanma" suçu kapsamında değerlendirilebileceği, ancak suç tarihi olan 10 Ekim 2015 esas alındığında sekiz yıllık zamanaşımı süresinin 2023 yılında dolduğu ve zamanaşımını kesen herhangi bir neden bulunmadığı gerekçesiyle soruşturma yapılmasına yer olmadığına hükmedildiği belirtildi.
Komisyon açıklamasında, "Kamu görevlilerine hiçbir kusur atfedilemeyeceğini iddia eden Savcılık, görevi ihmal iddiaları yönünden zamanaşımının dolduğunu ileri süren bir karara imza atmıştır. Savcılık; yıllarca adliye koridorunda kaybedilen, sonra şans eseri bulunduğunda da üstü örtülmek istenen bu dosya için her zaman elverişli olan o sığınağa arkasını yaslamıştır: Zamanaşımı" ifadelerine yer verdi.
“İnsanlığa karşı suçlarda zamanaşımı olmaz”
Açıklamanın devamında şu değerlendirme yapıldı; "Soruşturmanın en başından bu yana, faillerin sadece mahkemede yargılananlardan ibaret olmadığını; katliam yolunu açan ve onları görmezden gelen kamu görevlileri sayesinde katliamları gerçekleştirebildiklerini söyledik. Ve söylemeye devam ediyoruz: 10 Ekim Ankara Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı olmaz."
Komisyon ayrıca, "Sivas'tan Ankara'ya 30 yıldır süren bu yargı pratiği; yalnızca failleri aklamanın bir yolu değil, aynı zamanda iktidarların, kendi tahakkümleri için organize edilen katliamlar silsilesini de aklamanın bir parçasıdır. Katliamlarda sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlilerinin yargılanmasının sağlanması için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyuna bir kez daha saygıyla duyururuz" dedi.
Evrensel'i Takip Et