Sivas Katliamı’nın 33’üncü yıl dönümü anmasında NATO zirvesi protesto edildi: 'Sivas, Roboski, 10 Ekim Gar Katliamları ile yüzleşilmeden adalet gelmez'
Sivas Katliamı'nın 33’üncü yıl dönümünde binlerce kişi Madımak Oteli önünde adalet talebiyle bir araya geldi. Anmada konuşan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Sivas, Roboski ve 10 Ekim Gar Katliamlarıyla yüzleşilmeden adaletin sağlanamayacağını söyledi.
Kübra Kırımlı
[email protected]
Sivas — Sivas'ta 33’ü sanatçı ve aydın, 2’si otel çalışanı olmak üzere 35 kişinin yakılarak öldürüldüğü Madımak Katliamı'nın 33’üncü yılında hayatını kaybedenler unutulmadı. Sivas’ta düzenlenen anmaya binlerce kişi katıldı.
Yürüyüşün ardından konuşan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, konuşmasında 7-8 Temmuz tarihlerinde yapılacak olan NATO zirvesini protesto etti. Erçe, “Bugün Türkiye tam bir kaotik ortam içerisinde. Büyük bir ekonomik kriz yaşıyor. Haklarını arayan maden işçilerine, köylerine, ormanlarına sahip çıkanlara neler yapıldığını gördünüz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz” diye ifade etti.
Fotoğraf: Evrensel
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Derneği öncülüğünde yapılan anmaya CHP Lideri Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti Milletvekilleri Meral Danış Beştaş ve Ayten Kordu, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP’li Aylin Nazlıaka, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Sanatçı Tolga Sağ, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ile MYK üyesi Sema Pınar’ın yanı sıra çok sayıda kitle temsilcisi, siyasi parti üyeleri ve binlerce yurttaş katıldı.
33 aydının fotoğraflarının en önde taşındığı kortejde yer alan binlerce vatandaş, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Dernekleri önünden katliamın yaşandığı Madımak Oteli'nin önüne kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Sivas’a adalet herkes için adalet”, “Sivas’ı yakanlar AKP’yi kuranlar”, “Şeriata, faşizme, karanlığa geçit yok” sloganları atıldı.
Fotoğraf: Kübra Kırımlı/Evrensel
Yürüyüş boyunca, davanın “zamanaşımı” gerekçe gösterilerek düşürülmesi, davadan adalet sağlanamaması, “unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok” denilerek protesto edildi. Yürüyüşe ara verildiği bir sırada katliamda yaşayanların isimleri okudu, binlerce yurttaş hep bir ağızdan “yaşıyor” diye haykırdı.
Bir dakikalık saygı duruşu ardından; otelin önüne karanfiller bırakılırken, katledilenlerin anısına semaha dönüldü.
Fotoğraf: Kübra Kırımlı/Evrensel
“Madımak Katliamı Davası insanlık davası olarak sürecektir”
Semah ardından PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Dernekleri adına ortak açıklamayı okudu. Erçe, “Bugün Türkiye’nin dört bir yanından, Avrupa’dan gelenler, bugün bizimle yürek yüreğe olmak istediler. Madımak Oteli utanç müzesidir. Bunu tartıştırmıyoruz. 2 Temmuz Madımak Katliamı da insanlığa karşı suçtur. Bu dava insanlık davası olarak sürecektir. 33 yıldır inatla, sabırla adalet sağlayışımızı sürdüyoruz. Sivas için sağlanmadan kimse için adalet sağlanmıyor” dedi. Erçe, “Sivas’la, Roboski ile 10 Ekim Gar Katliamı ile yüzleşilmeden bu ülkeye adalet gelmeyecek. Geçmişimizle hesaplaşamadık. Bu hesaplaşmayı, devrimciler, gençler, kadınlar, sosyalistlerle bu hesaplaşmayı sağlayacağız.
“Bu katliamın arkasında da devlet var devlet” diyerek devam eden Erçe, “Bugünkü siyasal iktidar burada kuruldu. Asgari ücretliler açlık seviyesi altında ücret alıyorsa, sebebini burada arasınlar” dedi.
“Ankara’yı açık cezaevine çevirdiler”
Eşit yurttaşlığı bir gün mutlaka kazanacaklarını ifade eden Erçe, “Biz barışın tarafındayız, onlar savaşın tarafında, biz özgürlüklerin tarafındayız onlar faşizmin tarafında, biz Orta Doğu Halklarının, emperyalizmin karşısındayız, onlar NATO ile toplantı yapıyorlar. Ankara’yı açık cezaevine çevirdiler” diye konuştu.
Anmada “NATO’ya hayır” sloganları atıldı
Yüzlerce yurttaş “NATO’ya hayır” sloganları attı. NATO zirvesi için yapılan gözaltıları protesto eden Erçe, “Yüzlerce arkadaşımız tutuklandı. Şu an tutsaklar. Hep birlikte ıslıklarımızla bunu protesto edelim” dedi.
Madımak Katliamında görev almış, faillerinin dışarıda aramızda dolaştığını ifade eden Erçe, “Bu davayı dünyanın dört bir yanına yaymak boynumuzun borcu. Bugün Türkiye tam bir kaotik ortam içerisinde. Büyük bir ekonomik kriz yaşıyor. Haklarını arayan maden işçilerine, köylerine, ormanlarına sahip çıkanlara neler yapıldığını gördünüz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz” diye ifade etti.
Özel: 2 Temmuz utanç günü olarak kanunlaşana kadar mücadelemiz sürecek
Anmada konuşan CHP Lideri Özgür Özel de Madımak Katliamı davasında adaletin sağlanmadığını belirterek, firari sanıklar, tahliyeler ve zamanaşımı kararlarına tepki gösterdi. Özel, "İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz. Madımak, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Ancak bunu kabul etmeyenler ve zaman aşımına tabi tutan yaklaşımlar var. Bu çoklu adaletsizlik ortamında ailelerin, kurumların, ilk günden beri adalet arayan hukukçuların ve avukatların yanındayız. Bütün canların yanındayız" diye konuştu.
Madımak Oteli'nin "Utanç Müzesi" olması yönündeki taleplerini yineleyen Özel, mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek şöyle konuştu: "Bugün genel başkanlarımız 'Madımak Utanç Müzesi' diye bir tabelayı oraya yapıştırdılar. Biz bunun devlet tarafından resmen buranın bir utanç müzesi olarak kabul edildiği ve 2 Temmuz'un bir utanç günü olarak kanunlaştığı güne kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."
Aslan: Ülkeyi baskı ve şiddetle yönetmeye çalışıyorlar
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ise, “33 yıl önce burada aydınlarımız, yazarlarımız, bu ülkenin bilimden, sanattan, eşitlik, barış ve kardeşlikten yana olan aydınlarımız yakıldı. 33 yıldır buranın utanç müzesi yapılması için yapılan çağrılara yanıt verilmedi. Bu çağrıya yanıt verilmediği gibi katliam davası da zaman aşımına uğratıldı” hatırlatmasında bulundu.
AKP’nin yıllarca failleri koruduğunu ifade eden Aslan, yürüyüş sırasında atılan “Sivas’ı yakanlar AKP’yi kuranlar” sloganına dikkat çekerek “Çok doğru. Katliamın arkasındaki güçler açığa çıkarılmadı. O günden bu yana ülkemizde onlarca katliam yaşandı. Bu katliamların arkasındaki güçler de hiçbir zaman açığa çıkarılmadı. Oysa bu ülkenin istihbaratı ve devletin bütün kurumları 33 yıl önce burada yaşanan katliamdan, Suruç’tan, 10 Ekim’den, Diyarbakır’dan ve diğer katliamlardan haberdardı. Onlar bu ülkeyi baskı ve şiddetle yönetmeye çalışıyorlar. Tıpkı bugün yaşadığımız siyasal koşullar gibi. Bugün de mutlak butlanla, belediyelere kayyum atayarak, seçme ve seçilme hakkını halkın elinden alarak kendi iktidarlarını korumanın peşindeler” dedi.
Sivas’ı da diğer katliamları da unutmayacaklarını söyleyen Aslan, “Kürt halkının eşitlik ve özgürlük talebiyle Alevi yurttaşların inançlarını özgürce yaşama talebi, insanca yaşanacak ücret talebi birleşmiştir. Sendikal hak ve özgürlükleri için mücadele eden işçi ve emekçilerle aydınlarımızın düşüncelerini özgürce ifade etme talebi birleşmiştir. O yüzden bugünkü Saray düzenine karşı güçlerimizi birleştireceğiz. Özgür, demokratik özgür bir ülkeyi kuracağız. Kürtler anadillerini özgürce konuşacak, Aleviler inançlarını özgürce yaşayacak, işçi sınıfı sendikal haklarını özgürce kullanacak. Bu ülkede aç yatan olmayacak” diyerek birleşik mücadele çağrısı yaptı.
Evrensel'i Takip Et