Kartal'da NATO karşıtı panel: 'NATO'dan çıkılsın, üsler kapatılsın'
Kartal'da düzenlenen panelde buluşan Emek ve Özgürlük Güçleri, NATO'nun küresel bir savaş örgütü olduğunu vurguladı. İktidarın dış politikadaki çelişkilerini eleştiren konuşmacılar, ortak mücadele çağrısı yaptı
Kartal Emek ve Özgürlük Güçleri pazar günü Kartal Organik Çadır’da “NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın” şiarıyla bir panel gerçekleştirdi. Panele, Toplumsal Özgürlük Partisi Başkanlar Kurulu Üyesi ve Mersin Milletvekili Perihan Koca, BirGün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü İbrahim Varlı ve Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal panelist olarak katıldı.
Koca: "NATO 3.0 sürümü ile kuruluş ayarlarına dönülecek"
İlk konuşmacı olarak söz alan Perihan Koca, “Dünyanın en büyük savaş suçlarını işlemiş olan NATO terör örgütüne karşı ortak mücadelemiz ile bu süreci karşılamak oldukça yaşamsal bir mana taşıyor ve yeni dönem açısından da tayin edici bir yerde duruyor” şeklinde konuştu. Saray rejiminin zirve üzerinden meşruiyet devşirmeyi amaçladığını kaydeden Koca, “NATO bir güvenlik örgütü hikayesi olarak pazarlanıyor, böyle bir anlatı sunuluyor. Oysa ki NATO bir savaş örgütü. Neden kurulduğunu, neler yaptığını hepimiz, tüm halklar biliyor. Emperyalizmin teminatı olarak kuruldu, yeni dünya düzeninin bekçiliğini yaptı, şimdi de yeni misyonlarla donatmak istiyorlar. ‘NATO 3.0’ sürümü ile kuruluş ayarlarına dönecek. Daha sert, saldırgan, savaşa hazır bir yapıya büründürülecek. NATO sadece bir askeri yapı değil siyasal bir yapılanmadır. Bir siyasal ağdır. Türkiye’nin siyasal tarihinde de her daim başat bir misyon üstlenmiştir” ifadelerini kullandı.
Özdal: "İçeride kriz, dışarıda iki yüzlü politikalar var"
İkinci konuşmacı olarak söz alan Hakkı Özdal, ülkenin her alanında derin bir kriz ve demokrasi sorunu olduğunu vurgulayarak konuşmasına başladı. İşçilerin hak alma mücadelesinde karşılaştıkları zorluklara, kadınların güvenceli yaşam sorununa, özel öğretmenlerin uğradıkları şiddete dikkat çeken Özdal, rejimin artık yama tutmadığını ifade etti. Dış politikada iki yüzlü bir tutumda ısrar edildiğini ifade eden Özdal, “Gazze-Filistin buna örnek. Katliamlar yaşanırken ticaret sürdü ama siyasi nutuklar meydanlardan eksik olmadı. İktidar baskıyı artırırken muhalefete, tüm halka gözdağı veriyor. Bugün de toplumsal muhalefete NATO için dayak atılıyor. 100’den fazla insan sadece 'eylem yapabilir' gerekçesi ile tutuklandı. Bu 12 Eylül geleneğidir. NATO ve temsilcileri, Erdoğan ve Türkiye’yi övüyorlar doyamıyorlar, karşılığında 'ne söylesek yapıyor' diyebiliyorlar. NATO askeri bir terör örgütüdür NATO, bunu da her yaptığıyla kanıtlamıştır. Gözü dönmüş bir biçimde ülkeleri Sırbistan’ı, Libyayı bombaladı, sivilleri öldürmüştür” ifadelerini kullandı.
Varlı: "İktidar meşruiyeti dışarda arıyor"
Son konuşmacı olarak söz alan İbrahim Varlı ise zirvenin tek adam rejimi açısından öneminin Amerika’nın ve NATO’nun istediklerini yerine getirerek esas olarak dışardan meşruiyet sağlama olduğunu vurguladı. Varlı, “Ülke içinde hiçbir meşruiyeti kalmayan, rıza üretemeyen, kitlelerin tepsini çeken iktidar, ABD’ye yaslanarak ömrünü uzatmanın derdinde. Bu desteği almak için de NATO’da yeni görevler üstleneceğinin, ülkeyi NATO cumhuriyeti yapacağının taahhütünü veriyor. Adana ve İstanbul’da kurulan yeni NATO birimleri, Konya ve Malatya’ya konuşlandırılan patriotlar bunun ilk adımları. Daha fazlasını vereceklerdir” şeklinde konuştu.
“NATO’ya Hayır Koordinasyonu”nun önemini vurgulayan Varlı, bu birlikteliğin 7-8 Temmuz’daki zirve sonrasında da devam etmesi gerektiğini söyledi. Mücadelenin kesintisiz bir biçimde sürdürülmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade eden Varlı, her şeye rağmen umudun asla yitirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et