Özgür Özel: Çiftçiyi yoksulluğa, halkı kayyıma mahkum eden düzene karşı yeni bir yol açacağız
Diyarbakır’da biçerdövere binip buğday hasadına katılan CHP Lideri Özgür Özel, tarımda yaşanan derin yoksulluğu memleketin en büyük beka sorunu olduğunu ifade etti.
Fotoğraf: ANKA
CHP Lideri Özgür Özel, Diyarbakır temasları kapsamında Sur ziyareti sonrası Bismil ilçesine bağlı Işıklar Mahallesi’nin Köşk mezrasında çiftçilerle buluştu. Yer sofrasında üreticilerin dertlerini dinleyen Özel, tarlada biçerdövere binerek hasat sürecine eşlik etti. Diyarbakır ziyaretinin bir tarım gezisi olmadığını vurgulayan Özel, “Diyarbakır’ın alın teri toprağa karışıyor ama karşılığını alamıyor. Bölgedeki nüfusun büyük kısmı tarım ve hayvancılıkla geçinmeye çalışırken, derin bir yoksulluğa sürükleniyor” dedi.
“Çiftçinin beli borç kıskacında büküldü”
Hububat alım fiyatlarındaki adaletsizliğe dikkat çeken Özel, üreticilerin yaşadığı maliyet krizini rakamlarla anlattı. 6 farklı Ziraat Odası başkanıyla görüştüğünü belirten Özel, “Sulama maliyetleri minimum düzeyde olmasına rağmen, açıklanan 16 liralık fiyat protein hesaplamasıyla 14,5 liraya düşürülüyor. Oysa üretici 18 ile 21 lira arası bir maliyetten bahsediyor. Bu fiyatlarla gelecek yıl bu topraklarda buğday, mercimek ekmeye kimsenin imkânı kalmayacak” ifadelerini kullandı.
Krediye ulaşımın imkansız hale geldiğini, devlet memuru kefaleti veya müstakil tapu zorunluluğunun çiftçiyi tefeciye veya yüksek faizli banka kredilerine mahkum ettiğini belirten Özel, “Kartopu gibi büyüyen borçlar artık döndürülemez noktada. Biz bir dokunduk, bin ah işittik” dedi.
“DEDAŞ, AK Parti’nin özelleştirme faciasıdır”
Özel, bölge çiftçisinin en çok sorun yaşadığı kurum olan Dicle Elektrik (DEDAŞ) konusuna da konuşan Özel, elektriğin stratejik bir ürün olduğunu ve özelleştirilmemesi gerektiğini yıllardır savunduklarını hatırlattı. Özel şöyle devam etti: “DEDAŞ, bölgede tam bir tahakküm kurmuş durumda. Domatesi yanmasın diye sulamak isteyen çiftçinin elektriğini kesiyorlar. Daha da vahimi; pompası olmayan tarlaya, ‘nasıl olsa sulamışsın’ diyerek elektrik borcu çıkarıyorlar. Kaçakçılıkla suçlanan, vicdansızca cezalarla karşı karşıya bırakılan bir çiftçi profili var. Bu, AK Parti’nin özelleştirme icadıdır.”
CHP iktidarında zirai kredi borçlarının faizlerini bir kalemde sileceklerini, elektrik faturalarını ise mahsulden mahsule tahsil edecek bir sistem kuracaklarını vadeden Özel, “AK Parti, zengin şirketlere yol, köprü ve hastane garantisi verirken; çiftçiye bir geçim garantisi dahi vermedi. Biz, çiftçinin önünü görebildiği gerçek, milli bir tarım politikası vadediyoruz” dedi.
Fotoğraf: ANKA
“Kayyum meselesi, otokratlar ile demokratların savaşıdır”
Diyarbakır’daki kitle örgütü temsilcileriyle yapılan toplantıda siyasi gündeme dair mesajlar veren Özel, partisindeki kayyım tartışmalarının bir iç mesele olmadığına dikkat çekti: “Bu mesele, rejimin evrildiği noktaya dair bir direnç meselesidir” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Seçimi kaybetmiş bir kişinin, seçim hukukunu bir tarafa iterek, yargı kararlarıyla Türkiye’nin birinci partisinin yönetimini felç etmeye çalışması kabul edilemez. Birileri bizi bölmek, dövüştürmek istiyor. Biz bu haksız kayyımı sonlandırırız. Bir yolunu bulamazsak, yeni bir yol açarız. Bu yolun sonunda iktidara ulaşacağız.”
“Barışa butlan gelmesin diye buradayız”
Diyarbakır’a son olarak 2024 yılının ekim ayında geldiğini hatırlatan Özel, TUSAŞ saldırısını nedeniyle programını ertelemek durumunda kaldığını belirtti.
Ekim 2024 gerçekten Türkiye’de Kürt sorunuyla ilgili olan herkesin yeniden umutlandığı, barış isteyen herkesin yeniden umutlandığı ve herkesin tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya kaldığı bir dönem olduğunu aktaran Özel, “O dönemde önceden planlanmış 6 günlük, ilk iki günü Diyarbakır’da olan, ardından Mardin’den başlayarak Hakkari’ye kadar devam edecek olan bir programın ilk gününde birlikteydik. Ekimin başında Meclis’te alışılmadık, olması gereken ama yapılmayan bir selamlaşmanın yapılması, ardından grup toplantılarındaki birtakım ifadelerden birkaç gün sonra buradaydık. Ne hazindir ki o programımız TUSAŞ saldırısı sonrasında yarıda kesilmek zorunda kaldı. O günden sonra da, Diyarbakır’a ilk kez, bugün gelebiliyoruz. Bir özel program dışında ilk kez bugün bir siyasi program için ancak bugün gelebiliyoruz” diye konuştu.
“Barışa butlan gelmesin diye de irade koymaya geldik”
“Daha önce barış için çok umutlandık. Sonra o umutlar boşa çıktı ve dünya deneyimlerinde olduğu gibi çok kötülerini yaşadık daha sonra” diyen Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“İşte bugün hani Toledo olacak Sur’un önünden geçerken o geçmiş sefer barış başarılsaydı hangi kayıplar verilecekti? Başta can kayıpları olmak üzere boşu boşuna bu kadar yıl, bu kadar kayıp ve bugün tekrar aynı yerdeyiz. Onun- onu son derece önemsiyorum. Bir yandan da bizim başımıza bir butlan geldi. Bu bize butlan yapanlar eğer niyetleri okuduğumuz gibiyse barış umutlarını da butlan edecekler. Barışa butlan gelmesin diye de irade koymaya geldik. Barışa butlan gelmesin diye de bir mücadeleyi de ortaklaşmak üzerine geldik. Bunu ifade etmek isterim. Hepimiz zor dönemlerden geçiyoruz. Bir dönüm noktasındayız veya çok amiyane, çok klasik, çok kullanılan şeyle tarihin kırılma noktalarından bir tanesindeyiz. Türkiye siyaseti için de öyle. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi siyaseti için de öyle. Gideceğimiz istikameti o yüzden Ankara’dan ve biz bize belirlemek istemedik. Belirleyemezdik zaten. Bunun için de böyle pusula halktır, halklardır, millettir ve sokaklardır, meydanlardır, Anadolu’dur, Trakya’dır dedik. Onun için de hani böyle sadece söylemeye değil, daha çok dinlemeye, önermeye değil, önerileri almaya, duygumuzu anlatmaktan çok duyguları duymaya ve o konuda bir yol bulmaya ya da yollar kapalıysa acaba yeni bir yol açmaya mı veya ne yapmaya karar vermek lazım?”
Toplantı sonunda katılımcıların eleştirilerini ve önerilerini de tek tek not alan Özel, Diyarbakır’ın hem siyaset hem de toplumsal barışın kurulmasında bir ana merkez olduğunu belirterek, “Yol cümleden uludur, yol yolcudan da uludur” dedi.
(ANKA)
Evrensel'i Takip Et