Erkek egemen kurallara karşı Pride sahasında dayanışma maçı: 'Başka türlü bir futbol mümkün'
İstanbul Pride etkinlikleri kapsamında düzenlenen dostluk maçında LGBTİ’ler, futbolun erkek egemen ve dışlayıcı yapısına karşı dayanışma ve kapsayıcılığı merkeze alan alternatif bir oyun deneyimi kurdu.
Eylem Nazlıer
[email protected]
İstanbul Pride etkinlikleri kapsamında bir araya gelen LGBTİ’ler futbolun erkek egemen, dışlayıcı ve ayrımcı yapısına karşı alternatif bir oyun deneyimi kurdu. İstanbul’da düzenlenen dostluk maçında küfrün, hakaretin ve sert rekabetin yerini dayanışma, kapsayıcılık ve birlikte oyun kurma pratiği aldı. LGBTİ’ler, yıllardır erkeklikle özdeşleştirilen futbolun başka türlü oynanabileceğini gösterdi.
Etkinlikte sahaya çıkanlar için amaç kazanmak ya da skor üretmek değil; güvenli bir alanda bir araya gelmek, spor yapmak ve futbolun dışında bırakılanların da bu alana ait olduğunu göstermekti. Maç boyunca cinsiyetçi küfürlerin duyulmadığı, sert müdahalelerin olmadığı ve her güzel pasın, her kurtarışın, her golün birlikte alkışlandığı bir atmosfer oluştu.
Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel
‘Futbolda başka bir alan yaratmak istedik’
Etkinliği düzenleyen Küründen United’dan Tuğba, ekibin yaklaşık dört yıldır futbolun erkek egemen yapısına karşı alternatif bir spor alanı kurmak için bir araya geldiğini anlattı.
Futbolun uzun yıllardır erkeklerin hakimiyetindeki bir alan olarak örgütlendiğini söyleyen Tuğba, kadınlar ve lubunyalar olarak güvenli bir ortamda futbol oynayabilmek için bir araya geldiklerini ifade etti.
“Biz başka bir oyun kurmak istiyoruz” diyen Tuğba, sahada rekabetten çok dayanışmayı öne çıkardıklarını belirterek şöyle konuştu:
“Yeni gelenlerin kendini rahat hissedebileceği, spor yapabileceği ve futbol oynayabileceği bir alan yaratmayı önemsiyoruz. "
Tuğba, geçmiş yıllarda Pride etkinliklerini daha görünür biçimde organize edebildiklerini ancak son yıllarda artan baskılar nedeniyle etkinliklerin yerini ve saatini duyuramadıklarını da söyledi.
Bu durumun önemli bir engel yarattığını belirten Tuğba, “Bir araya gelmek için başka yöntemler bulmak zorunda kalıyoruz. Ancak her şeye rağmen buluşmayı ve dayanışmayı sürdürüyoruz” dedi.
‘Herkesin golüne herkes seviniyor’
Küründen United’ın sahadaki oyun kuralları da geleneksel futbol anlayışından farklı.
Takımlar rastgele oluşturuluyor. Sert oyun, yüksek toplar ve fiziksel üstünlük kurmaya dayalı rekabet teşvik edilmiyor. Amaç, herkesin oyuna eşit katılabilmesi. Tuğba, “Performans seviyeleri farklı olabiliyor. Bu farklılıkları gözeterek herkesi oyunun parçası yapmaya çalışıyoruz. Her takımın golüne herkes seviniyor. Güzel bir pasa da kurtarışa da herkes seviniyor. Erkek egemen futbol kültüründe çok rastlanmayan bir deneyim bu” diye konuştu.
‘Yıllar sonra ilk kez topa dokundum’
Etkinliğe katılan Baran ise futbolun çocukluğundan beri kendisi için güvenli bir alan olmadığını söyledi. Topla oynanan sporların çoğunda erkekliğin, rekabetin ve nefret söyleminin baskın olduğunu ifade eden Baran, futbol sahalarının aynı zamanda nefret söylemlerinin en yoğun üretildiği alanlardan biri olduğunu dile getirdi.
Bu nedenle yıllarca futboldan uzak kaldığını anlatan Baran, Pride sahasında yaşadıklarını şöyle anlattı: “Senelerdir ilk kez topa dokundum. Futbol bana çok uzak bir şeymiş gibi geliyordu. Buraya geldim ve oynayabildiğimi fark ettim. Güzel goller de attım. Karşı takımın benim golümü alkışladığı bir ortamın var olabileceğini düşünmezdim. O kadar çok dışlayıcı deneyime maruz kalıyoruz ki böyle bir alanın mümkün olduğunu unutuyoruz. Burada amaç kazanmak değildi, sadece oynamaktı. Ama ben kendimi kazanmış hissediyorum.”
‘Lubunyaların dışlandığı bir alanı dönüştürüyoruz’
Futbolun tarihsel olarak LGBTİ’lerin dışlandığı alanlardan biri olduğuna dikkat çeken başka bir LGBTİ, “Futbol uzun yıllardır lubunyaların dışında tutulduğu bir alan. Bu alanı daha kapsayıcı hale getirmek, herkesin katılabileceği ve eğlenebileceği bir etkinliğe dönüştürmek çok değerli. Burada herkes kendini güvende hissediyor. Erkek egemen olmayan kurallarla oynanan bir maçın parçası olmak çok güzel” dedi. İlk kez etkinliğe katıldığını söyleyen LGBTİ, çocukluğunda futbol oynarken karşılaştığı sert ve dışlayıcı ortamı anlatarak şunları söyledi: “Erkeklerin birbirlerine güç gösterme isteği nedeniyle futbol çoğu zaman sert, anlayışsız ve keyifsiz bir hale geliyor. Küfürler, bağırışlar ve hakaretler oyunun bir parçasıymış gibi sunuluyor. Burada ise futbolun o çirkin yüzünden arınmış bir ortam var. Herkes gülüyor, herkes eğleniyor. İnsanlar birbirini ezmeye değil, birlikte vakit geçirmeye çalışıyor. Birçok lubunya halı sahaya adım bile atamıyor. Bu tür alanların açılması bu yüzden çok kıymetli.”
‘Başka türlü bir futbolun mümkün olduğunu gösteriyor’
Türkiye’de futbolun giderek daha fazla şiddet, ayrımcılık ve çeşitli güç ilişkileriyle anıldığını belirterek başka bir LGBTİ, Pride sahasında ortaya çıkan deneyimin yalnızca bir spor etkinliği olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yalnızca bir maç değil, toplumu dönüştürücü bir imkan. Başka türlü bir futbolun, başka türlü bir ilişkinin mümkün olduğunu gösteriyor. Yaklaşık bir buçuk saattir buradayım ve tek bir küfür duymadım. Bu bile başlı başına önemli.”
Rekabetin tamamen ortadan kalkmadığını ancak yıkıcı bir biçim almadığını söyleyen LGBTİ, sahadaki ilişkinin kazanma hırsı üzerine değil birlikte oyun kurma deneyimi üzerine kurulduğunu ifade etti.
‘Erkekliğin kurduğu dünyaya karşı başka bir oyun’
Sahada kurulan ilişkinin yalnızca futbolun değil toplumsal cinsiyet ilişkilerinin de dönüştürülebileceğini gösterdiğini belirterek son olarak şunları söyledi:
“Erkeklik üzerinden kurulan futbol kültürü bize güç, sertlik ve üstünlük olarak sunuluyor. Oysa burada görüyoruz ki dayanışma, kapsayıcılık ve birlikte eğlenmek çok daha güçlü. Erkekliğin kurduğu o dünya aslında son derece kırılgan. Bir futbol maçında bile başka bir deneyim yaratılabiliyorsa, başka bir yaşamın da mümkün olduğunu görebiliyoruz.”
Evrensel'i Takip Et