İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri: NATO'ya karşı mücadelemiz sürecek
İzmir Demokrasi Güçleri, Ankara'da yapılacak NATO zirvesi öncesinde yaptıkları eylem ve basın açıklamasında, sömürünün, yoksulluğun, savaşların en büyük sebebinin NATO olduğunu söyleyerek, NATO'dan çıkılmasını talep etti.
Fotoğraf: Evrensel
İzmir – İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde “Türkiye NATO’dan çıksın talebi” ile yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Şirinyer İZBAN önünde toplanan kitle Şirinyer’deki NATO Komutanlığının bulunduğu Vecihi Akın Kışlası önüne yürüdü.
Sıklıkla “Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın”, “NATO'dan çıkılsın, üsler kapatılsın”, “Katil NATO işbirlikçi AKP”, “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarının atıldığı eylemde basın metnini İzmir Barosu Genel Sekreteri Zöhre Dalkıran okudu.
“Sömürünün, barbarlığın, yoksulluğun en büyük sorumlusu NATO”
Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu karanlık başta olmak üzere tüm dünyada haksız savaşların, sömürünün, barbarlığın, zulmün ve yoksulluğun en baştaki sorumlularından birisinin NATO olduğunu söyleyen Dalkıran, “NATO, kurulduğu günden bugüne kadar sermayenin, savaşın, emperyalist çıkarların örgütü olmuştur. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından Yugoslavya’nın bombalanmasına, Afganistan’ın işgalinden, Irak’ın parçalanmasına, Libya’nın yıkımından Suriye’nin kan gölüne dönmesine kadar milyonlarca insanın ölümünden, yerinden edilmesinden ve ülkelerin istikrarsızlaştırılmasından NATO ve onu yönlendiren emperyalist güçler sorumludur” dedi.
Bugün NATO zirvelerinde konuşulan şeyin enerji kaynaklarının, ticaret yollarının, silah tekellerinin ve çok uluslu şirketlerin çıkarlarının korunması olduğunu belirten Dalkıran, “Emekçiler yoksullaşırken, halklar açlıkla savaşırken, savaş bütçeleri ve silah harcamaları her geçen gün artırılmaktadır. Türkiye’nin NATO üyeliği de halklarımızın çıkarlarına hizmet etmemektedir. AKP iktidarının, ‘biz NATO’nun kanadında yer alırken bugün artık göbeğinde bulunuyoruz.’ sözleriyle övünmesi yeni bir durum değildir. Yetmiş yılı aşkın süredir iktidara gelen hükümetler, farklı siyasi kimliklerle ortaya çıksalar da NATO’nun ve emperyalist merkezlerin bölgesel politikalarına uyum göstermeyi temel bir devlet politikası haline getirmiştir” diye konuştu.
“NATO’dan çıkmayı savunmadan halk sevgisinden bahsetmek mümkün değildir”
Türkiye’nin topraklarının, üslerinin ve kaynaklarının emperyalist askeri stratejilerin parçası haline getirildiğini vurgulayan Dalkıran, “Halkların kardeşliği yerine savaş politikaları desteklenmiştir. Bugün ülkemizi fiilen işgal etmiş olan emperyalist NATO ve Amerikan üslerine durmadan, bu savaş örgütünden çıkmayı ve bu örgütün dağıtılmasını savunmadan gerçek yurt ve halk sevgisinden bahsetmek mümkün değildir. Bizler dün de bugün de yarın da 6. Filo’yu denize dökenlerin izinde olmaya devam edeceğiz” dedi.
AKP İktidarının NATO zirvesinin sessiz sedasız, protestosuz geçirilebilmesi için günlerdir İstanbul’da, Ankara’da ve çeşitli kentlerde gözaltı operasyonları gerçekleştirdiğini belirten Dalkıran, “Emperyalist savaş politikalarına karşı çıkanların, demokratik haklarını kullananların, öğrencilerin, gençlerin, sendikacıların, siyasetçilerin ve avukatların gözaltına alınması; savaş karşıtı seslerin susturulmaya çalışılması demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmamaktadır” diye konuştu.
“Ülkenin dış politikası halkların çıkarları için şekillenmeli”
Emperyalizme karşı çıkmanın, savaşa karşı barışı savunmanın, NATO’yu protesto etmenin suç olmadığını belirten Dalkıran, “Asıl sorgulanması gereken, halkların iradesini hiçe sayan savaş politikaları ve bu politikalara gösterilen koşulsuz bağlılıktır. Türkiye NATO’dan çıkmalıdır. Ülkemizin dış politikası emperyalist askeri ittifakların değil, halkların çıkarlarının, barışın ve bağımsızlığın ekseninde şekillenmelidir” ifadelerini kullandı.
NATO’nun savaş politikalarına, emperyalist müdahalelere, Türkiye’nin emperyalist askeri planların parçası haline getirilmesine, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik baskılara karşı mücadelenin süreceğini vurgulayan Dalkıran, eşitlikten, özgürlükten, laiklikten, demokrasiden ve halkların kardeşliğinden yana olan herkesi emperyalizme ve savaş politikalarına karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırdı.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et