12 yaşındaki çocuk işçi Eyüp Can Güner'in ölümüne ilişkin dava: Mahkeme yeni bilirkişi incelemesine karar verdi
Mersin'in Anamur ilçesinde, çırak olarak çalıştığı dönercinin yakınındaki pasajdan şüpheli şekilde düşerek yaşamını yitiren ve vücudunda kesiler tespit edilen 12 yaşındaki Eyüp Can Güner'in davasında yeni bilirkişi incelemesine karar verdi.
Fotoğraf: Eyüp Can Güner
Mersin – Anamur ilçesinde, çırak olarak çalıştığı dönercinin yakınındaki pasajdan şüpheli şekilde düşerek yaşamını yitiren ve vücudunda kesiler tespit edilen 12 yaşındaki Eyüp Can Güner'in ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. Mahkeme, tutuklu sanık Necmettin Ulaş'ın tutukluluk halinin devamına karar verirken, olayın oluş şeklinin belirlenmesi amacıyla dosyanın uzman bilirkişi kuruluna gönderilmesine hükmetti.
Geçen yıl ağustos ayında Anamur'da bir dönercide çalışan 12 yaşındaki Eyüp Can Güner, iş yerine gelen döner ustası Necmettin Ulaş ile yaşadığı tartışmanın ardından Ulaş tarafından kovalandı. Bir süre sonra iş yerinin yakınındaki pasajdan düşmüş halde bulunan Güner yaşamını yitirdi. Olayın ardından ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, Güner'in ölmeden önce sokakta kendisini kovalayan Ulaş'tan kaçtığı anlar yer aldı. Güner'in vücudunda çeşitli kesiler tespit edilmesi üzerine olayla ilgili soruşturma başlatılarak dava açıldı.
Anamur Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen duruşmaya tutuklu sanık Necmettin Ulaş SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada Güner ailesi, taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekili hazır bulundu.
Sanık Necmettin Ulaş savunmasında önceki beyanlarını tekrar ederek, olayda kötü bir kastının bulunmadığını öne sürdü. Ulaş, “Amacım onunla oyun oynamaktı. Karşımdaki de çocuk olduğundan bu durumun normal olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir şekilde çocuğa zarar vermedim. Gerçekleştirmediğim bir eylem sebebiyle cezaevinde bulunmaktayım. Tahliyemi ve beraatimi talep ederim” dedi.
Duruşmada iki tanık dinlendi. Tanıklardan Okan Ataş, Eyüp Can Güner’in kısa süre çalıştığı iş yerini işlettiğini belirterek, Güner ile sanık arasında herhangi bir gerginliğe tanık olmadığını söyledi. Ataş ayrıca, sanığın zaman zaman alkollü şekilde iş yerine geldiğini ve bu nedenle kendisini iş yerinden gönderdiğini anlattı.
Anne Güllü Can: “Bu raporu kabul etmiyoruz”
Duruşmada söz alan Eyüp Can Güner’in annesi Güllü Can, dosyada bulunan adli tıp raporuna itiraz etti. Oğlunun hastaneye götürüldüğü gün kendilerine yaralanmaların bıçak izi olduğunun söylendiğini belirten Can, daha sonra düzenlenen ihtisas raporunda yaraların düşmeye bağlı oluştuğunun değerlendirilmesini kabul etmediklerini ifade etti.
Can, olayın ardından sanığın arkadaşı olduğu belirtilen bir kişinin çevresine, sanık ile Eyüp Can’ın pasajda tartıştığını anlattığını ifade ederek, bu anlatımın rapordaki değerlendirmelerle çeliştiğini söyledi.
Aile avukatlarından yeni inceleme talebi
Ailenin avukatları, dosyadaki adli tıp raporlarının olay yerindeki bulgularla çeliştiğini savundu. Avukat Gurbet Bilbay, Eyüp Can Güner'in kıyafetlerinde bulunan yırtıkların mevcut raporlarla açıklanamadığını belirterek, "Maktulün vücudundaki yaralanmaların bıçak izi olduğu herhangi bir tıp bilgisi olmaksızın anlaşılabilecek niteliktedir. İhtisas raporunun neden aksi yönde çıktığını anlayabilmiş değiliz" dedi. Bilbay, kıyafetlerdeki yırtıkların nasıl oluştuğunun araştırılmasını talep etti.
"Olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin temel sorular yanıtsız"
Avukat Özlem Gürler ise İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı ihtisas raporunun yalnızca çocuğun düştüğü varsayımı üzerinden yaraların niteliğini değerlendirdiğini belirterek, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin temel soruların yanıtsız kaldığını söyledi. Gürler, "Dosyada belirlenmesi gereken; ayakkabıların konumu, kan izleri, maktulün kıyafetindeki yırtıklar, çevrede herhangi bir kesici alet bulunmaması ve maktulün çevresinde toz aşımının bulunmaması hususlarıdır. Öncelikle olayın nasıl cereyan ettiğinin ortaya çıkarılması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
Gürler, olayın oluş şeklinin aydınlatılması için adli fizik incelemesi yapılmasını, bu inceleme sonrasında dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini talep etti. Avukat Nurhan Horasan da adli fizik incelemesinin ardından ölüm sebebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek aynı talebe katıldı.
Eyüp Can Güner'in dedesi Yaşar Güner de duruşmada söz alarak sanığın "oyun amaçlı koştuğu" yönündeki savunmasına itiraz etti. Yaşar Güner, güvenlik kamerası görüntülerinde sanığın çocuğun peşinden öfkeli şekilde koştuğunun görüldüğünü söyledi.
Savcılık tutukluluğun devamını istedi
Cumhuriyet savcısı, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini ve dosyada adli fizik yönünden inceleme yaptırılmasını talep etti. Sanık avukatı ise keşif sırasında yapılan ölçümlerin müvekkilinin Eyüp Can Güner’i yakalamasının mümkün olmadığını ortaya koyduğunu ileri sürdü. Avukat, Güner’den alınan biyolojik örneklerde de müvekkiline ait herhangi bir ize rastlanmadığını savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Mahkemeden yeni bilirkişi kararı
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Heyet ayrıca, dosyanın adli tıp, adli fizik ve olay yeri inceleme konusunda uzman bilirkişi kuruluna gönderilerek, Eyüp Can Güner’in herhangi bir müdahale olmaksızın bulunduğu alana düşüp düşemeyeceğinin araştırılmasına karar verdi.
Mahkeme, sonraki duruşmayı 4 Ağustos'a bıraktı.
Avukat Gurbet Bilbay duruşma sonrası yaptığı değerlendirmede, “Biz en başından beri adli tıp raporuna itiraz ediyorduk, çok çelişki vardı. Savcı da bunu gördü ve hakim de kabul etti. Bununla alakalı biz artık gereğinin yapılmasını istiyoruz. Kendi kıyafetleri olay öncesinde yırtık değildi bunun kesinlikle bıçakla olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
(ANKA)
Evrensel'i Takip Et