Untertürkheim Mercedes işçileri: Artık yeter; protesto, direniş, grev!
Almanya’nın otomotiv devi Mercedes’in Untertürkheim fabrikasında işçiler, artan sosyal hak gasplarına ve yukarıdan yönetilmeye karşı ayaklanıyor: Sendika yönetimi tereddüt ederse, grevi kendimiz başlatacağız.
Ali Çarman
[email protected]
Stuttgart– İşçi sınıfı ve emekçiler açısından ekonomik ve politik koşullar pek iç açıcı değil. Belli başlı ülkelerin tümünde, kazanılmış sosyal haklara yönelik önemli kısıtlamalar peş peşe geliyor. Uzun yıllara dayanan zorlu bir sürecin, dişe diş mücadeleyle elde edilen 8 saatlik iş gününden emeklilik yaşının artırılmasına kadar her alanda patronların saldırıları söz konusu.
Savaş, yoksulluk, ırkçılık, konut, eğitim ve sağlık gibi temel toplumsal sorunları görmezden gelenler, gözünü bir kez daha işçi ve emekçilerin cebine dikmiş durumda. Varsa yoksa fedakarlık, ancak bu fedakarlığı yapması beklenenler, kıt kanaat yaşam mücadelesi veren milyonlar oluyor. Aslında bu durum, mevcut devletin kimin yanında olduğunu da belirginleştiriyor.
Kapitalizm sorunları çözmüyor, kangrenleştiriyor
Nereden bakarsak bakalım, kapitalizm sorunları çözmek bir yana, kangrene dönüştürüyor. Örneğin konut sorunu ve kiralar adeta el yakıyor. Pandemi ile birlikte sağlık sistemi facia durumunda; hastaneler kapatılıyor veya özelleştiriliyor.
Toplumun geleceği olan gençlere eğitim ve meslek alanında her türlü olanak sağlanması gerekirken, silahlanmaya yatırımlar yapılarak gençler askere çağrılıyor. Bu süreçte sendikaların üzerlerine düşeni bütünüyle yaptıkları söylenemez. Ancak son zamanlarda Almanya’nın onlarca şehrinde organize edilen sosyal kısıtlamalara karşı eylemlerde, bazen çağrıcı bazen de katılımcı olarak yer alıyorlar. Sadece sendikalar değil, demokratik örgütlenmeler de harekete geçmiş durumda.
İşçinin karar hakkı ve sınıf mücadelesi
Toplumsal hareketin kıpırdanmaya başladığı bu günlerde, işçi sınıfının mücadeleci geleneğine yakışan bir tutum, karar ve tayin hakkının kendilerinde olduğu bilinciyle Untertürkheim Mercedes fabrikasındaki işçi ve sendika temsilcilerinden geldi.
Untertürkheim Mercedes işçileri, geçmiş yıllarda da defalarca kendi inisiyatifleriyle eyleme çıkmış, otoban yürüyüşleri gerçekleştirmiş bir kitle. Bölgede önemli bir ağırlıkları var. İş yeri işçi temsilcileri ve sendika temsilcilerinden oluşan 30 kişinin katıldığı toplantı sonrası yapılan ortak açıklama, mücadelenin rotasına dair önemli ipuçları veriyor: “Şu anda yaşadığımız şey bir reform programı değil. Bu, son on yıllardaki sosyal kazanımlarımıza yönelik en büyük saldırı. Bu, yukarıdan yürütülen bir sınıf savaşı.”
“IG Metall nerede?”
Temsilciler, sendika genel merkezine de şu soruları yöneltiyor: “IG Metall genel merkezimizden gerçek bir baskı uygulamak için hiçbir sinyal yok. Son genel konferansta Barbara, ‘Kimse bana neden sokaklara çıkmadığımızı sormuyor’ demişti. Fabrikalarımızdan ise farklı sinyaller alıyoruz. İnsanlar çok endişeli, çalışarak ölüme terk edilmekten, yaşlılıkta yoksulluktan ve bütçe kesintileriyle sakatlanan bir sağlık sisteminden korkuyorlar. Ve bize soruyorlar: ‘İhtiyacımız olduğunda IG Metall nerede?’ Şimdi mücadele etmezsek, savunacak hiçbir şey kalmayacak.”
Açıklama, sınıf bilincini yeniden canlandırma çağrısıyla devam ediyor: “Biz, Mercedes-Benz Untertürkheim işçi temsilcileri olarak bu yönde bir karar aldık. Stuttgart’ta ilk adımları atıyoruz: 9 Temmuz’da sağlık reformuna karşı bir araç konvoyu düzenliyoruz. Ama bu sadece başlangıç olabilir. Sonbaharda yüz binlercemiz sokaklara dökülmeli, sosyal refah sisteminin tasfiyesine karşı birlikte mücadele etmeliyiz.”

Bölünmeye değil, birliğe çağrı
Untertürkheim Mercedes işçilerinin bu çağrısı, diğer fabrikalar için de bir örnek teşkil ediyor. Açıklamada, ırkçı ve göçmen karşıtı söylemlerle işçileri bölmeye, sendikasızlaştırmaya çalışan AfD’nin planlarına da dikkat çekiliyor: “Kendinize acımak, sözde ‘Almanya için bir alternatif’ ummak veya hükümete yalvarıp yakarmak hiçbir işe yaramayacak. Daha iyi bir yaşam için birliğimize ve siyasi mücadelemize ihtiyacımız var. Birilerinin bizden protesto etmemizi istemesini beklemiyoruz, biz kendimiz başlatıyoruz! Patronların ve hükümetin politikalarını eleştirmek için her fırsatı değerlendireceğiz.”
Greve kadar hazırız
İş yeri temsilcileri, mücadelenin sadece kağıt üzerinde kalmayacağını vurguluyor: “Bundan böyle siyasi tartışma olmadan hiçbir şirket veya sendika toplantısı olmayacak. Başlangıçta az sayıda olsak bile sesimizi yükselteceğiz. Sendikamızda aktif yer alıyor, patronların açgözlülüğüne ve hükümete karşı gösteriler düzenlenmesini talep ediyoruz. Hatta greve kadar varan eylemlere de hazırız. Eğer sendika yönetimi tereddüt ederse, bunu kendimiz yapacağız. Şimdilik bu kadar: PROTESTO, DİRENİŞ, GREV!”
Kapitalizm, toplumun ihtiyaçlarını değil, kâr ilkesini esas aldığı için sorunları çözmüyor, aksine derinleştiriyor. Önümüzdeki günlerde Stuttgart merkezli olarak 29 Haziran, 9 Temmuz ve 18 Temmuz tarihlerinde sosyal hak gasplarına karşı eylemler gerçekleştirilecek.
Evrensel'i Takip Et