Şakran Cezaevi'ndeki tutuklu Tuğçenur Özbay'ın açlık grevi 146. gününde
İzmir’deki Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde Tuğçenur Özbay’ın “tutuklu kimlik kartı” dayatmasına karşı başlattığı açlık grevi 146. gününde. Avukatları ve yakınları Adalet Bakanlığı’na çağrı yaparak sorunun çözülmesini istedi.
Fotoğraf: Kişisel arşiv
Eylem Nazlıer
[email protected]
İzmir - Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Tuğçenur Özbay’ın, cezaevlerinde uygulanan “tutuklu kimlik kartı” zorunluluğuna karşı başlattığı süresiz açlık grevi 146. gününe girdi. Özbay’ın sağlık durumunun ağırlaştığı belirtilirken, vasisi Emir Karakum, görüş ve telefon haklarının yaklaşık 7 aydır engellendiğini söyledi.
Özbay’ın sağlık durumuna ilişkin kaygılar sürerken, avukatları ve yakınları cezaevi idaresi ile Adalet Bakanlığı’na çağrı yaparak sorunun çözülmesini istedi.
Özbay’ın vasisi Emir Karakum, cezaevinde dayatıldığını belirttiği “tutuklu kimlik kartı” uygulamasına karşı Tuğçenur’un açlık grevinin sürdüğünü ifade etti. Karakum, uygulamanın herhangi bir yasal düzenlemeye dayanmadığını aktararak, bu nedenle görüş ve telefon haklarının kullanılamadığını dile getirdi.
Karakum, cezaevi savcılığının uygulamanın Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve cezaevlerine gönderilen “Güvenlik Standardı” kılavuzuna dayandığını söylediğini aktarırken, söz konusu kılavuzun kamuoyuna açık olmadığını ve avukatlar ile milletvekillerinin de metne ulaşamadığını belirtti.
Aynı kampüste bulunan erkek cezaevinde benzer bir uygulamanın olmadığını dile getiren Karakum, Özbay’ın sağlık durumunun giderek kötüleştiğini ifade ederek yetkililere çağrıda bulundu. Karakum, “Tuğçenur Özbay’ın başına gelebilecek olumsuzluklardan Adalet Bakanlığı ve cezaevi idaresi sorumludur” dedi.
Karakum, 4 Haziran 2026 tarihinde Adalet Bakanlığına bağlı olan Menemen İnsan Hakları Cezaevi İzleme Kurulu, Tuğçenur Özbay'ı ziyaret ettiğini aktararak şunları söyledi: "Heyet, talepleri Bakanlığa ileteceklerini söylemişler. 12 Haziran Cuma günü Cezaevi Savcısıyla görüştüm. Cezaevi Savcısı, Tuğçenur' un kritik günlere geldiğini fakat " kimlik kartı" kaldırılması konusunda yetkinin Adalet Bakanlığı olduğunu söyledi. Tuğçenur' un bürokratik prosödürleri bekleyecek zamanı kalmadı.Tuğçenur' un sağlık durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Ellerinde kararmalar, sırtında kabuklanmalar ve dizlerinde morarmalar oluyor. En son 27 mayıs Kurban Bayramının 1. günü tartıldığında 43 kilo tartıldı."
Özbay ise kamuoyuyla paylaşılan mektubunda, açlık grevine cezaevindeki haklarını “suçlu kimliği” taşımadan kullanabilmek için başladığını belirtti. Tutuklanmasının ardından da toplumsal mücadelelerle dayanışmasını sürdürdüğünü ifade eden Özbay, cezaevlerinde telefon ve ziyaret gibi hakların kimlik kartı uygulaması nedeniyle engellendiğini dile getirdi.
Mektubunda, “Ailemizin, sevdiklerimizin karşısında yüzümüz eğik olsun istiyorlar. Yüz eğecek bir suç işleyen varsa halka zulmedenlerdir. Yoksullaştıran, hakkımız olanı vermeyen, tepki gösteren herkesi kelepçeleyenlerdir.
Hapishanede var olan haklarımızı telefona, ziyarete çıkma gibi suçlu kimliği bulundurmadan kullanmamız yasak. Yüzümü eğecek bir suç işlemedim, yüzüm daima halka, hak olana, adalete dönük oldu. Yüzümüzü eğmemizi isteyenlere karşı direniyorum. Herkesi bu kanunsuz uygulama son bulsun diye sesimi duyurmaya çağırıyorum” dedi.
Evrensel'i Takip Et