22.06.2026 14:35 / Güncelleme: 14:58

Avukat Kamil Tekin Sürek değerlendirdi: TBMM'ye sunulan 12. Yargı Paketi ne getiriyor?

AKP’nin Meclis'e sunduğu “12. Yargı Paketi”ni değerlendiren Avukat Kamil Tekin Sürek, düzenlemelerin ağırlıklı olarak yargılama süreçlerini hızlandırmayı hedeflediğini ancak yargıdaki temel sorunları çözmekten uzak olduğunu söyledi.

Avukat Kamil Tekin Sürek değerlendirdi: TBMM'ye sunulan 12. Yargı Paketi ne getiriyor?

Fotoğraf: Daniel_B_photos/Pixabay

Eylem Nazlıer
[email protected]


İstanbul - AKP milletvekillerinin imzasını taşıyan ve kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. Teklifte icra-iflas hukukundan iş hukukuna, kişisel verilerin korunmasından Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) uygulamasına kadar birçok alanda değişiklik öngörülüyor.

Teklifi Evrensel’e değerlendiren Avukat Kamil Tekin Sürek, düzenlemelerin ağırlıklı olarak yargılama süreçlerini hızlandırmayı hedeflediğini ancak yargıdaki temel sorunları çözmekten uzak olduğunu söyledi.

Sürek, “Yapılan düzenlemeler esas olarak yargılama sürecinin kısaltılması için getirilen değişiklikler. Bunların bir parça faydası olabilir ama sorunu temelden çözmez. Ortalama dava süresi 4 yıl ise bu düzenlemeler sonrasında belki 3,5 yıla iner. Etkisi bununla sınırlı olur” dedi.

Paketin önemli bir bölümünün ise Anayasa Mahkemesinin (AYM) iptal kararları doğrultusunda hazırlandığını belirten Sürek, “Burada da esaslı değişiklikler yok. Ancak AYM’ye yapılan bireysel başvurularda sınırlı bir azalma yaratabilir ve bazı hukuka aykırılıkların giderilmesine katkı sağlayabilir” diye konuştu.

“Devlet lehine eşitsizlik sürüyor”

Teklifin ilk maddesinin yeni bir düzenleme olmadığını belirten Sürek, mevcut uygulamanın İcra ve İflas Kanunu’na taşındığını söyledi.

Düzenlemenin devlet ile yurttaş arasında eşitsizlik yarattığını ifade eden Sürek, “Devlet sizden bir alacağını doğrudan icra yoluyla tahsil edebiliyor. Ancak siz idare aleyhine açtığınız davayı kazanıp tazminat veya vekalet ücreti almaya hak kazandığınızda doğrudan icra takibi yapamıyorsunuz. Önce idareye başvurmanız, bir ay beklemeniz gerekiyor. Bu durum devlet ile vatandaş arasında eşitsizlik yaratıyor ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmıyor” dedi.

Miras paylaşımında yeni yöntem

İkinci maddede ortaklığın giderilmesi davalarına ilişkin yeni bir düzenleme getirildiğini anlatan Sürek, miras kalan taşınmazların satışında paydaşlara öncelik tanınacağını söyledi.

Buna göre satış öncesinde belirlenen değer üzerinden ortaklardan biri taşınmazı almak isterse açık artırmaya gidilmeyecek. Ortakların hiçbirinin almaması halinde ise herkesin katılabileceği ihale yapılacak. Sürek bu değişikliği olumlu bulduğunu belirtti.

Noterlerden doğrudan belge istenebilecek

Üçüncü maddeyle mahkemelere noterlerden doğrudan belge isteme yetkisi verildiğini söyleyen Sürek, bunun yargılamaların hızlanmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Danıştay’daki dosya yüküne geçici çözüm

Dördüncü maddeyle Danıştay’ın daire sayısının azaltılmasına ilişkin geçiş süresinin uzatıldığını belirten Sürek, dosya yoğunluğunun beklenen ölçüde azalmaması nedeniyle sürenin dört yıl daha uzatıldığını söyledi.

“Bu, pratik bir soruna yönelik geçici çözüm. Esasa ilişkin bir değişiklik getirmiyor” diyen Sürek, benzer yaklaşımın 5, 6 ve 7’nci maddelerde de görüldüğünü kaydetti.

Tek hakim tarafından görülebilecek dava sayısının artırılmasının da hakim yetersizliği ve dosya yığılmasının sonucu olduğunu belirten Sürek, “Sorunun kaynağına dokunmayan geçici çözümler bunlar” dedi.

Adli Tıp ve hakim-savcı yardımcılığına ilişkin değişiklikler

Sekizinci maddede Adli Tıp Kurumundaki atamaların AYM kararına uygun hale getirildiğini belirten Sürek, artık Cumhurbaşkanının doğrudan istediği kişiyi atayamayacağını, atamaların doktora sahibi kişiler arasından ve dört yıllık süreyle yapılacağını söyledi.

Dokuzuncu maddede ise hakim ve savcı yardımcılarının atanmasına ilişkin kuralların kanunla belirleneceğini ifade eden Sürek, “Bu düzenleme atamalardaki keyfiliği sınırlamayı amaçlıyor. Ancak yandaş kadrolaşmayı tamamen önleyebileceğini söylemek zor” değerlendirmesinde bulundu.

“Hakimin yapacağı hesabı bilirkişi yapmayacak”

Onuncu maddeyle bilirkişilik uygulamasına ilişkin önemli bir değişiklik yapıldığını belirten Sürek, mevcut uygulamada basit hesaplamaların dahi bilirkişilere gönderildiğini söyledi.

“Dört işlemle çözülebilecek hesaplar için bile bilirkişi raporu alınıyor. Bu hem yargılamayı uzatıyor hem de masrafları artırıyor. Düzenleme, hakimin yapabileceği hesapları hakimin yapmasını öngörüyor” dedi.

Faiz hesabında alacaklı lehine düzenleme

On birinci maddede dava sonunda hükmedilen alacak ve tazminatlarda uygulanacak faiz oranına ilişkin değişiklik yapıldığını belirten Sürek, mevcut uygulamanın alacaklıyı zarara uğrattığını söyledi.

“Şu anda çoğu dosyada yasal faiz uygulanıyor. Bu oran enflasyon ve piyasa koşullarının gerisinde kalıyor. Yeni düzenlemeyle güncel banka faiz oranlarının esas alınması öngörülüyor. Bu olumlu bir değişiklik” diye konuştu.

Kısıtlıların mal satışında süreç kısalıyor

12 ve 13’üncü maddelerin vesayet altındaki kişilerin mallarının satışına ilişkin olduğunu belirten Sürek, mevcut sistemde oldukça uzun ve bürokratik işlemler bulunduğunu söyledi.

Yeni düzenlemenin süreci kısaltacağını ve daha şeffaf hale getireceğini ifade eden Sürek, bunu da olumlu değişiklikler arasında saydı.

Kişisel veriler dosyalardan çıkarılacak

14 ve 15’inci maddelerde AYM kararları doğrultusunda kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemeler yer aldığını belirten Sürek, dava dosyalarına giren kişisel verilerin ve dijital materyallerden elde edilen bilgilerin belirli süre sonunda dosyalardan çıkarılacağını söyledi.

Böylece yurttaşların kişisel bilgilerinin süresiz şekilde dosyalarda tutulmasının önüne geçilmesinin amaçlandığını ifade etti.

İşkence ve kötü muamele davalarında HAGB sınırı

Sürek’in dikkat çektiği düzenlemelerden biri de Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması uygulamasına ilişkin oldu.

16’ncı maddeyle bazı suçlarda artık HAGB kararı verilemeyeceğini belirten Sürek, “İşkence ve kötü muamele gibi suçlarda HAGB uygulanamayacak. Örneğin polis şiddeti davalarında sanıklar bu uygulamadan yararlanamayacak. Bu olumlu bir adım. Ancak tek başına yeterli değil” dedi.

Yakalanan kişi hakim karşısına çıkabilecek

17’nci maddede de AYM kararları doğrultusunda değişiklik yapıldığını belirten Sürek, yakalanan kişinin talep etmesi halinde mahkeme huzuruna çıkarılarak ifade verebilmesinin önünün açıldığını söyledi.

İş hukukunda işçiler lehine değişiklikler

20 ve 21’inci maddelerin iş hukukunu ilgilendirdiğini belirten Sürek, düzenlemelerin işçiler açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Belirsiz alacak davası uygulamasındaki bazı sorunların giderildiğini belirten Sürek, dava değerinin artırılması nedeniyle işçilerin uğradığı hak kayıplarının da önüne geçileceğini söyledi.

“Duruşmalar arasındaki süre sınırlandırılıyor”

22’nci maddeyle duruşmalar arasındaki sürenin üç ayı aşamayacağı yönünde kural getirildiğini belirten Sürek, bunun yargılamaların hızlanmasına katkı sunabileceğini ancak tek başına çözüm olmadığını söyledi.

23’üncü maddeyle hukuk davalarında ilk inceleme duruşmalarına elektronik ortamda katılımın mümkün hale geldiğini belirten Sürek, bunun pratik kolaylık sağlayacağını ancak çok köklü bir değişiklik olmadığını ifade etti.

24, 25, 26 ve 27’nci maddelerin ise dava dosyalarının birleştirilmesi, temyiz hakkı ve yargılama sürelerinin kısaltılmasına yönelik teknik düzenlemeler içerdiğini belirten Sürek, bunların da sınırlı etkiler yaratacağını söyledi.

“Sorunların kaynağına dokunmuyor”

Paketin genel değerlendirmesini yapan Sürek, düzenlemelerin yargı sistemindeki yapısal sorunları çözmekten uzak olduğunu vurguladı.

“Bu paket yargının temel meselelerine müdahale etmiyor. Hakim ve savcı sayısındaki yetersizlik, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı gibi temel sorunlar yerinde duruyor. Yapılan değişiklikler dava sürelerinde kısmi iyileşmeler sağlayabilir, bazı hak ihlallerini azaltabilir. Ancak yargının kronik sorunlarını ortadan kaldıracak nitelikte değil” dedi.

22.06.2026 13:30

İstanbul hava kirliliği sıralaması açıklandı: Hangi ilçe ne durumda?

İTÜ’nün çalışmasına göre yağışların artması atmosferdeki kirleticileri azaltarak hava kalitesini iyileştirdi. 26 ölçüm istasyonunda yapılan analizde 17 istasyonda kirlilik azalırken 9 istasyonda artış kaydedildi.

İstanbul hava kirliliği sıralaması açıklandı: Hangi ilçe ne durumda?

Fotoğraf: Berna/Pexels

22.06.2026 09:30 / Güncelleme: 09:41

İstanbul'da haftanın ilk iş gününde trafik yoğunluğu yaşanıyor: Kent genelihde yüzde 67 ölçüldü

İstanbul'da haftanın ilk iş gününde sabah saatlerinde trafik yoğunluğu yaşanıyor. Kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 67'ye kadar çıktı.

İstanbul'da haftanın ilk iş gününde trafik yoğunluğu yaşanıyor: Kent genelihde yüzde 67 ölçüldü

Fotoğraf: AA

22.06.2026 12:43

Kıraç Cemevi'nden Cem Vakfı'na tepki: 'Cemevi halkındır, halkın kalacak'

Esenyurt'taki Kıraç Cemevi önünde bir araya gelen mahalle sakinleri, dernekler ve siyasi parti temsilcileri, yönetimin Cem Vakfı tarafından belirlenmesine karşı yürüyüş düzenledi. Cemevi yönetimi, süreci yargıya taşıyacaklarını açıkladı.

Kıraç Cemevi'nden Cem Vakfı'na tepki: "Cemevi halkındır, halkın kalacak"

Fotoğraf: Evrensel 

22.06.2026 11:01 / Güncelleme: 11:40

Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye getirilen IŞİD militanı ifade verdi: '10 Ekim saldırısı sırasında IŞİD devletle anlaşma görüşmesi yapıyordu'

Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye getirilen 10 Ekim Katliamı sanığı Ömer Deniz Dündar, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadede tartışmalı iddialarda bulundu. Dündar, 10 Ekim Katliamı sırasında IŞİD'in devletle anlaşma görüşmesi yaptığını söyledi.

Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye getirilen IŞİD militanı ifade verdi: "10 Ekim saldırısı sırasında IŞİD devletle anlaşma görüşmesi yapıyordu"

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!