Kıraç Cemevi'nden Cem Vakfı'na tepki: 'Cemevi halkındır, halkın kalacak'
Esenyurt'taki Kıraç Cemevi önünde bir araya gelen mahalle sakinleri, dernekler ve siyasi parti temsilcileri, yönetimin Cem Vakfı tarafından belirlenmesine karşı yürüyüş düzenledi. Cemevi yönetimi, süreci yargıya taşıyacaklarını açıkladı.
Fotoğraf: Evrensel
İstanbul — Esenyurt Atatürk Mahallesi’nde bulunan Kıraç Cemevi, 8 aydır yönetim kurulunun Cem Vakfı tarafından belirlenmesine karşı mücadele yürütüyor. Geçtiğimiz pazar günü Kıraç Cemevi yönetiminin çağrısıyla Atatürk Mahallesi halkı, diğer Cemevleri ile birçok dernek, sivil toplum kuruluşu, sendika ve siyasi parti üyelerinin desteğiyle yürüyüş gerçekleştirdi.
Yürüyüş sırasında “Cem Vakfı şaşırma sabrımızı taşırma”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Cemevi halkındır, halkın kalacak”, “Halkın emeği satılık değildir” sloganları atıldı. Mahalle boyunca yürüyen yurttaşlar, yürüyüşü Cemevinde sonlandırarak basın açıklaması yaptı.
“Her tuğlasında halkın emeği var”
Basın açıklamasında “Bugün burada sadece bir binayı değil, emeğimizi ve toplumsal hafızamızı korumak için bir aradayız” diyerek sözlerine başlayan Kıraç Cem Kültür Evi Derneği üyesi Sati Aslan, Kıraç Cemevi’nin masa başı kararlarla veya hazır bütçelerle değil, mahalle halkının, kadınların ve gençlerin emeğiyle yapıldığını söyledi.
Fotoğraf: Evrensel
“Cemevinin her tuğlasını harçla değil, sevgiyle, dayanışmayla ve inançla ördük” diyen Aslan, “Şimdi ise Cem Vakfı, halkın dişiyle tırnağıyla var ettiği mekâna yerel halkın iradesini yok sayarak el koymak ve mülkiyetine geçirmek istiyor. Burada halkın rızası yoktur” dedi.
Cemevinin onu var eden halk tarafından demokratik ve şeffaf bir şekilde yönetilmesini istediklerini söyleyen Aslan, Cem Vakfı’na halkın emeğine ve iradesine saygı duyması çağrısında bulundu.
Sonrasında söz alan Sivas Dernekleri Platformu Başkanı Döndü Çiftçi ise Haramidere Cemevi’nde de aynı sürecin yaşandığını, cemevinin 25 yıllığına Cem Vakfı’na tahsis edildiğini söyledi. Cem Vakfı’nın kimseye sormadan bir yönetim kurulu atadığını belirten Çiftçi, vakfın Alevi toplumunu gözeten değil, bir sermaye kuruluşu gibi çalıştığını düşündüğünü ifade ederek Kıraç Cemevi’nin de aynı tehlikeyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.
Bunun üzerine Nisan ayında gazetemize de konuşan Haramidere Cemevi emekçisi Hatice Kaya söz alarak, Cem Vakfı yönetimi tarafından uygulanan mobbing ve psikolojik şiddet uygulamalarından ve işten atılma sürecinden bahsetti.
“Bizler cemevimizi imece usulüyle el ele vererek kurduk” diyerek söz alan Kıraç Cemevi emekçilerinden Sati Duru, derneğin kurulduğu günden bu yana emek verdiğini ve Cem Vakfı’nın burada faaliyet göstermesini istemediklerini belirtti.
“Kendi yönetimimizi kendimiz belirlemek istiyoruz”
Kıraç Cem Kültür Evi Derneği’nin de üyesi olan eski CHP Esenyurt İlçe Başkanı Hüseyin Ergün ise mevcut yönetimin faal olduğunu ve hiçbir eksiklik bulunmadığını belirterek, her türlü atamaya karşı olduklarını ve yönetimlerini kendilerinin belirlemek istediklerini söyledi.
“Eğer mahallelinin mevcut yönetimi istemediğini düşünüyorlarsa, buyursunlar mahallenin herhangi bir yerine sandık koysunlar” diyen Ergün, çıkan sonuca mevcut yönetimin saygı duyacağını ifade etti.
Kıraç Cemevi’nin mahalle halkı ve bağışçılar tarafından yapıldığını söyleyen Ergün, başka bir kurum yokken Cem Vakfı tabelasının asıldığını ancak vakfın atamacı anlayışı nedeniyle artık halkın bu yapıyla devam etmek istemediğini belirterek mücadele çağrısı yaptı.
“Alevilik değil, asimilasyon kurumu”
Cem Vakfı’nın devlet tarafından kurulduğunu söyleyen Damal Dernekleri Federasyonu Başkanı Orhan Purhan ise bu kurumun Aleviliği yaşatmak için değil, iktidarın asimilasyon politikalarına hizmet eden bir kuruma dönüştüğünü söyledi.
1980 sonrası inançları ve demokratik hakları için örgütlenmeye başlayan Alevi topluluklarına karşı olarak bu vakfın kurulduğunu söyleyen Purhan, “İçimizden çıkan bu Hızır Paşa’lara müsamaha göstermeyelim” diyerek mücadele çağrısında bulundu.
Kıraç Cemevi’nin hukuki süreçlerinde destek olan Avukat Duygu Eroğlu ise bunun bir alın teri ve demokrasi meselesi olduğunu belirterek, “Arkasına iktidarı alıp her türlü gaspı ve zulmü kendinde hak görenlere müsaade etmeyeceğiz” dedi.
Son sözü alan Kıraç Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Evren Kaya, “Emeğimizi ve hakkımızı gasp etmek isteyen Cem Vakfı’na karşı hukuki süreç ve halk direnişi başlatıyoruz” dedi. Cem Vakfı temsiliyetine 8 ay önce son verdiklerini belirten Kaya, bunun ardından derneğe kayyum atar gibi polis eşliğinde gelindiğini ancak başarılı olunamadığını söyledi. Bunun mevcut halk temsiliyetini yok saymak anlamına geldiğini ifade eden Kaya, vakfın burada hiçbir emeği olmadığını ve bu nedenle yargı ve kaymakamlık yoluyla yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını belirtti.
Hazineye ait olan cemevi arazisinin, halkın tüm emekleri ve temsiliyetine rağmen Cem Vakfı’na verilmesi kararını kabul etmediklerini söyleyen Kaya, bunu yargıya taşıyacaklarını, mücadeleyi adliyede ve meydanlarda sürdüreceklerini ifade etti.
“Çocukluğum burada geçti”
Katılımcılar, Kıraç Cemevi tarafından başlatılan imza kampanyasına destek olmak üzere imza atarak basın açıklamasını sonlandırdı.
Basın açıklamasının ardından gazetemize konuşan İbrahim Aya, 1995 yılından beri Atatürk Mahallesi’nde yaşadığını ve çocukluğunu cemevinde geçirdiğini söyledi. Yıllardır emek verdiği ve çocukluğunu burada geçirdiğini belirten Aya, cemevini Cem Vakfı’na teslim etmemek için direneceklerini ifade etti.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et