Batıkentli yurttaşlardan öğretmenlere destek
Batıkentli yurttaşlar, özel sektör öğretmenlerinin ve mülakat mağdurlarının uğradığı polis şiddetine dikkat çekerek basın açıklaması yaptı.
Ankara- Batıkent'te yaşayan yurttaşlar, özel sektör öğretmenlerinin ve mülakat mağdurlarının uğradığı polis şiddetine ilişkin basın açıklaması düzenlendi. Açıklamayı okuyan Eğitim-Sen Ankara 2 No'lu Şube Sekreteri Devrim Yardımcı, "NATO geliyor diye bütün sokakları kapatan, hak arayanlara eziyet eden, kendi işbirlikleri için halkı gözden çıkarmış Saray’ın karşısında Ankaralılar bugüne kadar madencilere, tekstil işçilerine, enerji işçilerine, hakkını arayan bütün emekçilere sahip çıktığı gibi öğretmenleri de yalnız bırakmayacak" dedi.
"Patronlara ses etmeyen devlet hak arayan öğretmene mi sopa çıkartıyor?"
Öğretmenlerin taleplerine dikkat çeken Yardımcı, "10 aylık sözleşmelerle, asgari ücrete güvencesiz ve esnek çalışan özel sektör öğretmenleri 'taban maaş yasası geri gelsin, emeğimiz özel okul patronlarının iki dudağının arasına bırakılmasın' dediği için mi suçlu? Mülakat mağdurları, yıllarca emek verip çürümüş eğitim sisteminin sınavlarında derece yapıp yine de mülakatta elendiklerini dile getirdikleri için mi ters kelepçeye reva görülüyor? Uyuşturucu satıcılarına, madencilere kurşun sıkanlara, sendikalı oldu diye işçiyi işten çıkaran patronlara ses etmeyen devlet, bir hakkını arayan öğretmene mi sopasını çıkarıyor?" ifadelerini kullandı.
Yardımcı, "Batıkent halkı olarak bir kez de buradan yetkililere sesleniyoruz, öğretmenlerimiz için öğrencilerimiz için ülkemizin geleceği için öğretmene verilen sözler derhal tutulsun" dedi.
"Bize birer sayı olarak değil, insan olarak bakın"
Açıklamanın ardından gazetemize konuşan mülakat mağduru Fatma Nur Taşkın, "Yaklaşık 2 yıldır mecliste vekil vekil görüşmeler yaptık. 'Haklısınız' dediler. Milli Eğitim Bakanlığına gittik. Onlar da 'Haklısınız çözeceğiz' dediler. Vekiller hala bize sabretmemizi söylüyor. Bu giden zaman bizim hayatımızdan, hayallerimizden gidiyor. Artık bize sadece 1611 öğretmen diyerek, bir sayı olarak değil insan olarak bakın. Kontenjanlar azaltıldı, mülakatlarda haksızlıklar yapıldı, özel sektörde çalışma şartları insanca değil. Devletin görevi halkın problemlerini çözmektir, problem yaratmak değil" dedi.
"Lütuf değil, elimizden alınan hakkı istiyoruz"
Meclis önünde gözaltına alınan öğretmenlere dikkat çeken Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MYK üyesi Mahmut Yıldırım ise, "Eğitim de tıpkı sağlık gibi patronlara ve özelleştirme politikalarına kurban edilmiş durumda. Neoliberal politikalar sağlığı ve eğitimi hedef alıyor. 2000'li yılların başında özel öğretim kurumları sayısı bu kadar artmış değildi. İstanbul'daki özel okul sayısı, devlet okulu sayısını geçmiş durumda. Biz yıllardır asgari ücretle veya biraz üzerine çalıştırılıyoruz. Asgarinin altında ücretleri bile teklif eden patronlar var. Kurumlarımızda patronların verdiği maaşı reddetme hakkımız yok. Söylediği maaşı kabul etmezsek istifa etmiş sayılıyoruz ve kıdem tazminatı hakkımızı da kaybediyoruz" şeklinde konuştu.
1965 yılından beri Kanun'da yer alan taban maaş hakkını talep ettiklerini dile getiren Yıldırım, "Olmayan bir şeyi istemiyoruz. Bir lütuf beklemiyoruz. Zaten elimizden alınmış bir hakkın iadesini istiyoruz. 2014'te Yusuf Tekin, MEB müsteşarı iken bu hakkı kaldırdı. Patronların isteğiyle kaldırdı, bunu biliyoruz. Biz bu ahbap çavuş ilişkilerini deşifre ettiğimiz için, hakkımızı istiyoruz diye günlerdir Ankara'da baskıya ve şiddete maruz kalıyoruz" diyerek haklarını alana kadar mücadele edeceklerini ifade etti.
(Haber Merkezi)
Evrensel'i Takip Et