Aziz İhsan Aktaş davasında Oya Tekin ve Celal Tekin savunma yaptı: 'Ayrıcalık değil, adalet istiyoruz'
Aziz İhsan Aktaş davasında savunma yapan tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, hakkında suç işlendiğini gösteren somut delil bulunmadığını söyledi. Celal Tekin ise suçlamaların yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat talebinde bulundu.
Fotoğraf: ANKA
İstanbul — İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davanın karar duruşmasının dördüncü gününde, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve avukat eşi Celal Tekin esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yaptı.
Silivri’de görülen duruşmada konuşan Oya Tekin, bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, dosyada kendisi hakkında rüşvet aldığına ya da suç işlediğine ilişkin somut bir delil bulunmadığını söyledi.
“Biz neden hâlâ tutukluyuz?”
Davanın başından bu yana duruşmaları dikkatle takip ettiğini belirten Oya Tekin, aynı sevk maddeleriyle yargılanan bazı sanıkların hiç tutuklanmadığını ya da kısa süre sonra tahliye edildiğini ifade etti.
Oya Tekin, “Burada sadece göstermelik olarak oturuyoruz sanıyorum. Sevk maddelerimiz belli. Cezalandırmayı düşünüyorsanız bile uygulanacak hükümler belli. Biz neden hâlâ burada tutukluyuz diye sormak istiyorum. Vicdanınıza sesleniyorum. Gerçekten bu ağır bir yüktür” dedi.
Tutukluluk değerlendirmelerine de tepki gösteren Oya Tekin, “Bizim için cezaevinde geçen bir saniyenin, bir dakikanın, bir günün hesabı verilemez. Bir yılı aşkın süredir hiç hak etmediğimiz şekilde buna katlanıyoruz. İnsanların özgürlüğünden mahrum bırakılması bu kadar önemsiz midir?” diye konuştu.
“Toplumun vicdanını temsil ediyorsunuz”
Mahkeme heyetine seslenen Oya Tekin, yargılamanın yalnızca sanıklar açısından değil, kamuoyu açısından da önemli olduğunu belirterek şunları söyledi; “Toplumun vicdanını temsil ediyorsunuz burada. Burada vereceğiniz kararlarla konuşuyorsunuz. Bizim dışarıda kalan çocuklarımız, ailelerimiz aylarca bunun izahını yapmak zorunda kaldı. Vicdanınıza bırakıyorum bu konuyu.”
Dosyada yer alan gizli tanık ve etkin pişmanlık beyanlarına da değinen Tekin, bu kişilerin ifadelerinin yargılamada belirleyici hale geldiğini söyledi. Oya Tekin, “Biz suç işlediğimizde devleti düşünen vatandaşlar değiliz burada. Bizim ömrümüz devletine, milletine hizmet etmekle geçti. Buna rağmen onların her dediği kural oldu, bizim söylediklerimizin hiçbir etkisi olmadı. Bugün hâlâ tutuklu olarak savunma yapıyor olmam da bunu gösteriyor diye düşünüyorum” dedi.
“Aziz İhsan Aktaş’la görüşsen de suç, görüşmesen de suç”
Esas hakkındaki mütalaada yer alan değerlendirmelere de yanıt veren Oya Tekin, Aziz İhsan Aktaş ile yaptığı görüşmelere ilişkin suçlamaları kabul etmedi.
Oya Tekin, “Bu duruşmada şöyle bir durum ortaya çıktı. Aziz İhsan Aktaş’la görüşsen de suç, görüşmesen de suç. Görüşen de suçlu oldu, görüşmeyen de suçlu oldu. Oysa Aziz İhsan Aktaş belediyelerde iş yapan bir müteahhit. Görüşebilirsiniz de görüşmeyebilirsiniz de. Önemli olan görüşmenin içeriğinin somut delillerle ortaya konulmasıdır” diye konuştu.
Kendisinin Aktaş ile yalnızca belediye başkanı seçildikten sonra yapılan tebrik görüşmesinde karşılaştığını belirten Oya Tekin, “Amaç belli; rüşvet anlaşmasını ispatlamak gerekiyor ama varsayımlarla ispatlamak gerekiyor” dedi.
“Somut delil varsa sonucuna katlanmaya hazırım”
Savunmasının sonunda gözyaşlarını tutmakta zorlanan Oya Tekin, dosyada kendisine yöneltilen suçlamaları destekleyen herhangi bir somut delil bulunmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada yalnızca kendim için konuşmuyorum. Bu davada verilecek karar, seçilmiş bir belediye başkanının hangi delillerle suçlanabileceğine ve özgürlüğünden hangi gerekçelerle mahrum bırakılabileceğine ilişkin olacaktır. Benim hakkımda rüşvet aldığımı ya da suç işlediğimi ortaya koyan somut delil nedir? Bu soruya verilecek cevabın dosyada bulunmadığını düşünüyorum.
Bir yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılmış birisi olarak şunu söylemek istiyorum; tutukluluk bir tedbirdir, hüküm değildir. Eksik araştırmalar tamamlanmadan, lehimize olan deliller değerlendirilmeden verilecek bir hükmün hem vicdanlarda hem de hukuk önünde tartışılacağını düşünüyorum.
Yıllar sonra insanlar bu dosyaya baktıklarında verilen kararların kanaatlere göre mi yoksa delillere göre mi verildiğini soracaklar. Eğer suç işlediğimi gösteren somut ve tartışmasız bir delil varsa bunun sonucuna katlanmaya hazırım. Ama böyle bir delil yoksa bir insanın özgürlüğünün varsayımlarla elinden alındığı bir kararın parçası olmak istemiyorum. Bugün sizden ayrıcalık, lütuf ya da merhamet istemiyorum. Yalnızca dosyaya ve delillere bakmanızı istiyorum. Adalet istiyorum.”
Celal Tekin: Davada bütün yük üzerimize bırakıldı
Oya Tekin’in ardından savunma yapan tutuklu eşi Avukat Celal Tekin de dosyadaki suçlamaların yasal unsurlarının oluşmadığını söyledi. “Hukukun siyasi hesaplaşmanın bir aracı olarak kullanılmamasını istedik” diyen Celal Tekin, davada örgüt üyesi olmadıkları halde bütün yükün üzerlerine bırakıldığını ifade etti.
Celal Tekin, “Gelinen aşamada bir suç örgütü olduğu iddia edilen davada, üye olmamamıza rağmen davanın tüm ağırlığı üzerimize kaldı. Oysa baştan beri yetkisizlik kararı verilmeli ve tutuksuz yargılanmalıydık. Bize yöneltilen suçlamalar hangi açıdan değerlendirilirse değerlendirilsin, yasanın öngördüğü unsurlar bulunmamaktadır” dedi.
“Suç örgütü liderinin zorlandığını iddia etmek yargılamanın ruhuna aykırı”
Dosyada rüşvet iddialarının somutlaştırılamadığını savunan Celal Tekin, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kamu görevlisi ile görüşme, anlaşma, yönlendirme ya da zorlama olmadığı delillerden ve beyanlardan anlaşılmıştır. Bir suç örgütü davasında örgüt liderinin zorlandığını iddia etmek, ciddiyetten uzak olduğu gibi iddianamenin ve yargılamanın da ruhuna aykırıdır.
Rüşvet deniliyorsa, rüşvet verdiği veya aracılık ettiği iddia edilen firma sahiplerinin suçlanmaması ya maddi bir hatadan ya da hukuki bir eksiklikten kaynaklanmaktadır. Mahkeme huzurunda firma sahipleri belediye başkanını tanımadıklarını ve görüşmediklerini beyan etmişlerdir. Bu durumda rüşvet anlaşmasının yapıldığı nasıl iddia edilebilir?”
“Beraat kararı verilmesi zorunluluktur”
Banka kayıtlarının da iddiaları doğrulamadığını savunan Celal Tekin, savunmasını şu sözlerle tamamladı:
“Yapılan yargılamada faturaların günler öncesinden kesildiği, belediyeden gelecek paranın nereye ödeneceğinin belli olduğu ve gelen paranın bir kısmının başka bir taşınmaz alımında kullanıldığı banka kayıtlarıyla ortaya çıkmıştır. Önceden ödeneceği yer belli olan bir paranın rüşvet karşılığı ödendiği nasıl kabul edilecektir?
Oya Tekin’in olayın hiçbir aşamasında olmadığı, herhangi bir görüşme, yönlendirme ya da organizasyon yapmadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Buna rağmen yalnızca suç örgütü lideri olduğu iddia edilen kişinin sürekli değişen beyanlarına dayanılarak isnat oluşturulamaz.
Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Bu nedenle beraat kararı verilmesi hukuki bir zorunluluktur. Öncelikle tutukluluk halinin kaldırılmasını ve beraat kararı verilmesini talep ediyoruz.”
(ANKA)
Evrensel'i Takip Et