Didim Kadın Platformundan 12. Yargı Paketine tepki: Kazanılmış haklarımızdan vazgeçmiyoruz
Didim Kadın Platformu üyesi kadınlar hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi, nafaka hakkının sınırlandırılması ve aile arabuluculuğu girişimlerine karşı basın açıklaması yaptı.
Didim- Aydın’ın Didim ilçesinde bir araya gelen Didim Kadın Platformu üyesi kadınlar hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi, nafaka hakkının sınırlandırılması ve aile arabuluculuğu girişimlerine karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. “Yargı değil gasp paketi” başlığıyla yapılan açıklamada nafaka hakkına dokunulmaması, kadınların kazanımlarının geriye götürülmemesi ve LGBTİ’lere yönelik nefret söylemlerine son verilmesi istendi.
“Nafaka lütuf değil, hayati bir haktır”
Platform adına yapılan açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz nafaka” ibaresini iptal etmesinin kadın haklarına vurulmuş en ağır darbelerden biri olduğu vurgulandı. Nafakanın bir zenginleşme aracı olmadığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Nafaka; ataerkil sistemin ve evlilik kurumunun kadınlar üzerinde yarattığı ekonomik tahribatın bir nebze olsun telafi edilmesini sağlayan hayati bir haktır. Türkiye’deki toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve istihdam sorunları nedeniyle evlilik içi bakım emeğini üstlenen kadınların boşanma sonrası nafakaya ihtiyaç duyması sosyolojik bir gerçektir. Nafakanın sınırlandırılması, kadınları yoksulluğa iterek şiddet içeren evliliklere mahkûm edecektir.”
Açıklamada ayrıca, yasa değişikliğinin geriye dönük olarak kesinleşmiş davaları da etkileyeceği ve eski nafakaların yasa çıktıktan sonra sadece 1 yıl ödeneceği iddia edilerek, “Boşanmayı değil, yoksulluğu engelle” çağrısı yapıldı.
“Şiddet faili erkeklerle aynı masaya oturmayacağız”
Torba yasalarla gündeme getirilmek istenen aile arabuluculuğu uygulamasına da tepki gösteren kadınlar; İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun’un, kadınların şiddet failleriyle müzakereye zorlanmasını açıkça yasakladığını hatırlattı. Eşitliğin olmadığı, adliye önünde bile yaşam hakkının korunamadığı bir ortamda arabuluculuk ofislerinin adres gösterilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.
“12. Yargı Paketi LGBTİ’leri ve hak arayanları hedef alıyor”
Basın açıklamasında, gündemdeki yargı paketinin sadece nafaka hakkını gasbetmekle kalmadığı, aynı zamanda LGBTİ bireylerin kimliğini, varoluşunu ve ifade özgürlüğünü hedef alarak nefreti yasalaştırdığı savunuldu. Platform, torba yasalar üzerinden kadınların ve LGBTİ’lerin yaşam hakları ile özgürlüklerinin pazarlık konusu edilmesine izin vermeyeceklerini deklare etti.
İşkence ve sürgün cezalarına tepki
Son dönemde yaşanan hak ihlallerine de değinilen açıklamada İBB davasından tutuklu Fatoş Pınar Türker’in gözaltı ve ifade süreçlerinde çıplak arama işkencesi yapılmasının şüphelilerin eş ve çocuklarıyla tehdit edilmesinin bir suç olduğu belirtildi. Yine Ağrı’da hayatını kaybeden Ayşe Irmak Koparan öğretmenin, uğradığı kötü muamele nedeniyle yargıya başvurmasının ardından, barınma olanakları dahi olmayan bir yere sürgün edilerek adeta cezalandırıldığı ifade edildi.
15-16 Haziran işçi direnişi selamlandı
Açıklamanın sonunda, Türkiye işçi sınıfı tarihinin en görkemli eylemlerinden biri olan 15-16 Haziran 1970 büyük işçi direnişinin 56. yılı selamlandı. Direnişin en büyük mirasının taban örgütlenmesi ve sendikal ayrımların tabanda aşılması olduğu hatırlatılarak, Didimli kadınların da bu mücadele mirasını sürdüreceği kararlılıkla vurgulandı.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et