15-16 Haziran'ın ışığında Kemal Türkler anıldı: 'Bize düşen görev ortak mücadeleyi büyütmek'
Birleşik Metal-İş, TÜSTAV ve KETEV'in düzenlediği etkinlikte 15-16 Haziran Direnişi'nin 56'ncı yılı anıldı. Konuşmalarda Kemal Türkler'in mirası ve işçi sınıfının ortak mücadele ihtiyacı vurgulandı.
Fotoğraf: Birleşik Metal-İş
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
Birleşik Metal-İş Sendikası, Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı (TÜSTAV) ve Kemal Türkler Eğitim ve Kültür Vakfı (KETEV), 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'nin 56'ncı yılı dolayısıyla İstanbul Kadıköy'deki Yoğurtçu Parkı'nda etkinlik düzenledi.
"Kemal Türkler Yılı" etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Şanlı 15-16 Haziran Direnişimizin Işığında Kemal Türkler'in Mücadele Mirası" başlıklı etkinliğe Birleşik Metal-İş yöneticileri, şube temsilcileri, iş yeri temsilcileri ve üyelerinin yanı sıra çeşitli sendikalardan yöneticiler, 15-16 Haziran Direnişi'nin tanıkları ve çok sayıda emek dostu katıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, 15-16 Haziran Direnişi'nin yalnızca geçmişte kalmış bir mücadele olmadığını, bugünün işçi hareketine de ışık tuttuğunu söyledi. Atar, dönemin siyasi iktidarı ile sermaye çevrelerinin DİSK'i etkisiz hale getirmeyi amaçlayan yasa değişikliğine karşı işçilerin örgütlü mücadeleyle yanıt verdiğini belirterek, direnişin işçi sınıfının fiili ve meşru mücadelesinin önemli kazanımlarından biri olduğunu ifade etti. 2026 yılının Kemal Türkler'in doğumunun 100'üncü yılı olduğuna dikkat çeken Atar, Türkler'in mücadeleci ve sınıf eksenli sendikacılık anlayışıyla işçi sınıfı tarihine yön verdiğini söyledi.
Fotoğraf: Birleşik Metal-İş
Konuşmasında güncel mücadele başlıklarına da değinen Atar, şunları söyledi; "Kemal Türkler’in mirasını yaşatmak yalnızca geçmişi anmak değildir. O mirası yaşatmak; bugünün parçalanmış işçi sınıfını yeniden ortak talepler etrafında buluşturabilmektir. Bugün sendikal mücadele yalnızca ücret pazarlığı değildir. Gelirde ve vergide adalet mücadelesidir. İş güvencesi mücadelesidir. Kadın işçilerin eşitlik mücadelesidir. MESEM’lerde çocuk emeği sömürüsüne karşı mücadeledir. İş cinayetlerine karşı mücadeledir. Çünkü işçinin hayatına dokunan her adaletsizlik, bizim mücadele alanımızdır. Bugün bize düşen görev işçi sınıfının parçalanmış kesimlerini ortak haklar, ortak mücadele ve ortak gelecek etrafında yeniden buluşturmaktır. 15-16 Haziran’ın ruhu tam da burada yaşamaktadır."
Zafer Aydın: Bugün 15-16 Haziran, o fabrikada bir kenarda duran o kürektir
Etkinlikte ikinci konuşmayı emek tarihçisi ve yazar, TÜSTAV Başkan Yardımcısı Zafer Aydın yaptı. Aydın, 15-16 Haziran Direnişi'nin işçi sınıfı açısından taşıdığı önemi anlatarak Singer fabrikasında yaşanan bir olayı aktardı. Aydın, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Kartal’da Singer Fabrikası var. Fabrikanın Amerikalı, despot bir genel müdürü var. 15 Haziran günü işçiler üretimi durdurup fabrikanın dışına doğru yürümeye başlıyorlar. Karşılarına genel müdür dikiliyor. Türkçe bilmiyor, kafasıyla işçilere ‘İçeri dönün’ işareti yapıyor. Karşısında işçi temsilcisi İmam Toker var. O da İngilizce bilmiyor. Kafasıyla ‘Önümüzden çekil’ diyor. Bir müddet bu restleşme devam ediyor. Sonra İmam Toker fabrikadaki kısa bir maden küreğini kapıp genel müdürü idari binaya kadar kovalıyor. Genel müdür içeri girip kapıyı kilitliyor. Sonra İmam Toker’i işten çıkarıyorlar. Prestiji sarsılan genel müdürü de görevden alıyorlar. Singer işçisi, 2004 yılında fabrika kapanana kadar o küreği fabrikanın bir köşesinde ‘Genel müdürü deviren kürek’ diye muhafaza ediyor. Bugün 15-16 Haziran, o fabrikada bir kenarda duran o kürektir. İşçi sınıfının eline almasını bekleyen bir kürek…"
Konuşmaların ardından tiyatro sanatçısı Merve İleri'nin seslendirdiği şiirler ve müzisyenler Aydın Yıldız ile Yalçın Kır'ın müzik dinletisiyle etkinlik sona erdi.
Evrensel'i Takip Et