Sedef Tersanesi’nde son dakika 'satış' sözleşmesi: İşçiler 'sendika istifa' diyerek yürüdü
Sedef Tersanesi işçileri 18 Haziran’da greve çıkmaya hazırlanırken, Dok Gemi-İş son dakika TİS imzaladı. İşçiler "sendika istifa" sloganları ile yürüdü. Hatsan, Desan ve Anadolu tersanesinde çalışan işçiler de desteklerini açıkladı.
Fotoğraf: @DGDSEN/X
İstanbul Tuzla’da bulunan Sedef Gemi İnşaatı A.Ş.’de (Sedef Tersanesi) işçiler 18 Haziran’da greve çıkmaya hazırlanırken, Dok Gemi İş toplu sözleşmeye imza attı. İradelerinin çiğnenmesine ve haklarının geriye götürülmesine tepki gösteren işçiler tersanede “Sendika istifa” sloganları ile yürüyüş düzenledi.
Geçtiğimiz ocak ayında yapılan ücret zamlarının beklentilerin altında kalması ve sosyal haklar ilişkin taleplerin kabul edilmemesi nedeniyle 1 Haziran 2026 tarihinde grev kararı alan ve 18 Haziran’da greve çıkmaya hazırlanan işçiler, Dok Gemi İş’in son dakika işçilerden habersiz toplu iş sözleşmesini imzalamasını protesto etti.
Dok Gemi-İş Genel Başkanı Necip Nalbantoğlu’nun tersaneye gelerek işçilerin görüşünü almadan imzaladığı toplu sözleşme, işçiler tarafından "satış sözleşmesi" olarak nitelendirildi. İşçilerin tabandan gelen net talepleri maaşlara 10 bin TL seyyanen zam, yüzde 15 oranında artış, 7 bin ila 10 bin TL arasında bayram ikramiyesi ve banka promosyonu iken; sendikanın imzaladığı sözleşmeyle işçilere yalnızca yüzde 9 zam ve yarım maaş ikramiye dayatıldı.
‘Beyaz yakaya vermemek için promosyonu vermiyoruz’
Tersane bahçesinde toplanan işçilere açıklama yapan bir sendika yetkilisinin sözleri ise işçilerin tepkisini daha da artırdı. Sendika yetkilisi “Artık bu ayın yüzde 40'ıyla beraber, artı onun yanında bu ay, bu yıl için yarım maaş ikramiye. Yarısı bu ay, yarısı okullar açılmadan eylülde. Bayram paraları, Ramazan Bayramı 3 bin 500, Kurban Bayramı 5 bin 000 TL: Diğerlerini de zaten konuştuk, bilinen şeyler... 'Promosyonu özellikle vermiyorum.' dedi. 'Beyaz yakaya vermemek için, promosyonu özellikle beyaz yakaya vermemek...'" diye konuştu.
Tersanede ‘sendika istifa’ sloganları yükseldi
İradelerinin çiğnenmesine ve haklarının geriye götürülmesine öfkelenen yüzlerce tersane işçisi, açıklamanın ardından eyleme geçti. Tersane içinde yürüyüş başlatan işçiler, hep bir ağızdan “Sendika istifa!” sloganları atarak Dok Gemi-İş yönetimine istifa çağrısında bulundu.
Dok Gemi İş'ten 'kazanım' savunması
Dok Gemi İş işçilerin tepkisi üzerine sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yaptı. İşçilere sorulmadan imzalanan sözleşmeyi "kazanım" diye niteleyen Dok Gemi İş "Bir Toplu İş Sözleşmesi bütün hükümleriyle değerlendirilmelidir. Ücret artışları, ikramiyeler, sosyal yardımlar ve mevcut hakların korunması birlikte ele alındığında ortaya çıkan tablo tersane sektöründe son dönemde imzalanan en kapsamlı ve en güçlü sözleşmelerden biridir" ifadelerini kullandı.
Sözleşme ile sendika üyesi işçilerin ücretlerine 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla yüzde 40 oranında zam yapıldığı savunuldu, "Sendika üyelerinin her ay yararlandığı maaşlarının yüzde 20'sine karşılık gelen sosyal paket uygulaması korunmuş, mevcut hakları aynen devam ettirilmiştir. İkramiye kazanımı olarak + yarım ikramiye sözleşmede yer almıştır. Bayram paraları, doğum yardımı, evlenme yardımı, giyim çeki vb. sosyal yardım kalemler ortalamada yüzde 250 oranında artırılmıştır. Bazı açıklamalarda yalnızca bazı kalemlerin öne çıkarıldığı, bazı hakların ise bilinçli olarak yok sayıldığı görülmektedir" iddiasında bulunuldu.
'Yanımıza gelmeye cesaret bulamamaları lazım'
Sedef Tersanesinde yaşananları gazetemize değerlendiren Desan ve Hatsan Tersanesinden işçiler Dok Gemi İş'in yetkili olduğu tüm tersanelerde benzer bir yol izlediğini, tersane işçilerinin tepkisini desteklediklerini dile getirdi.
Desan tersanesi işçisi şunları ifade etti:
"Sedef Tersanesi'nde yaşanan gelişmelerden haberdar olduk biz de. Başta bir şaşırdım da açıkçası. Çünkü tersanede çok olan şeyler değil bunlar. Ama içimden bir ses yine greve çıkılmaz, yatar bu iş diyordu. Çünkü Dok Gemi İş'in bu zamana kadar yaptıkları da ortada. Neredeyse her tersanede yetkili sendika bunlar. Yıllardır da böyle bu. Ama bu zamana kadar işçinin hangi yarasına merhem olmuşlar? Hiçbirine. Dünkü halleri buyken, bugün de yaptıkları şaşırtmadı yani. Bu zamana kadar hiçbir şeyi işçiye sormadılar. Bugün de sormazlar. İşçi için patronlar ne kadar tehlikeli ise bu adamlar da öyle tehlikeli. Bunlarla da mücadele etmek lazım."
Hatsan Tersanesinden bir işçi de "Bir kez daha gördük ki bu memlekette işçi sahipsiz. Baba denen devlet sahip çıkmıyor, 'biz bir aileyiz' diyen patron sahip çıkmıyor, 'biz işçi sendikasıyız' diyen adamlar sahip çıkmıyor. Bunu gördük. Hepsi el birliğiyle Sedef işçisini ortada bıraktılar. Ama görüntüleri izledim. İşçiler sendika başkanını kovalıyor. Çok da iyi yaptıklarını düşünüyorum. Bunların işçilerin yanına gelmeye cesaret bile bulamaması lazım. Bundan sonra gittikleri her yerde bu muameleyi görmeleri lazım" diye konuştu.
'Çözüm birlik olmakta'
Anadolu Tersanesinden bir diğer işçi de "Tersanelerde bu kadar kuralsızlığın, hukuksuzluğun olduğu bir yerde, mafya gibi yönetilen bir sektörde, böyle bir olayın yaşanması da şaşırtıcı değil. İşçilerin bütün yaşam alanları, hayatı zaten yoksullukla daraltılmış. Zam isteyene kapı gösteriyorlar, tehdit ediyorlar. Bu sendika da bu durumdan cesaret alıp işçinin arkasından iş çevirebiliyor. Ben çözümü yine de birlik olmakta görüyorum. Bunlar bu cesareti bizim birlik olmamamızdan alıyorlar. Şahsen ben Baret'in üyesi olarak, buradaki arkadaşlarla olan çabamızı kıymetli görüyorum. Herkesin de ne kadar yapabiliyorsa, o kadar katkı sağlayıp Baret'le yol yürümesi gerektiğini düşünüyorum."
(İşçi Sendika Servisi)
Evrensel'i Takip Et