Muğla Deştin'de çimento fabrikasına karşı 3. raund: Yöre halkının 20 yıllık mücadelesi sürüyor
Muğla Deştin'de entegre çimento fabrikasına karşı 20 yıldır mücadele eden yöre halkının, üçüncü kez verilen "ÇED Olumlu" kararına açtığı davada bilirkişi keşfi 17 Haziran'da yapılacak.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Muğla — Muğla'nın Menteşe ilçesine bağlı Bayır ve Yatağan ilçesine bağlı Deştin mahalleleri arasında, Tekağaç mevkiinde kurulmak istenen entegre çimento fabrikasına karşı yöre halkının direnişi devam ediyor.
Daha önce iki kez yargı kararlarıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporları iptal edilen proje için, şirket ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİB) tarafından üçüncü kez ÇED süreci başlatıldı. Yöre halkı bu 3. ÇED Raporuna karşı da dava açtı. Muğla 3. İdare Mahkemesi'nde açılan yeni davanın en kritik virajı olan bilirkişi keşfi, 17 Haziran 2026 Çarşamba günü saat 10.30'da 9 kişilik uzman bir heyet tarafından gerçekleştirilecek.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Haluk Özsoy: Hukukun arkasından dolanıyorlar
Keşif öncesinde süreci değerlendiren Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy, şirketin ÇŞİB’nın 2009/7 sayılı genelgesini kullanarak hukukun arkasından dolandığını vurguladı. Özsoy, iptal edilen iki ÇED kararının ardından şirketin "eksikleri tamamladım, geldim" taktiği ile yeni bir süreç başlattığını belirterek şu bilgileri paylaştı: "Bunun hukukta bir karşılığı yok. Bu yüzden yeni bir dava açtık ve mahkemeden iki kere iptal kararı aldığımızı hatırlatarak acil yürütmeyi durdurma kararı vermesi için baskı yaptık. Ancak mahkeme bu kararı keşiften sonraya bıraktı. Bir önceki keşifte 9 bilirkişinin 9'u da lehimize rapor çıkarmıştı. Şimdi aynı dallardaki uzmanlar aynı detayları kontrol etmek amacıyla tekrar keşif yapacak."
20 yıllık hukuk mücadelesinin tarihçesi
Çimento fabrikası kurma çabaları ilk olarak 2006 yılında Adoçim şirketinin ÇED olumlu kararı almasıyla başladı, ancak köylülerin açtığı dava sonucunda bu ÇED ve imar planları iptal edildi. İkinci deneme ise 2014 yılında Muğla Çimento A.Ş. tarafından yapıldı; bu proje uzun süre uykuda kaldıktan sonra 2020'de Menteşe Belediyesi'nden alınan yapı ruhsatıyla inşaata başlandı. Ancak Muğla 2. İdare Mahkemesi, Eylül 2023'te bu ikinci ÇED kararını da iptal etti ve Danıştay bu kararı onadı.
Fotoğraf: Deştin Çevre Platformu
Bu kesin iptal kararlarına rağmen şirket, sıfırdan bir ÇED süreci başlatmak yerine 2009/7 sayılı genelgedeki idari boşluğu kullanarak revize bir rapor sundu ve 3 Temmuz 2025'te Bakanlıktan 3. kez "ÇED Olumlu" kararı almayı başardı. Şirketin sahibi Cemal Karakurt ise bugüne kadar projeye 123 milyon dolar yatırım yaptıklarını, fabrikada mermer atıklarını kullanacaklarını iddia ederek süreci savunurken; kendisini engelleyen belediyelere yaklaşık 40 milyon dolarlık tazminat davaları açma tehdidinde bulundu.
Çevresel tahribat ve tarıma etkileri
Yaklaşık 395.8 hektarlık devasa bir alanı kapsayan proje sahasının yüzde 90.8'i yüksek yoğunluklu Akdeniz Kızılçam ormanlarından, geri kalan yüzde 9.2'si ise tarım arazileri ve zeytinliklerden oluşuyor. Bilimsel raporlar, ağır sanayi emisyonlarının ve devasa hammadde ocaklarının bölgedeki mikroiklimi bozacağını, Bayır ve Kazan tarımsal göletlerini besleyen yeraltı su kaynaklarını kirleteceğini ve ulusal yasalarla korunan zeytinliklere büyük zarar vereceğini ortaya koyuyor.
Sabaha karşı jandarma baskını ve köylünün direnişi
Şirketin orman alanındaki yıkımına ve inşaatına karşı yöre halkı, çadır kurarak "Deştin nöbeti" başlattı ve şirket tırlarının geçişini engellemişti. Direniş nedeniyle Nisan 2023’te şafakt vakti saat 04:30 sularında jandarma ekipleri direniş çadırına bir baskın düzenlemiş, aralarında 15 ve 17 yaşlarındaki çocukların da bulunduğu köylüler, yerlerde sürüklenerek ve ters kelepçe takılarak gözaltına alınmıştı
Baskılara ve hukuki çalkantılara rağmen bölge halkı, "Deştin Çayı özgür akacak, zafer direnen köylünün olacak" sloganıyla 17 Haziran'da yapılacak kritik bilirkişi keşfinde ormanlarında buluşmaya hazırlanıyor.
Evrensel'i Takip Et