EMEP Milletvekili Bayhan, KYK yurtlarında peş peşe gerçekleşen ölümleri Bakan Ak'a sordu
EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, KYK yurtlarında arka arkaya yaşanan ölümlere ilişkin Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'ın yanıtlaması istemiyle Meclis'e soru önergesi sundu
Fotoğraf: Evrensel
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, KYK yurtlarında peş peşe yaşanan öğrenci ölümleri, ağır yaralanmalar, asansör kazaları, gıda zehirlenmeleri, hijyen sorunları ve öğrencilere yönelik baskıları Meclis gündemine taşıdı. Bayhan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, KYK yurtlarının öğrenciler açısından güvenli yaşam alanları olmaktan çıktığını vurguladı.
Bayhan, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öğrencisi Zehra Kaçar’ın kaldığı Safahat Kız Öğrenci Yurdu’nun penceresinden düşmesinin, Kırklareli Üniversitesi öğrencisi Halil İbrahim Gökşen’in, Ege Üniversitesi öğrencisi Zeynep Dicle Çalışır’ın ve Mardin Artuklu Üniversitesi öğrencisi Muhammed B.G.’nin kaldıkları yurt odalarında şüpheli biçimlerde ölü bulunmalarının münferit olaylar olarak geçiştirilemeyecek bir tabloyu ortaya koyduğunu ifade etti.
Peş peşe gerçekleşen bu ölümlerin gençliğin içine sıkıştırıldığı geleceksizlik, yoksulluk ve güvencesizlik düzeninin sonuçlarını gösterdiğini belirten Bayhan, öğrencilerin bir yandan barınma krizinin, fahiş yaşam maliyetlerinin, borçluluğun ve işsizliğin kıskacında yaşamaya zorlandığını; diğer yandan okurken çalışmak zorunda bırakılarak sosyal ve kültürel yaşamdan koparıldığını, kulüp ve topluluklarda yan yana gelmelerinin bile baskı ve yasaklarla engellendiğini vurguladı.
"Son 5 yılda KYK yurtlarında kaç öğrenci yaşamını yitirdi?"
KYK yurtları niteliksiz barınma koşullarının yanı sıra, asansör facialarıyla, hijyenik olmayan yemeklerle, kalabalık odalarla, yetersiz denetimle, öğrencilerin hak arama taleplerinin bastırılmasıyla gündeme geldiğini belirteren Bayhan önergesine şu sorulara yanıt istedi:
- Burdur, Kırklareli, İzmir ve Mardin’de KYK yurtlarında yaşanan öğrenci ölümleri ve ağır yaralanma vakalarına ilişkin Bakanlığınız tarafından başlatılmış idari soruşturma var mıdır? Varsa bu soruşturmalar hangi aşamadadır ve hangi kamu görevlileri hakkında işlem yapılmıştır?
- Ekonomik kriz, işsizlik, borçluluk, barınma krizi, okurken çalışma zorunluluğu ve derin geleceksizlik kaygısıyla kuşatılan üniversite öğrencilerinin ruh sağlığını korumaya yönelik, KYK yurtları ve yurt müdürlükleri düzeyinde somut bir kriz yönetim planı, erken uyarı mekanizması ve koruyucu-önleyici sosyal politika mevcut mudur? Yoksa Bakanlığınız, gençleri bu koşullara mahkûm eden politikaların sorumluluğunu üstlenmek yerine, peş peşe yaşanan ölümleri “bireysel trajedi” olarak sunarak yapısal krizin üzerini mi örtmektedir?
- Son beş yılda KYK yurtlarında yaşamını yitiren, şüpheli biçimde ölü bulunan, intihar ettiği iddia edilen, ağır yaralanan veya acil sağlık müdahalesi gerektiren öğrenci sayısı kaçtır? Bu vakaların yıllara, illere, yurtlara ve olay türlerine göre dağılımı nedir?
- Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencisi Zeynep Dicle Çalışır’ın İzmir Bornova’daki KYK yurdunda yaşamını yitirmesinin ardından, yurt yönetiminin diğer öğrencileri zamanında ve açık biçimde bilgilendirmekten kaçındığı, öğrencilerin bilgi alma taleplerini yanıtsız bıraktığı ve kurumsal bir “bilgi karartma” yoluna gittiği iddiaları doğru mudur? Öğrencilerin yaşamını yitirdiği yurtlarda dahi şeffaflık yerine sessizliği, bilgilendirme yerine idari ketumiyeti, dayanışma yerine korku ve belirsizliği büyüten bu uygulamalar hakkında Bakanlığınız tarafından idari inceleme başlatılmış mıdır?
- KYK yurtlarının pencere güvenliği, asansörleri, yangın merdivenleri, acil müdahale sistemleri, havalandırma koşulları, bina güvenliği ve ortak kullanım alanları en son hangi tarihte, hangi kurumlar tarafından denetlenmiştir? Bu denetimler bağımsız uzmanlar ve meslek odalarının katılımıyla yapılmış mıdır? Öğrencilerin yaşamını doğrudan ilgilendiren bu denetim raporları kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
- Kontenjan artırmak amacıyla KYK yurt odalarında ranza ve yatak sayılarının artırılması, odaların kalabalıklaştırılması, ortak kullanım alanlarının daraltılması ve öğrencilerin asgari yaşam standartlarının altındaki koşullara mahkûm edilmesi hakkında Bakanlığınıza ulaşmış resmi şikâyet veya ihbar sayısı kaçtır? Öğrencileri niteliksiz, kalabalık ve sağlıksız barınma koşullarına mahkûm eden bu uygulamalar Bakanlığınızca bir güvenlik ve yaşam hakkı sorunu olarak değerlendirilmekte midir?
- KYK yurtlarında son beş yılda gıda zehirlenmesi, hijyen sorunu, bozuk yemek, yetersiz beslenme ve yemekhane koşullarına ilişkin Bakanlığınıza kaç şikâyet ulaşmıştır? Bu şikâyetler sonucunda kaç firma, yurt yönetimi veya kamu görevlisi hakkında yaptırım uygulanmıştır? Öğrencilerin sağlıklı, güvenli ve hijyenik gıdaya erişimini sağlamak için yemekhane hizmetleri hangi sıklıkla denetlenmektedir?
- Son üç yılda KYK yurtlarında “manevi danışman”, dini görevli veya benzeri sıfatlarla öğrencilere yönelik rehberlik faaliyeti yürüten personel sayısı kaçtan kaça çıkarılmıştır? Aynı dönemde yurtlarda tam zamanlı ve lisanslı psikolog, psikolojik danışman/PDR uzmanı ve sosyal hizmet uzmanı sayısı kaçtır? Bakanlığınız, gençlerin yaşadığı yoksulluk, geleceksizlik, yalnızlık, barınma krizi, okurken çalışma zorunluluğu ve baskı koşullarından kaynaklanan ruhsal sorunları bilimsel, kamusal ve profesyonel psikososyal destek mekanizmalarıyla ele almak yerine manevi telkin ve dini rehberlik uygulamalarına mı ağırlık vermektedir?
- Manevi telkin ve dini rehberlik uygulamalarına ağırlık verilmesinin, öğrencilerin yaşadığı krizlerin erken tespit edilememesinde, gerekli önleyici desteklerin sağlanamamasında ve peş peşe yaşanan ölümlerin önlenememesinde payı olup olmadığı Bakanlığınızca araştırılmış mıdır?
- Üniversite öğrencilerinin kulüp, topluluk, forum, basın açıklaması, protesto ve hak arama faaliyetlerine katılması nedeniyle KYK yurtlarında haklarında disiplin işlemi başlatılan, yurttan uzaklaştırılan veya aileleri aranarak baskı altına alınan öğrenci sayısı kaçtır?
- Demokratik hakkını kullanan öğrencilere yurttan uzaklaştırma cezası verilmesi, öğrencilerin barınma hakkının cezalandırma aracına dönüştürülmesi anlamına gelmiyor mu? Bakanlığınız öğrencileri susturmak yerine onları korumaya yönelik bir acil eylem planını neden hayata geçirmemektedir?
- KYK yurtlarında yaşanan ölümler, asansör faciaları, gıda zehirlenmeleri, hijyen sorunları, psikososyal destek eksikliği ve öğrencilere yönelik baskılar karşısında; öğrencilerin, meslek odalarının, sendikaların ve öğrenci temsilcilerinin dahil olduğu bağımsız bir inceleme komisyonu kurulacak mıdır? Kurulmayacaksa Bakanlığınız bu yapısal sorumluluğu nasıl açıklamaktadır?
Evrensel'i Takip Et