Ravive Kozmetik katliamında hayatını kaybeden işçilerin aileleri adalet nöbeti başlattı
Ravive Kozmetik katliamında hayatını kaybeden işçilerin aileleri Gebze Kent Meydanı'nda adalet nöbeti başlattı.
Fotoğraf: ANKA
Hasret Gültekin Kozan
[email protected]
Kocaeli Dilovası’daki Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025’te çıkan yangında 3’ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybetmesini yitirmesinin ardından aileler ve işçi yakınları Gebze Kent Meydanı’nda adalet nöbeti başlattı.
Gebze Eski Çarşı Çeşme Önünde buluşarak Kent Meydanına yürüyen ailelere CHP Kocaeli Milletvekili Muhip Kanko, Birleşik Metal-İş, Petrol-İş üyesi işçiler ile siyasi partiler de destek verdi. "Çalışırken ölmek istemiyoruz", "Kamu görevlileri yargılansın", "İşçilerin katili sermaye düzeni", "Katil sermaye işbirlikçi AKP" ve "Kaza değil katliam hesap soracağız" sloganları atarak Kent Meydanına yürüyen ailelere çevreden de destek geldi. Dilovası İşçi Katliamı Ailelerine, Hendek Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında ve Gayrettepe'de hayatını kaybeden işçilerin aileleri de destek verdi.
"Kamu görevlileri yargılansın"
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri avukatlarından Saruhan Efe Kadaifçi, yangının bir kaza olmadığını belirterek, kaçak binaya ilişkin yıkım kararını uygulamayan ve denetimleri aksatan kamu görevlilerinin de yargılanmasını talep etti. Ailelerin yaptığı açıklamada, binanın daha önce yıkım kararı bulunan kaçak bir yapı olduğu, buna rağmen kapatılmadığı ve işçilerin yangın güvenlik önlemleri alınmadan, sigortasız ve koruyucu ekipman verilmeden çalıştırıldığı vurgulandı.
"Yalnızca Dilovası için adalet değil"
"Hendek’te, Soma’da, Gayrettepe’de ve Anadolu’nun dört bir yanında iş cinayetlerinde sermayeye kurban edilen bütün işçi kardeşlerimiz için de nöbetteyiz" diyen Kadaifçi, "Dilovası için adalet demek, yalnızca Ravive’de katledilen 7 işçi için değil, çalışırken katledilen bütün işçiler için hesap sormak demektir. Çünkü biliyoruz ki şehirler, fabrikalar, patronlar değişse de işçilerin canını hiçe sayan bu düzen değişmiyor. Biz bu ölüm düzenine karşı adalet istiyoruz. Taleplerimiz açıktır. Kamu görevlileri derhal dosyaya dahil edilmeli ve yargılanmalıdır. Tahliye kararlarına karşı etkin itiraz süreçleri işletilmelidir. Binaya ilişkin yıkım kararı, belediye ve zabıta kayıtları, SGK ve Çalışma Bakanlığı denetimleri, itfaiye raporları, CİMER başvuruları, şirketler arasındaki ticari bağlar ve para transferleri eksiksiz incelenmelidir. Dava ailelerin ve kamuoyunun takip edebileceği bir yerde görülmelidir" diye konuştu.
"Dört tarafı kapalı ölüm tuzağı"
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri'nden Zafer Laç, "Belediye ‘bütçemiz yok’ diye kaçak binayı yıkmadı ama delil karartmak için yangından hemen sonra bir haftada yerle bir etti. Fabrika dört tarafı kapalı bir ölüm tuzağıydı adeta. Fabrikanın dışarıdan imalathane gibi görünmemesi için ön kısmının ofis gibi düzenlenmişti. Yangına müdahalede de ihmaller yaşandı. İtfaiye geç geldi ve kimyasal yangına ilk etapta suyla müdahale edildi, daha sonra köpük sıktılar" dedi.
Ardından Dilovası İşçi Katliamı Aileleri, Hendek Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında ve Gayrettepe'de hayatını kaybeden işçilerin aileleri söz alarak yaşadıklarını anlattı. Sendika ve siyasi parti temsilcileri de söz alarak dayanışma duygularını paylaştı. Aileler her pazar günü Gebze Kent Meydanında adalet nöbetinde olacaklarını belirtti.
Evrensel'i Takip Et