Cenevre'de G7 karşıtı gösteriye polis müdahalesi: 'Savaşların, ekolojik yıkımının ve eşitsizliğin zirvesi'
Cenevre’de "No G7" platformunun kitlesel protestoları, İsviçre genelindeki genel grev ve ırkçılık karşıtı oylamalarla birleşti. Kadınlar, işçiler ve LGBTİ'ler ücret eşitsizliği ve muhafazakâr politikalara karşı alanlara çıktı.
Metin Alan
İsviçre’nin Cenevre kantonunda, Fransa’nın Evian kentinde gerçekleştirilecek G7 Zirvesi öncesinde sendikalar, kadın örgütleri, çevre hareketleri ve çeşitli kitle örgütleri tarafından yapılan çağrılarla düzenlenen kitlesel protestolar polis müdahalesiyle karşılaştı. On Binlerce kişinin katıldığı No G7 gösterilerinde polis göz yaşartıcı gaz kullanırken, kent merkezinde çeşitli çatışmalar yaşandı. Göstericiler, G7’yi emperyalist savaşların, iklim krizinin ve uluslararası eşitsizliklerin sorumlusu olarak nitelendirerek zirvenin meşruiyetini sorguladı.
G7 karşıtı eylemler, İsviçre’de aynı gün yaşanan diğer önemli siyasal gelişmelerle de kesişti. Bir yandan halk, başta ırkçı parti UDC/SVP’nin göçü ve göçmen nüfusu ve haklarını sınırlandırmayı amaçlayan “10 milyonluk İsviçre’ye hayır” oylaması olmak üzere, sağlık harcamaları, enerji politikaları ve sosyal haklarla ilgili çeşitli kantonal ve ulusal halk oylamalarında sandık başına giderken, diğer yandan Feminist Kadın Kollektiflerinin öncülüğünde yapılan Kadın Grevi çağrısıyla ülkenin birçok kentinde kadınlar ve LGBTİ’lar ücret eşitsizliğine, bakım emeğinin görünmez kılınmasına ve yükselen muhafazakâr politikalara karşı alanlara çıktı. No G7 platformu içinde yer alan çok sayıda Kadın örgütü, kadınların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve toplumsal eşitsizliklerin, G7 ülkelerinin uyguladığı neoliberal politikalarla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Bu nedenle Cenevre’deki protestolar yalnızca zirve karşıtlığı değil; savaşlara, kemer sıkma politikalarına, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve sermaye merkezli ekonomi politikalarına karşı ortak bir itirazın ifadesi olarak öne çıktı.
On binlerce kişi sokaklardaydı
Çevre örgütlerinden feminist kolektiflere, sendikalardan Filistin dayanışma gruplarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan No G7 koalisyonunun çağrısıyla on binlerce kişi Cenevre’de gösteri ve yürüyüş düzenledi. Eylemciler, G7 ülkelerinin militarist politikalarını, fosil yakıt bağımlılığını ve neoliberal ekonomi politikalarını protesto etti. Gösteriler sırasında bazı noktalarda polis ile eylemciler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Polis, barikatlar ve yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde göstericilere göz yaşartıcı gazla müdahale etti.
Yerel medya, UBS gibi bazı banka şubelerinin camlarının kırıldığını ve Tesla marka bir aracın ateşe verildiğini aktarırken, polis kent merkezinin çeşitli bölgelerini güvenlik kordonuna aldı. Hükumet yetkilileri ve güvenlik güçleri, gösterilerin büyük bölümünün barışçıl geçtiğini kabul etmekle birlikte, “şiddet olayları” gerekçesiyle sert müdahaleyi savundu.

G7’ye karşı 60 örgütlük koalisyon
Gösterilerin organizasyonunu yapan No G7 koalisyonu, haftalardır süren hazırlıkların ardından yaklaşık 60 örgütü bir araya getirdi. Koalisyonun ortak açıklamalarında G7’nin dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm üretmediği, tersine savaşları, sömürüyü ve ekolojik yıkımı derinleştiren politikaların merkezi olduğu vurgulandı. Protestocular ayrıca Filistin’deki savaş, artan askeri harcamalar ve göçmen karşıtı politikaları da gündeme taşıdı.
No G7 aktivistleri, zirve öncesinde gösteri güzergâhı konusunda Cenevre makamlarıyla da karşı karşıya gelmişti. Yetkililer, Cenevre kent merkezinin bazı bölümlerini protestolara kapatırken, koalisyon bu kararların gösteri özgürlüğünü ihlal ettiğini belirterek mahkemeye başvurmuştu.
“Dünyayı temsil etmeyen kulüp”
G7’ye yönelik eleştirilerin merkezinde, dünyanın en zengin kapitalist ülkelerinden oluşan bu yapının artık uluslararası gerçekliği temsil etmediği görüşü bulunuyor. Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada ve ABD’den oluşan G7’nin dünya nüfusunun küçük bir bölümünü temsil ettiği, buna rağmen uluslararası ekonomi ve güvenlik politikalarında belirleyici rol üstlenmeye çalıştığı belirtiliyor.
Göstericiler, zirvenin özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın gündemine göre şekillendirildiğini ve iklim krizinin neredeyse tamamen gündem dışına itildiğini savunuyor. İsviçre’de ulusal yayın yapan Blick gazetesi bile G7’ye yönelik eleştirel değerlendirmesinde, iklim meselesinin zirvenin “büyük unutulanı” haline geldiğini ve fosil yakıt politikalarının teşvik edildiğini yazdı.
Cenevre adeta güvenlik bölgesine dönüştürüldü
Evian’daki zirvenin Fransa’da yapılmasına rağmen güvenlik yükünün önemli bir bölümü İsviçre’ye yansıyor. Cenevre Havalimanı’nın devlet başkanlarının ana giriş noktası olması nedeniyle kent günlerdir olağanüstü güvenlik önlemleri altında bulunuyor. Sınır geçişleri kısıtlandı, bazı yollar kapatıldı ve binlerce polis ile asker görevlendirildi.
İsviçre kamuoyunda da zirvenin maliyeti ve güvenlik faturası tartışma konusu oldu. İsviçre hükümeti, Fransa’nın Evian kararını alırken İsviçre’yi yeterince bilgilendirmediğini savunurken, güvenlik harcamalarının önemli kısmının İsviçre tarafından karşılanacak olması eleştirilere yol açtı.
Cenevre’deki gerilim, birçok kişi için 2003 yılında yine Evian’da düzenlenen G8 Zirvesi sırasında yaşanan olayları hatırlattı. O dönem on binlerce kişi sokaklara çıkmış, İsviçre-Fransa sınır bölgesi günlerce protestolara sahne olmuştu. Bugün kentte dükkânların kepenk indirmesi ve vitrinlerin korunmaya alınması, o dönemin hafızasının hâlâ canlı olduğunu gösteriyor.
Emperyalist merkezlere karşı öfke
Cenevre’deki protestolar yalnızca bir zirve karşıtlığından ibaret değil. No G7 koalisyonu, kapitalist-emperyalist sistemin derinleştirdiği eşitsizliklere, artan militarizme, Ortadoğu’da ve Filistin’de süren savaşa ve iklim krizine karşı ortak bir itiraz zemini oluşturmaya çalışıyor. Eylemlerde sık sık “Başka bir dünya mümkün”, “Savaşa değil sosyal adalete bütçe” ve “İklim için değil şirketler için çalışıyorlar” sloganları öne çıktı.
Evian’daki G7 Zirvesi 15-17 Haziran tarihleri arasında sürerken, protesto hareketleri, zirve boyunca hem Fransa hem de İsviçre tarafında çeşitli eylem-etkinlikler ve karşı zirveler düzenlemeyi planlıyor. G7’nin dünya genelindeki krizlere çözüm üretme kapasitesinin giderek daha fazla sorgulandığı bir dönemde, Cenevre sokaklarındaki protestolar bu meşruiyet krizinin en görünür ifadelerinden biri olarak
Evrensel'i Takip Et