TOKİ’nin projeye aykırı dere yatağına moloz dökümüne vatandaş denetimi
Uzundere TOKİ Konutları inşaatındaki molozların dere yatağına dökümü için vatandaşların yaptığı başvuruya İZSU, “Boşaltılan katı atıklarla dolan derelerin yatak kapasiteleri fevkalade azaldığından taşkın riski çok büyük ölçüde artmaktadır” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir – Karabağlar Uzundere Mahallesi tapu kayıtlarında eski 11305 ada, 84 parsel numaralı taşınmazın bulunduğu alanda süren Toplu Konut İdaresi (TOKİ) inşaatında usulsüzlük tartışmaları devam ediyor. 79 adet TOKİ blok inşaatından çıkan temel kazı ve hafriyatlarının, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı TOKİ Proje Tanıtım Dosyasına (PTD) aykırı bir şekilde Uzundere Deresi’ne dökülmesine yönelik vatandaş tepkileri İZSU tarafından da teyit edildi.
Proje Tanıtım Dosyasında, “Söz konusu projenin inşaat aşamasına öncelikle planlanan 79 adet blok için temel kazı ve hafriyat işlemleri ile başlanacaktır. İnşaat aşamasında ortaya çıkacak hafriyat malzemeleri Karabağlar Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü’ne ait araçlar ile alınarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Hafriyat Döküm Alanlarına uygun görüşler alınarak sevk edilecektir.” denilmesine rağmen hafriyatların dere yatağına döküldüğü, gazetemiz tarafından tespit edilmişti.
TOKİ Konutlarına “kaçak inşaat” iddiası
TOKİ inşaatının başlaması üzerine tepki gösteren Karabağlar Belediyesi, yaptığı açıklamada, yapılan çalışmanın mevzuata uygun olmadığını dile getirmişti. Belediye tarafından ilgili kurumlara, başvuruların yapıldığı ifade edilmiş, Uzundere Mahallesi’ndeki söz konusu alanın 2017 yılında TOKİ’ye devredildiği ancak planlama ve mülkiyetle ilgili hukuki süreçlerin hâlen devam ettiği, ilgili kurumlara gerekli bildirimlerin yapıldığı duyurulmuştu.
Usulsüzlük iddiaları mahkemeye yansıdı
Karabağlar Belediyesi, bölge için verilen ÇED gerekli değildir' kararı ile ilgili de hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle yargıya başvurduklarını ve Çevre Bakanlığı tarafından yapılan parselasyon planına itiraz edip yargıya taşındığı bilgisini kamuoyuyla paylaşmıştı. Riskli alanda yasal süreci tamamlanmamış, kamu yararı olmayan TOKİ inşaatı için, “Kentin fiziki, sosyal, ekonomik ve kültürel birçok yönden gelişiminde engel oluşturan bu kentleşme sorununun hâlâ yetkili kurumlar tarafından ötelendiğini görmekteyiz” ifadesi kullanılmıştı.
Vatandaşlar İZSU'ya başvurdu
Dere yatağına hafriyat dökülmesini 20 Haziran 2026 tarihinde, “TOKİ İnşaatından dere yatağına moloz dökülüyor” başlığıyla duyurmuştuk. Haberimizin ardından 21 Haziran 2026’da Uzundere Harmanyeri Kentsel Koruma Derneği, İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğüne, yaptığı başvuruda dere yatağına TOKİ inşaatından hafriyat döküldüğüne yönelik tespit ve mevzuat doğrultusunda işlem yapılmasını talep etti.
Gazetemizin haberi delil olarak gösterildi
Gazetemiz haberini tespit olarak gösteren vatandaşlar, İZSU Genel Müdürlüğüne yazdıkları dilekçede, “PTD ile ilgili kurumunuz tarafından verilen görüşte dere yataklarının korunması yönündeki açıklamalarınız yer almaktadır. Fakat ilgili alandaki çalışmalarda dere yatakları ile ilgili ciddi sorunlar ve telafisi olanaksız zararlar oluştuğu gözlemlenmektedir. Kurumunuzun yetki ve sorumluluğu altındaki bu alanla ilgili ivedi şekilde incelemelerin yapılması ve mevzuatlarda tanımlanan tüm idari işlemlerin tarafınızca yerine getirilmesini talep ediyoruz" denildi.
İZSU, gazetemizin tespitlerini teyit etti
İZSU Genel Müdürlüğü tarafından vatandaşlara verilen yazıda, “İdaremiz ekiplerince yapılan kontrollerde Uzundere Deresi yan kolunda incelemeler yapılmış olup ekli uydu görüntüsünde belirtilen noktada dere yatağı içerisine hafriyat dökümü yapılmak suretiyle dere yatağının hidrolik sürekliliğinin kesildiği tespit edilmiştir” bilgisi verildi.
İZSU, vatandaşlara, 2006/27 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nden alıntı ile “Boşaltılan katı atıklarla dolan derelerin yatak kapasiteleri fevkalade azaldığından taşkın riski çok büyük ölçüde artmaktadır” hatırlatması yaptı. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 03.05.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan “Taşkın ve Rüsubat Kontrolü Yönetmeliği"nin; "Akarsu yataklarına hafriyat, moloz ve sanayi tesislerine ait atıklar, evsel nitelikli atıklar ve benzeri katı ve sıvı atıklar atılamaz. Akarsu yataklarına her türlü atık malzemenin dökülmesi, Mülki İdare Amirinin koordinasyonunda Mahalli İdareler ve diğer İlgili Birimler tarafından sürekli kontrol altında tutulmak suretiyle önlenir" denilerek yetkinin DSİ’de olduğu belirtildi.
İkinci başvuru İzmir Valiliğine yapıldı
Vatandaşlar adına ikinci başvuru İzmir Valiliğine yapıldı. Vatandaşlar, İZSU Genel Müdürlüğünün tespitlerini de aktardıkları dilekçelerinde, “Akarsu yataklarına her türlü atık malzemenin dökülmesi Mülki İdare Amirinin koordinasyonunda Mahalli İdareler ve diğer İlgili Birimler tarafından sürekli kontrol altında tutulmak suretiyle önlenir” ifadesini belirterek, İzmir Valiliğinden önlem alınmasını talep ettiler.
Dere yatağına moloz dökülmesinin riskleri
- Dere yataklarının molozla dolması, suyun akış kapasitesini düşürerek aşırı yağışlarda ani sel ve taşkınlara zemin hazırlar. Su yatağı taşarak; yerleşim yerlerini, tarım arazilerini ve altyapıyı su basmasına neden olur.
- İnşaat atıkları, yer altı ve yer üstü su kaynaklarını kirleterek bölgedeki doğal yaşamı olumsuz etkiler.
- Çevre Kanunu uyarınca, belirlenen hafriyat döküm sahaları dışındaki alanlara (özellikle su havzaları ve dere yataklarına) atık bırakmak yüksek para cezalarına tabidir.
Evrensel'i Takip Et