14.06.2026 00:15

Çocuklarımız diploma alamadı, torunlarımıza lise kapısı kapalı

Türkiye’de Ermeni okullarında ‘misafir öğrenci’ olarak eğitim gören Ermenistanlı çocuklara diploma yok. LGS’ye giremedikleri için liseye de devam edemiyorlar. Aileler, “Çocuklarımıza diploma verilmedi, torunlarımıza lise kapısı kapalı."

Çocuklarımız diploma alamadı, torunlarımıza lise kapısı kapalı

Melike Ceyhan


İstanbul – Türkiye’deki Ermenistanlı göçmen ailelerin çocukları yıllardır çözülemeyen hukuki bir arafın içinde. Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) izniyle Ermeni okullarında ‘misafir öğrenci’ statüsünde eğitim alabilen çocuklar her sabah okula gidiyor, sıraları dolduruyor, sınavlara giriyor. Ancak Türkiyeli Ermeni sınıf arkadaşlarının aksine ilköğretim sonunda resmi bir diploma alamıyor. Bu nedenle de liselere geçiş sınavına (LGS) giremedikleri için liseye devam edemiyorlar.

Ermenistanlı göçmen ailelerin çocukları, 2011 yılında atılan idari adımla ‘misafir öğrenci statüsüne alındı. Okul sıraları çocuklara açıldı ama büyüyen bir diploma sorunu sürüyor. Üstelik bu kriz sadece göçmen statüsüyle de sınırlı değil. Aileler sonradan Türk vatandaşlığı hakkı kazansa dahi devlet nezdinde Türkiyeli Ermeni cemaatine mensup sayılmadıkları için durum değişmiyor. Lise kapıları her yeni nesile tamamen kapanıyor, çocukların eğitim hayatları bürokratik bir duvara çarparak son buluyor. Bu yüzden pek çok başarılı çocuklar okulu bırakıp çalışmaya başlıyor.

25 yıllık sorun

Sorunun kökleri, 2000’lerin başından bu yana Ermenistan’dan İstanbul’a yönelen göç dalgasına dayanıyor. İki ülke arasındaki diplomatik tıkanıklıklar, çocukların mağduriyetini daha da derinleştirdi. Kaç çocuğun bu durumda olduğuna dair resmi bir istatistiğin açıklanmaması onları tamamen görünmez kılıyor. Kronikleşen bu statü krizi Türkiye- Ermenistan arasında tarihi dönüm noktalarının yaşandığı bir süreçte yeniden masaya gelmeyi bekliyor. Öyle ki mart ayı itibarıyla Türk Hava Yolları’nın (THY) İstanbul- Erivan seferlerini başlatması, geçen haftalarda doğrudan ticaretin resmen yürürlüğe girmesi, Ankara- Erivan hattında uzun süredir tıkanan kanalları açtı. Ticaretten ulaşıma atılan bu somut adımlar uzun yıllardır çözülmeyen eğitim hakkı gibi temel insani meselelerin de çözüme kavuşturulabileceğine dair yeni bir beklenti ve talep doğurdu.

Torunlara devredilen diploma duvarı

2003 yılında Ermenistan’dan İstanbul’a yerleşen Narin Davtyan, bu bürokratik sorunu doğrudan yaşayan isimlerden biri. Şehre geldiğinde henüz 25 yaşındaydı. Geçimini sağlamak için uzun yıllar hasta bakıcılığı yapan Davtyan’ın en büyük problemi üç çocuğunun eğitim hayatı oldu. O dönem ‘misafir öğrenci’ genelgesi dahi yürürlükte olmadığı için çocukları ortaokul döneminde okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Eğitimleri yarım kalan çocuklarını erken yaşlarda Kapalıçarşı’daki kuyumcu atölyelerine çırak olarak veren Davtyan’ın yıllar önce yaşadığı eğitim çıkmazı, İstanbul’da doğup büyüyen torunlarının hayatında da sürüyor. Davtyan, Kocamustafapaşa’daki Sahakyan Nunyan Ermeni Okuluna giden 8 ve 11 yaşlarındaki iki torununun durumunu şu sözlerle  anlatıyor: “Büyük torunum 4’üncü sınıfa gidiyor, dersleri çok iyi. Dans grubunda yer alıyor, kilise korosunda şarkı söylüyor. Küçük olanı ikinci sınıfta. İstanbul’u, arkadaşlarını çok seviyorlar. Okul dışında Türkçe, İngilizce, matematikte özel ders alıyorlar. Ben artık Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, büyük oğlumun eşi vatandaşlığı aldı, çocukların da oturum izni var ama yine de okula resmi olarak kayıtları yapılmıyor, ‘misafir öğrenci’ olarak eğitim görüyorlar. Psikolojileri kötü etkilenmesin, okuldan soğumasınlar diye bu durumu onlara henüz söylemedik, evde kendi aramızda konuşup bir çözüm bulmaya çalışıyoruz.”

‘Aradan yüz yıl geçmiş, eski belgeleri nereden bulayım?’

Narin Davtyan’ın diploma mücadelesinin temelinde geçmişe ait belgelere ulaşma zorluğu da var. Büyükanne ve büyükbabaları 1915’te Muş ve Kars’tan Ermenistan’a göç etmiş, yani ailenin kökleri aslen bu topraklara, Anadolu Ermenilerine dayanıyor. Ancak yüz yıl sonra göçle geri döndükleri İstanbul’da Türkiyeli Ermeni olarak kabul edilmedikleri için yasal haklardan yararlanamıyor. Davtyan, Türkiye’ye olan aidiyetlerinin tanınması için çağrıda bulunuyor: “Kökümüz Muş’tan, Kars’tan geliyor. Savaş zamanında kaçıp Ermenistan’a gitmişler. Şimdi benden o eski kayıtları bulup getirmemi istiyorlar. Aradan yüz yıl geçmiş, hepsi ölmüş. Kökümüzün burada olduğunu ispatlayamadığım için çare bulamıyorum. Çocuklarım burada büyüdü ama bu sorun nedeniyle okuyamadı, şimdi aynısını torunlarımın yaşamasını istemiyorum. Yirmi üç senedir buradayız. Torunlarım burada doğdu, buradan kopmaları çok zor. Sadece bir kayıt yapılsın, emekleri boşa gitmesin, başka bir şey istemiyoruz. Bunun için gerekirse Cumhurbaşkanına kadar gideceğim.”

Çocuklar ilköğretimden sonra Ermenistan’a gönderiliyor

İstanbul’da yasal bir zemin bulamayan göçmen aileler için tek alternatif çocuklarını Ermenistan’a geri göndermek. Ancak o da kendi içinde büyük bir akademik tıkanıklığı barındırıyor. Gedikpaşa’daki Hrant Dink Okulu Müdiresi Heriknaz Avagyan’a göre diplomasız kaldığı için Ermenistan’a gitmek zorunda kalan çocuklar ciddi bir uyum kriziyle karşılaşıyor. İki ülkenin eğitim sistemleri arasında büyük farklılıklar olduğunu söyleyen Avagyan, bu zorunlu dönüşün müfredat engelini şu sözlerle dile getirdi: “Bazı aileler çocuklarını ortaokuldan sonra Ermenistan’da bir akrabasının yanına gönderiyor. Aileleri burada çalışıyor ama çocuk tek başına hiç bilmediği yere gidiyor. Ermenistan kendi vatandaşı olduğu için bu çocukları okula alıyor ama Türk müfredatıyla Ermenistan müfredatı birbirine uyumlu değil, bir denkliği yok. Dil bile aynı değil. Buradakiler Batı Ermenicesi konuşuyor, orada Doğu Ermenicesi var. Buradayken son derece zeki, başarılı çocuklar derslerde çok büyük zorluklar yaşıyor, adapte olamıyor. Birçoğu bu uyumsuzluk nedeniyle okul hayatını tamamen bırakmak zorunda kalıyor.” Avagyan, kalıcı çözümün öğrencilerin diploma sorununun giderilerek, eğitim hayatlarına burada devam edebilmelerinin yolunun açılmasından geçtiğinin altını çiziyor.

Pastör Ağabaloğlu: Büyük bir sosyal yara

Ermenistanlı çocukların eğitim hakkı ve toplumsal hayata kazandırılması için yıllardır mücadele veren Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi Pastörü Kirkor Ağabaloğlu ise sorunu, ‘büyük bir sosyal yara’ olarak nitelendiriyor. Ağabaloğlu, eğitimin bir hak olmaktan çıkarılıp ‘misafir’ statüsüne sıkıştırılmasının, çocukları sadece okuldan değil toplumsal güvenlik alanından da dışarı ittiği görüşünde. Asıl büyük tehlikenin burada başladığını söyleyen Ağabaloğlu “Sokaklar artık çocuklar için en tehlikeli yer. Eğer o çocuk sokakta kaybolursa ailesine de kendi cemaatine de ülkeye de zarar. Çetelerin, çocukları nasıl kullandığını görüyoruz. Türkiye, kendi ülkesinde yaşayan bu çocuklara bakmaktan aciz mi? Bu çocuklar buradalar. Ve sorun çözülmediği sürece büyümeye devam edecek” uyarısında bulundu.

Devletin, meseleyi siyaset üstü bir ‘iyi niyet’ adımıyla nasıl çözebileceğini vurgulayan Pastör, bunun diplomatik etkilerini şöyle özetledi: “Bu göçmen aileler evlerde çalışıyor. Kimsenin çalışmadığı işlerde, çok düşük ücretlere çalışıyorlar. Ekonomiye katkı sağlıyorlar. Bu aileler, zoraki bakılması gereken kişiler olarak görülmemeli. Çocuklar dostluk köprüleri kurmak için en güzel vesile olmaz mı? Ermenistan ile bağlantı kurarsın; ‘Senin halkının çocukları burada, biz bunlara sahip çıkıyoruz’ dersin. Eğitimde bir diyalog kurulabilir, denklik sistemiyle bu çocuklar ülkelerine döndüğünde de eğitimine devam edebilir. Aslında çok küçük bir adım; Ermeni okullarında okuyacak ve diploma alacaklar. Devlet bu sorunu iyi niyetle üstlenmeli ve karşıdakinin bir çocuk olduğunu unutmamalı. Bu adım, iki ülkenin birbirine kaynaşması için de çok güzel bir vesile olabilir. Bu çocukları eğitelim, yetiştirelim, topluma kazandıralım. Topluma kazandırılmayan çocuğun kendisine dahi faydası olmaz. Meseleye bu düşünceyle yaklaşmak gerekiyor.”

13.06.2026 22:46

İstanbul'da 3 ilçede bazı yollar yarın trafiğe kapatılacak

Geleneksel Yeşilay Bisiklet Turu nedeniyle Fatih, Beyoğlu ve Beşiktaş'ta çok sayıda cadde ve güzergah yarın saat 09.00'dan program sonuna kadar trafiğe kapatılacak. Alternatif güzergahlar açıklandı.

İstanbul'da 3 ilçede bazı yollar yarın trafiğe kapatılacak

Temsili görsel | Fotoğraf: DHA

13.06.2026 21:16

Hamaney'in cenaze tören tarihi belli oldu

ABD ve İsrail'in saldırılarında hayatını kaybeden İran'ın eski lideri Ali Hamaney için 4 Temmuz'da Tahran'da başlayacak cenaze törenleri, Kum ve Meşhed'de devam edecek. 9 Temmuz'da Meşhed'de defnedilecek.

Hamaney'in cenaze tören tarihi belli oldu

Fotoğraf: DHA

13.06.2026 15:09

Demokratik Dönüşüm Konferansı: Cumhuriyetin kuruluşu ve demokratikleşme tartışıldı

İstanbul'da düzenlenen “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”nın ilk oturumunda cumhuriyetin kuruluş süreci, Kürt meselesi ve demokratikleşme başlıkları konuşuldu.

Demokratik Dönüşüm Konferansı: Cumhuriyetin kuruluşu ve demokratikleşme tartışıldı

Fotoğraf: MA

13.06.2026 12:45 / Güncelleme: 12:58

Diyarbakır’da Kamkar rüzgarı esti: Kürt Müziğinin efsanesi 25 yıl sonra kentte unutulmaz bir gece yaşattı

Dünyaca ünlü KAMKAR Group, Sümerpark Açıkhava Tiyatrosunu dolduran onlarca müziksevere hafızalardan silinmeyecek tarihi bir gece yaşattı.

Diyarbakır’da Kamkar rüzgarı esti: Kürt Müziğinin efsanesi 25 yıl sonra kentte unutulmaz bir gece yaşattı

Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!